15 Nisan 2019 Pazartesi, 07:01

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Serkan Yetişmişoğlu

İstanbul'dan olmuyor da, peki ya Bursa'dan?

Serkan Yetişmişoğlu

serkanyetismisoglu@bursadabugun.com

 

Bursaspor'u şampiyon yaparak "şampiyon hocalar" kategorisine giren Beşiktaş patentli Ertuğrul Sağlam hariç, İstanbul'un 3 takımından çıkan teknik adamlar, Bursaspor'da görev yaparken, kentin beklentilerini karşılama yönünde genellikle eksik kaldılar.

Beklendiği kadar başarılı olamadılar...

2006'da Lig A'da Levent Kızıl döneminde yaşanan şampiyonlukta imzası bulunan Galatasaraylı Raşit Çetiner ise Ümit Milli Takım'dan gelen teknik adam olması nedeniyle daha bir kucaklayıcıydı.

KIRMIZI ÇİZGİLERİ KABUL EDEN...

Başkan Kızıl ve Genel Menajer Ahmet Suphi Evke, Çetiner'e camianın "kırmızı çizgilerini" çok iyi anlatmışlardı.

Raşit Çetiner de, "Buraya kalpler konuldu" gibi sloganlara imza atarak, taraftarın yüreğine dokunmasını bildi.

Çetiner bırakınca, yardımcısı Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın eski milli kalecisi Engin İpekoğlu bayrağı devralsa da, bitirdiği sezon dışında uzun soluklu olamadı.

Mesela;

Galatasaray'da oynamış Yılmaz Gökdel'in çalışma dönemi de çok kısa sürdü.

Merhum Erdoğan Arıca, giderken söylediği "Vakıfköy'deki kediler bile değişmeli" sözü dışında camiada iz bırakamadı.

Bursa'dan Beşiktaş'a giderek orada ünlenen Rasim Kara, Bursaspor'un eski kalecisi olmasına rağmen, beklenen liderlik etkisini oluşturamadı.

NE HAGİ, NE DE DAUM!

Bursa'ya davul zurnayla gelmesine rağmen, kendisini hâlâ Galatasaray'ın UEFA Kupası şampiyonu kadronun 10 numarası zanneden Hagi de, büyük hayal kırıklığı yaşatmıştı.

"Kimseyi beğenmeyen" ekşimik suratı ve tepeden bakan tavırlarıyla zaten Bursa'da fazla dayanamadı.

Nitekim, oluşturduğu kadro o sezon sonunda küme düştü!

G.Saray eski Kaptanı Bülent Korkmaz da teknik adam olarak, beklentileri karşılayamadı ve macerası kısa sürdü!

Aynı şekilde Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin eski hocası Daum da Bursa'da dikiş tutturamadı ve "el frenli" defansif futbolu yüzünden sezon bitmeden Almanya'ya döndü. Sezonu yardımcısıİrfan Buz bitirdi.

SÜREKLİ G.SARAY'I KONUŞTU

Hamza Hamzaoğlu, galibiyet yüzdesi iyi olmasına rağmen, İstanbullu gazetecileri her gördüğünde "Galatasaray'ı nasıl şampiyon yaptığını, buna rağmen nasıl haksız bir şekilde kovulduğunu, bir gün elbet geri döneceğini" falan anlattı da anlattı. 

Hem de üzerinde Bursaspor eşofmanı varken!..

Ve de defalarca uyarılmasına rağmen!.. Bir de 1-0'a yatan kontrollü oyunu nedeniyle...

"3 İstanbul patentli" profesyonel teknik adamlardan 

aidiyet duygusu beklemek tabii ki çok doğru olmaz ama...

Çalıştığı kulübe, camiasına, kırmızı çizgilerine saygılı olmasını beklemek de yeşil-beyazlı taraftarın hakkıdır.

İnegölspor patentli olmasına karşın, Beşiktaş'ta parlayan ve şampiyonluk döneminde Sağlam'ın 4 yıl yardımcılığını yapan Mutlu Topçu, Hamzaoğlu'ndan sonra bekleneni veremedi.

Bütün bunları neden anlattım.

İstanbul'un 3 şampiyon takımıyla özdeşleşmiş teknik adamlar, (Sağlam gibi istisnalar kaideyi bozmaz) Bursa'da başarılı olamıyor!

Anadolu'da yetişmiş Sakıp Özberk, Hüseyin Kalpar gibi isimler de Bursa'nın ağırlığını kaldıramadılar.

Trabzon'u şampiyon yapan Ahmet Suat Özyazıcı ile doku uyuşmazlığı yaşandı.

