11 Eylül 2019 Çarşamba, 08:15

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Serkan Yetişmişoğlu

Herkes bunu konuşuyor!

Serkan Yetişmişoğlu

serkanyetismisoglu@bursadabugun.com

Bugünlerde Bursaspor camiasında herkes, sezon başında başarılı bir performans sergileyen genç kadro ile 13 transferin içinden nasıl bir ideal kadro çıkacağını konuşuyor...
Bunun konuşulması da gayet normal!..
Zira;
Teknik direktör Yalçın Koşukavak'ın yapacağı kadro tercihi; Timsah'ın bu sezon ligdeki gidişatını belirleyecek.
Gençlerle yenilerin karışımı nasıl olacak?
Özetle, nasıl bir sentezin oluşacağı çok önemli...
Öyle ya;
Yeni isimlerden kaçı, takıma girmek için hazır durumda?
Bu noktada...
Koşukavak'ın sevdiğim bir yönü de, hazır olmayan futbolcuyu; kariyeri ne olursa olsun, pat diye kadroya almıyor olması...
Mesela, Fenerbahçe özel maçında, henüz hazır olmadıkları gerekçesiyle, 2 yeni Kaptan Selçuk Şahin ve Özer Hurmacı ile Anıl Karaer'i 21 kişilik kadroya almadı.
NASIL BİR KADRO OLUŞACAK?
Acaba, geçen yıla oranla kadrosu gençleşen ve 3 maçta; 4 gol atıp, 4 gol yiyerek 4 puan toplayan Osmanlı önünde nasıl bir kadro sahaya çıkacak Timsah'ta?
Çarşıda, pazarda, kahvehanede, okulda, kısacası her yerde herkes bunu merak ediyor.
STOPER ADAYLARI ÇOK AMA...
Mesela;
Koşukavak, Fener maçının ilk 45 dakikasında, stoper tandeminde Balıkesir'den gelen Cüneyt Köz ve Rüştü Hanlı ikilisini denedi.
Sağ bek de oynayabilen 27 yaşındaki Cüneyt'i; Eskişehir'de Latovlevici'nin sol ayağına, orta sahadan, nefis "adrese teslim" ortasından (asistinden) hatırlıyoruz.
Aynı karşılaşmanın 2. yarısında da Sedat (4) Dursun- Mamadou Diarra ikilisini denemişti Yalçın Hoca.
22 yaşındaki Sedat 4, birkaç pas hatası dışında, "savaşçı ve inatçı" kimliğiyle istikrarlı çıkışını sürdürdü.
Geçen sezon Bolu'da 19 maç (4'ü kupada) oynayan 22 yaşındaki Senegalli stoper ise, çok net fikir vermedi.
Ancak Diarra, şu an için sanki alternatif stoper gibi görünüyor.
Defansın ortasında da stoper Cüneyt Köz formaya göz kırpıyor.
Yanında da Sedat Dursun bence bir adım önde...
BURAK ALTIPARMAK ORTAYA ADAY
Fenerbahçe maçında 1 gol ve 1 asistle oynayan 29 yaşındaki Burak Altıparmak'ın, orta üçlünün sağında (sağ içte) şans bulacağını düşünüyorum.
Zira, Denizli'den gelen Altıparmak, yaz kampı yapmanın semeresini gördü. Yeniler içinde en hazır isimlerden biri görüntüsünde... 
Diğer transferler de, hazır olma durumuna göre, kadroya girebilir ve belki de, sonradan da olsa forma giyebilir.
SOL AÇIK KİM OLACAK?
Brezilyalı kanat Igor'un henüz hazır olmadığını Yalçın Hoca da söyledi.
Bu durumda, sol açıkta Latovlevici oynarsa, sol bek kim olacak?
Rüştü Hanlı mı, Shehu mu, Anıl Karaer mi?
Malum; Onur Atasayar 2 ay yok!
Tabii, 47 yaşındaki teknik adam, Lato'yu yine sol bekte başlatıp, İsviçre patentli solak Musa Araz'ı da sol kanatta başlatabilir.
FORVETTE 2 VAKIFKÖYLÜ BANKO
Attığı güzel golün moralini yaşayan ve futbolunun üzerine koymaya devam eden Burak Kapacak sağ açığın favorisi...
