10 Temmuz 2019 Çarşamba, 08:07

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Yaman Kaya

Bursa önce Bursalıların gönlünü kazanmalı!

Yaman Kaya

yamankaya@bursadabugun.com

Marka kent olma iddiası sözde kalan Bursa'nın turizm potansiyelinin açığa çıkarılması şart.

Kent dinamiklerinin tümü harekete geçmeli; "ben yaptım oldu" zihniyetinin değil, ortak akılla üretilen fikirlerin rehberliğinde bir yol haritası belirlenmeli.

Bursa'nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi içinse her şeyden önce bu kentte yaşayan yurttaşların gönlü kazanılmalı.

Bursalılar denizi, kumu, güneşi; saatlerce yol gitmekten büyük zevk aldıkları için uzaklarda aramıyor.

Sahillerin durumu ortada.

Çadırcılar, nargileciler, deve ile güneşlenenler, her yeri kafasına göre zapteden işgalciler, kıyı kanunu hiçe sayan küçük rantçılar ve büyük ağababaları Bursa'yı yok etmekte kararlı.

Yüzmeyi geçin, manzara işte ortada, şezlongta uzanmak bile olanaklı mı?

Deniz sanki çok temizmiş gibi üstüne bir de her gün salınan kirli su cabası.

Bu noktada Eşkel'inse yeri ayrı.

Orası eleştirilerden muaf tutulmalı!

Zira Eşkel'i yosunlar ele geçirdi!

Afişlerde Maldivler'i aratmayan Eşkel'deki yosun istilasını yerinde gözlemlemek açıkçası ufuk açıcı...

Beyler...

Ege, Akdeniz'deki o ruhu Bursa'nın sahil bandından bekleyen zaten kimse yok.

İstenirse yapılamaz mı, elbette!

Emek vermek şartıyla tabii ki.

Kumla, Kurşunlu eskiden böyle miydi?

Hoyratlıkta sınır tanınmadı, değerlerimiz menfaat uğruna elbirliğiyle ortadan kaldırıldı.

Eski günlere dönmek şu an için zor olsa da bu kentte yaşayan vatandaşın en azından Mudanya ve Gemlik'te sahilde "huzurla" nefes alabilmesi sağlanmalı.

Kente hizmetle görevli yöneticiler bunu başarmalı.

Beceremiyorsa da o koltukta yok yere oturmamalı!

Osmanlı'ya başkentlik yapmış şehrin tarihi dokusunun durumu da tam anlamıyla içler acısı.

Bursa'nın kadim silüetini hançerledik.

İznik'te insanlığın ortak değerlerini spreyledik.

Antik kentin üstüne AVM bile diktik!

Neye sahip çıktık, koruduk, kolladık?

Üzerimize düşen hangi sorumluluğu yerine getirdik ki Bursa'ya neden turist gelmiyor diye yakınıyoruz.

Bakın, Uludağ'dakiler zirveye Bursalı gelsin istemiyor.

Cebi dolu Arap turistler, 34 plakalı ultra zengin ve bir o kadar da gustodan noksan kesim arkadaşlara yetiyor.

Zaten işletmelerin kimlere peşkeş çekildiğini de herkes biliyor.

Sonra karlar eriyor ve herkes Uludağ'ın gerçek yüzüyle karşı karşıya kalıyor...

Beyaz cennet çöpten geçilmiyor, gidenin içi kararıyor.

Önce Bursalı kazanılmalı.

Bursalı, kendi şehrinde ikinci sınıf insan muamelesi görmediğini yaklaşımlarla idrak etmeli, anlamalı.

Bu yapılırsa herkes kentine sahip çıkacaktır.

Bursa da makus talihini belki yenecektir, kim bilir?

Öte yandan şunun da altını çizmek faydalı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yerel seçimden önce söz verdiği gibi turizm konusunda çalışmalarını hızlandırdı.

Karacabey ilçesinde yapımı devam eden 22 kilometre uzunluğundaki plaj tamamlandığında Türkiye'nin en uzun plajlarından biri olacak.

Samandağ, Patara ve Bursa.

Karacabey, Türkiye'deki en uzun üçüncü plaja ev sahipliği yapacak.

İlçede bir de Bursa'nın saklı cenneti longoz var.

Karacabey longozunun doğal yapısının korunarak turizmde ilerlemesi yolunda atılan adımlar son dönemde artırıldı.

Bu çalışmalar oldukça önemli, devamı gelmeli.