Bursa'daki 6-0'lık Trabzon hezimeti sonucu erkenden gitti Özyazıcı...

Göztepe'nin efsanesi Nevzat Güzelırmak ise 1987'de 2. Lig için kurulan kadroyla, gol rekoru kırarak ve 5. olarak başarıya ulaştı.

SAKARYALI YILMAZ VURAL ÇOK SEVİLDİ

Anadolu'nun bağrından kopmuş, Sakaryalı ve Alamancı Yılmaz Vural ise, Bursa'da fırtına gibi eserek, büyük sükse yaptı.

Timsah'ta en çok sevilen hocalardan biri olarak, farklı dönemlerde 3 kez göreve geldi.

Trabzon'un efsanesi Şenol Güneş, ofansif futbol anlayışıyla, Volkan Şen'i, Bakambu'yu parlattı. Belluschi'nin de katkılarıyla Fernandou'yu Gol Kralı yaptı. Ozan Tufan'ı vizyona çıkardı.

Takımı ligde 6. yaptı, kupada final oynattı. Ama Bursa'daki kupa finalini G.Saray'a kaybedince, Avrupa vizesi alamadı.

2008'de seçtiği "no name" Brezilyalılar ve Güney Amerikalı Gutierrez (Bolivya) ve Zuniga (Peru) gibi hayal kırıklığı yaşatan isimler yüzünden büyük eleştiri alan Samet Aybaba, 2. döneminde de kendi kurduğu takımla Timsah'ı ateş hattından bir türlü uzaklaştıramayınca, bu sezon 27 haftada 28 puan toplayabildi ve gitti!

Aslen Bozüyüklü olan, ancak Ankara'da yaşayan Mesut Bakkal ise, Aybaba'nın yerine son 7 haftada Timsah'ı rahata erdirmek için ateşten gömleği giydi.

SADECE İMPARATOR BİYEDİÇ

Bursaspor, Bosna'dan gelip, takımda  kaptanlık yapan ve çok sevilen İmparator Nejat Biyediç dışında içinden bir teknik adam çıkaramadı.

Bursasporlu Kemal Batmaz'ın macerası çok kısa sürdü.

Eski Kaptan Adnan Örnek, 3 sezon önce en kritik anlarda 4'te 0 çekti.

Bursaspor'u 2 kez ligde bırakmayı başaran Mustafa Er'e nöbetçi teknik adamlık dışında sorumluluk verilmedi.

Ayrıca Er'in; Samet Aybaba, kendisini teknik ekibine kabul etmeyince, bu sezon başında antrenörlüğü bırakıp, genel menajerliğe geçmesi de tercih hatasıydı.

Öyle veya böyle;

Bursaspor, 56 yıldır; Süper Lig'de takımını çalıştıracak teknik direktörünü kendi içinden bir türlü çıkaramadı.

Bu arada...

Yıllar önce 1 maçta görev yapan  ve 4 yıl önce Balıkesirspor'u Süper Lig'e çıkaran Bursalı teknik adam İsmail Ertekin'e de görev verilmedi.

Ayrıca;

Bırakalım Süper Lig'i, alt liglerde Bursa'yı temsil eden teknik direktör sayısı da yıllardır 2 elin parmaklarını geçmedi!

Bu konuda gerekli özeleştirinin de yapılması gerek!

Velhasıl kelam;

Aklı ve ruhu Yeditepe'de, sadece cismi Bursa'da olan bu tarzdaki teknik adamlardan Bursa'ya kolay kolay yar olmaz!

"MUHTAR GEL BİZİ KURTAR!"

Eskiden işler ters gidince, "Muhtar gel bizi kurtar!" denirdi ve merhum Muhtar Tucaltan Hoca, kulüp sıkıştıkça  göreve çağrılırdı.

O da gelir ve yeşil-beyazlı takımı, her seferinde ipten alırdı.

Ara ara Hasan Bora ve Özmetin Erkut Hocalar da sıkıntılı ara dönemlerde, Eski Kaptanlar Sinan Bür ve Sedat Özden de kısa süreli olarak kulübede sorumluluk aldılar.

Sonradan bu "Yetiş Hocam, koş gel" görevini Nejat Biyediç üstlenmişti.

Ama sonrası gelmedi.

Ersel Uzgur 2 maçlık, Tunahan Akdoğan da 1 maçlık nöbetçi hocalık yaptı.

Ancaaak;

Sen kulüp ve camia olarak; kendi teknik direktörünü neden yetiştiremiyorsun?

İşte, asıl bu meseleyi enine boyuna tartışmak gerek!..