19 Temmuz 2018 Perşembe, 08:55

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Tuğba Demirsu Yücetürk

Kim Bu Fazıl Say?

Tuğba Demirsu Yücetürk

Türkiye'nin sayılı piyano virtüözlerinden Fazıl Say..

O bir dahi.

4 yaşında başladığı piyanoyu Ankara Devlet Konservatuvarından üstün yetenekli çocuk statüsünde eğitim alarak tamamladı. Alman bursu ile Düsseldorf ta müzik yüksekokulundaki eğitimini "konçerto piyanisti" ünvanı ile devam ettirdi.

Besteci yönüyle başarılar kazanan sanatçı, oratoryolar, piyano konçertoları, piyano eserleri, şan ve piyano için çok sayıda şarkı besteledi. Berlin Tasarım Sanatları ve Müzik Akademisi'nde piyano ve oda müziği öğretmenliği yaptı. Mozart'ın 250. doğum gününde Viyana'daki Kutlama Komitesi'nin talebi ile "Patara" adlı bale müziğini besteledi. Her yıl yurtiçi ve yurtdışında yüzlerce konser veren Fazıl Say 2008 yılında Avrupa Birliği tarafından "Kültür Elçisi" unvanıyla görevlendirildi ve doğu ve batı kültürleri arasında yeni bir köprü oldu. 2016 yılında ise Almanya'da Beethoven Akademisi'nin 2016 Uluslararası Beethoven İnsan Hakları, Barış, Özgürlük, Yoksullukla Mücadele ve İçselleme Ödülü'nü aldı.

Tüm dünyada sergilediği sahne çalışmalarıyla ödüller alan, Türk kimliği ile bizleri gururlandıran bu dehayı icracısı olduğu sanatla gündem de tutmanın, siyasetten ayrıştırmanın, sanatçı ve Türk kimliğinin ardına hiçbir siyasi düşünceyi takmamak gerektiğinin kanısındayım.

Öyle ki bu deha son günlerde "Ülkemde Yaşamak ve Sanatımı Yapmak İstiyorum" çığlıklarıyla gündeme oturdu.

Kim kaybetti?

İnanın bana; ceza alan kendimiziz.. ülkemiz.. Türkiye Cumhuriyeti.. kültürel olarak bu kadar zengin bir alt yapıya sahipken ceza kültürü ile elimizdeki değerleri sahip çıkanlara altın tepsi ile sunan yine bizler değil miyiz?

Tüm dünyada verdiği Konserleri hınca hınç dolup taşarken Harbiye de gerçekleşmesi planlanan konserin iptal edilmesini hangi akla bağlayabiliriz..

Sanat ve sanatçı ülke kültürünü yüz yıllara devreden.. zenginleştiren, doğan - doğuran, hep veren değil mi....

Fazıl Say'ı mı cezalandırdık? Kendimizi mi?

2016 da İstanbulda Nazım Hikmet korosu ile gerçekleştirdiği konseri bir kez dinleyin.. "Yiğidim Aslanım" bizim topraklarımızın, ülkemizin kültürü.. ve ona ses verenler yine bizim insanımız..

Bu topraklar yüz yıllarca kucaklaştığında mahsul vermiş, cezalandırmak Türk kültürünün bir parçası olamaz, olmamalı.. Hele ki sanatçının sanatçıya ithamları magazin basınında bu denli ayaklar altına düşmemeli.

Unutmamak gerekir ki kültür sadece bugünün yansıması değildir.

"Herkesi öldürüyoruz sevgili dostum. Kimini kurşunlarla, kimini sözlerle, kimini yaptıklarımızla ve kimini de yapmadıklarımızla." Dostoveski

 

"Türkiye Cumhuriyeti'nin temeIi küItürdür. KüItür, okumak, anIamak, görebiImek, görebiIdiğinden anIam çıkarmak, ders aImak, düşünmek, zekâyı eğitmektir".  Atatürk