Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

21 Mayıs 2020 Perşembe, 10:00

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Yaman Kaya

Bursa'yı terk edin!

Yaman Kaya

yamankaya@bursadabugun.com

Bursa'nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla mahallesi bir süredir kamuoyunun gündeminde.

Zira, Meyra Madencilik isimli şirket pandemi sürecinde bölgeye Kurşun-Çinko-Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) ve Atık Barajı Tesisi inşa ediyor.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) onayı alınan tesisin yapımına vatandaşlar sert tepki gösteriyor.

Şirketin faaliyette bulunduğu alanda çok sayıda ağacın katledileceği tahmin ediliyor.

Üstelik bölgede endemik bitkiler mevcut.

Ayrıca Yenişehir Ovası'nda yetişen yaş sebze ve meyveler sadece Türkiye pazarına gönderilmiyor.

İhraç da ediliyor.

Bölge halkı hem doğasını korumak, hem de tarımsal üretimin darbe yememesi için direnişe geçti.

Tesise karşı eylemler sürerken, söz konusu firma da jandarma eşliğinde inşaat faaliyetine devam ediyor.

Konu, yerel boyutu aştı.

Eylemler sosyal medyaya taşındı ve Meyra Madencilik'e yapılan Bursa'yı terk et çağrısı ülke gündeminde ilk sırada yer aldı.

Peki, Kirazlıyayla'da tam olarak ne oluyor?

Meyra Madencilik yetkililerinin savunduğu gibi kurulacak tesis ülke ekonomisine büyük fayda sağlayacak mı?

İddia ettikleri gibi çevreyi koruyarak madenleri çıkarmak mümkün mü?

Yoksa vatandaşların da ısrarla vurguladığı gibi Kirazlıyayla'nın üstü altından daha mı değerli?

Doğayı tahrip edip, o madenleri çıkarmak ekonomimizi kurtaracak mı?

Çevreyi koruyup, tarımın devamını sağlamak mı daha karlı?

Tüm bu soruları Bursa'da çevre mücadelesi denilince akla gelen ilk isimlerden olan DOĞADER'den Murat Demir'e sordum.

Demir, "Meyra Madencilik tarafından Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla mahallesinde H23-A4 pafta 200610145 ruhsat numaralı, 345,62 hektarlık maden sahasında içerisinde belirlenen 23,65 ha'lık kısımda 300.000 ton kapasiteli Kurşun, Çinko, Bakır zenginleştirme (Flotasyon) tesisi ve atık barajı kurulup işletilmesi yapılmak istenmektedir. 

Yapılmak istenilen Flotasyon tesisinde sadece Kirazlıyayla'dan çıkacak madenin yanı sıra çevre illerden Kütahya, Balıkesir, Çanakkale'den de zenginleştirilmek (ayrıştırma) için cevher getirilecek.

Her gün 55 ton işlenecek cevher için 894 ton pasa atık barajına gömülecek.

Günlük 894,88 ton 3.780.000 m3 hacimli atık depolama alanlarında depolanacak.

Zenginleştirme sonrasında çıkan maden atıkları 29417 sayılı maden atıkları yönetmeliği Ek 5'e göre tehlikeli atık (A sınıfı) olarak tanımlanmıştır. Bu pasalar potansiyel asit üretici olarak tanımlanmıştır.

Firma mahallenin muhtarını yanına çekmiş muhtarla yapmış oldu iş birliğiyle köylünün haberi ve onayı olmadan ÇED almıştır" şeklinde konuştu.

Demir, "Ülkemizdeki yatırımlarda en büyük yanlış yapılan hesaplarda sadece yatırımın ne üreteceği ve bunun sonucundaki artı değerin firmanın karı üzerinden yapılmasıdır. Bu hesaplar sosyal etki değeri yani o alandan faydalanan geçimini sağlayan yaşayan insanların yapılacak faaliyete göre ellerinden alınacak olan mera, orman, yayla, tarla, dere, su gibi yaşam varlıklarının yok olması sonucunda oluşacak kaybı ve yine burada yapılacak faaliyet sonucunda sağlık etki değerlendirilmesi yani faaliyetin oluşturacağı sağlık sonuçları bütün bunların ülke ekonomisine vereceği zarar hesaplanmamaktadır. 

Kirazlıyayla'da yapılmak istenilen tesisle ilgi birkaç maddi değerlendirme örneği verecek olursak şunu diyebiliriz bu tesisin İznik gölünden yılda 750 bin ton su kullanacak daha şimdiden köyün yıllardır kullandığı Sarıyer dersini kuruttu yapılacak atık havuzları heyelan bölgesinde olması nedeniyle Yenişehir ovası tehdit altında şimdi biz soruyoruz bütün bunların maddi değeri nedir" ifadelerini kullandı.

"Çevreyi  koruyarak maden çıkarmak mümkün mü?" soruma ise Murat Demir, "Hayır mümkün değil hele bizim ülkemizde hiç mümkün değil ülkemizde madencilik kanunu defalarca değişti her seferinde koruma kullanma dengesi korumacılığı azaltıp kullanmacılığın önünü açtı ülkemizde iyi madenciliğe örnek çevreye zarar vermemiş bir tane bile maden yoktur.

Hatta yasa gereği madencilik faaliyeti bittikten sonra sahanın rehabilete  edilip yeşillendirilmesi gerekiyor lakin hiçbir firma bunu yapmıyor. Ülkemizde son yıllarda kapasitenin çok üstünde binlerce maden ruhsatı verildi değişen yasalar gereği de en değerli doğa varlıklarımız olan ormanlar tarım alanları su kaynakları gibi alanlara verildi bu ruhsatlar. Bir yanda yüzde 60 Lübnan ortaklı bir firma diğer yandan yüzyıllardır orda yaşayan Kirazlıyayla halkı... Köylüler yıllardır kendilerini ve bizleri besleyen tarım ve hayvancılık yapıyorken madenin ömrü sayılı yıllar sonuçta madencilik faaliyeti bitiminde geri dönüşümü olmayan ölü bir doğa bırakacak. Diğer yandan üreten var eden sürekli artı değer üreten bir doğal yaşam var... Madencilikle zengin olunsaydı elmas madenciliği yapılan Afrika ülkeleri dünyanın en zengin ülkeleri olurdu. Ülkemizdeki madencilik faaliyetleri kısa sürede kişileri ve firmaları zengin etse de uzun vadede ülkemizin doğal varlıklarının zarar görmesi nedeniyle Türkiye olarak ciddi bir ekonomik zarar göreceğiz. Bu pandemi günleri çok güzel yanıtlıyor yaşamın garantisi güvenliği tarımın devamlılığına dayalı... Ülke  ve dünya olarak bunu çok iyi gördük" yanıtını verdi.

Kirazlıyayla gerçeği tam olarak bu.

Vatandaşlar ve çevre savunucuları görüldüğü gibi son derece haklı gerekçelerle tesisin yapımına karşı çıkıyor.

Bursa Valisi Yakup Canbolat'ın sürece müdahil olması, halkın haklı çığlığına kulak vermesi bekleniyor.