14 Mart 2019 Perşembe, 11:06

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Yaman Kaya

Bozbey herkesin merak ettiği soruyu yanıtladı!

Yaman Kaya

yamankaya@bursadabugun.com

O, Bursa'da belediyeciliğin duayen ismi.

Örneğine ender rastlanır vatandaşa dokunan insan odaklı yönetim anlayışıyla dünyanın sayılı kentlerinden biri haline getirdi Nilüfer'i...

Halkın yoğun talebiyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olan Mustafa Bozbey, seçilmesi halinde; Bursa için paylaşarak, konuşarak, uzlaşarak hayata koyacağı proje önerilerini kamuoyuna duyurdu.

Bozbey'in Bursa Akademik Odalar Birliği'nde düzenlediği toplantıya ilgi yoğundu.

Projeleri önerilerini 7 ana başlık altında duyurdu.

Bunlar; katılımcı, ulaşılabilir, yaşayan/yaşanan, zinde, eşit, bereketli, yeşil/beyaz/mavi şehri kapsıyordu.

Metro, tramvay, banliyö hatları ve yeni çevre yollarıyla, ulaştıran bir ulaşım ağını Bursa'ya kazandıracaklarının altını özellikle çizdi.

Tüm proje önerilerini içeren görsel sunumu katılımcılara izletti.

Ardından söz alarak başlıkların tekrar üzerinden geçti.

Proje önerileri lansmanının en vurucu anı şüphesiz ki son kısmıydı.

Bozbey'in o dakikalarda gözleri doldu.

Salondaki herkesin de tüyleri diken diken oldu.

Bozbey, "Dilerseniz bir filmimiz daha var. Onu izleyelim..." dedi.

Ardından sadece gözler ekrana geldi.

Bursalıların sözleri yürekleri derinden etkiledi.

Önce bir çocuğun yüzü karşıladı izleyenleri şu sözlerinin eşliğinde:

"Uludağ'a gitmek isterdim. Hiç gitmedim. Aslında merakımdan gitmek isterdim. Acaba nasıl bir yer diye..."

Genç Bursalının gözleri yansıdı sonra ekrana:

"Staja ilk başladığım gün işten tam dört kişi çıkarıldı. Zaten ortalık bildiğiniz üzere, hayat pahalı. Çalışacağımız yer de bizi nereye kadar çalıştırabilecek. O da var. İnsan bu kısmı da düşünüyor. Ben de düşünmek istemezdim bu yaşta bunları ama ister istemez her eve gittiğimde düşünüyorum bunu."

Ve bir anne... Bakın neler dedi:

"Yetmiyor... Yetemiyor. Sağ olsun konu komşunun yardımıyla okula göndermeye çalıştım. Dediğim gibi şimdi yırtık pantolonla gidiyor. Alacak durumum yok. Alamıyorum. Bu beni daha beter yıpratıyor. Oradan buradan verdikleriyle giydiriyorum. Hep üstümdekiler bile onun bunun verdiği kıyafetler. Ha, bundan gocunmuyorum. Çok şükür. Kimseye el açıp da bana şunu, bunu verin demedim. Evlendim evleneli benim evime bir gram et girmiş insan değilim. Yok, alamıyorum çünkü. Bir soğan olmuş 5 lira, 6 lira. Yetmiyor. Hadi patatesten vazgeçtik diyorum ama hiçbir şeye gücümüz yetmiyor. Pazara çıkamıyorum."

Son olarak ekrana yansıyan çocuğun sözleriyse şunlardı:

"Evimizin yanında park, çalışma masamın olmasını isterdim..."

Bu diyalogların dinletilmesinin ardından söz alan Bozbey, herkesin merak ettiği projeleri neler sorusunun yanıtını kısaca "insanları gülümsetmek" diyerek verdi aslında bir anlamda, çok da söze gerek bırakmayarak katılanlara...

"Pek çok projeyi biz yaptık. Önerdiklerimizi de yaparız ama esas derdimiz işte bu insanları gülümsetmek. İşte bunun için varız. Bunlar gerçek çekimdir. Sakın yanlış anlaşılmasın. Tamamen gerçek. İşte derdimiz bu. Derdimiz Bursa. Derdimiz Bursalı. Derdimiz bu insanlara destek olmak. Sahip çıkmak. Çocukların yatağa aç girmemesini sağlamaktır. Derdimiz bu. Diğer projeleri yaparız. Bunları çözmek zorundayız. Önceliğimiz bunlar. Onun için bu konuda Halkkart projemiz var. Halkkart projemizle birlikte ihtiyaç sahiplerine giysi, eğitim, nakit destek de dahil olmak üzere sağlayacağız. Yine kadınlara mikro krediyle ilgili yapacağımız destekle iş gelişmelerinde yanlarında olacağız. Kendileri üretecekler ve kazanacaklar. Bunları sağlamak zorundayız. Su haktır diyoruz. Suda, geldiğimiz gün itibariyle 1 Nisan'dan itibaren hanelerde yüzde 25, iş yerlerinde de yüzde 20 indirim yapacağız. Bunu sağlayacağız.  Ulaşım haktır diyoruz. İlk okul ve orta okul öğrencileri 1 Nisan'dan itibaren okula gidiş gelişlerinde ücret ödemeyecekler. Öğrenci ve öğretmenlerimizin aylık ulaşım kartını 60 liraya indiriyoruz. Tam olanı da 120 liraya indiriyoruz. Diğer tüm tarifelerde de yüzde 25 indirim yapıyoruz. Bu filmdeki bu çocuğun bu gözlerini güldürmek. Gülümsemesini sağlamak bizim görevimiz."