Ligde 3 maçta; 1 gol ve 2 asistin yanı sıra, özgüveni artan, ofsayta düşmeme konusunda gelişim gösteren, defansın arkasına fuleli ataklarla iyi sarkan Kubilay Kanatsızkuş da banko forvet oyuncusu olarak görünüyor.
Haliyle;
İlk 11 kadar, kulübenin de güçlü/geniş olması büyük avantaj olacak.
Diyelim ki;
11 şöyle (4-3-3):
Çağlar- Shehu, Sedat, Cüneyt Köz, Latovlevici- Burak Altıparmak, Atanasov, Emirhan- Burak Kapacak, Kubilay, Musa Araz.
10 YEDEK İÇİN 17 ADAY VAR
Buna göre 10 yedek için kulübeye aday isimler bile çok fazla:
Ataberk Dadakdeniz, Onurcan Piri, İsmail Çokçalış, Mamadou Diarra, Rüştü Hanlı, Anıl Karaer, Selçuk Şahin, Aykut Akgün, Özer Hurmacı, Igor Da Silva, Seleznov, Ali Akman, Ramazan Keskin, Çağatay Yılmaz, Ozan İsmail Koç, Batuhan Kör ve Recep Aydın (sakatlığı geçtiyse).
Bakın, bu 17 oyuncudan 7'si, 21 kişilik listeye giremeyecek.
Ayrıca Onur Atasayar'ın sakatlığı da var.
Yalçın Hoca, henüz istenen düzeye gelemeyen bazı yeni isimleri belki de kadroya almayacak.
Birkaç hafta sonra, oyuncuların tamamı oynayabilecek seviyeye geldiği zaman, kadroyu iyi harmanlayıp, kimyayı bozmadan takım yapmak çok önemli ve belirleyici olacak, diyoruz.
Işık saçan ve vitrine çıkmaya başlayan bazı gençleri ezmeden ve arka plana itmeden bunu yapmak da "adalet" adına çok çok önemli!..
KAZANMAYA ALIŞMAK ÖNEMLİ
Takıma gelirsek...
Geçen sezon, kazanamayan, galip gelmeyi neredeyse unutmuş (loser) ve "takım ruhundan" uzak, her biri ayrı telden çalan, "kakafonik" sesler çıkaran bir ekip vardı.
Bu sezon ise, hazırlık maçı da olsa "kazanmak için" savaşan ve son 3 maçında "kazanmayı alışkanlık haline getiren" yani Amerikalılar'ın deyimiyle "winner" bir takım olma yolunda sağlam adımlarla ilerleyen bir ekip var sahada...
Örneğin;
Eskişehir'de ilk yarı çok kötü oynamasına ve hücumda çok etkisiz kalmasına karşın, 2. devrede 2 kritik golle kazandı yeşil-beyazlılar...
Yani, "kötü oynarken de, kazanmayı bilmek çok önemli ve değerli" diye daha önce de yazmıştım.
BU LİG ÇOK FARKLI...
Çünkü, 1. Lig;
"Hatice'nin değil, neticenin önemli olduğu" ve fiziki mücadelenin ön plana çıktığı, çok farklı bir lig...
Tabela her yerde önemlidir.
Ama bu statüde, ilk 2'ye girersen, doğrudan Süper Lig'e çıkacağın için, her puanın değeri çok fazla!..
O yüzden, nefesin kuvvetli olacak ve son düdüğe kadar savaşacaksın!
2 PUAN ORTALAMASININ ÖNEMİ
Puan açısından irdelemek gerekirse...
Genelde, çoğu pek tanınmayan genç kramponlar, 3 maçta 6 puan topladı.
Yani, ortalaması 2 puan...
Zaten, sezonu en az 2 puan ortalamasıyla bitiren takım, yüzde 90 oranla şampiyonluk ipini göğüsler.
Örneğin;
Bursaspor, 2009-10 sezonunda, 34 maçlık maratonu 75 puanla bitirmiş ve 2,20 puan ortalamasıyla kupayı kucaklamıştı.
O açıdan, zirveden kopmadan, bu tempoyla, puanları heybeye koya koya, yola devam etmek lazım.
Tabii, bu noktada, camiada oluşan olumlu havayı bozmadan, herkesin sadece hedefe kilitlenmesinin ne kadar mühim olduğunu söylememe sanırım gerek yok.
İnanıyorum ki;
Pazar günü Osmanlı maçında, en az 20 bin taraftar, yeşil-beyazlı futbolcuları bağrına basacaktır.
Öyleyse, haydi Bursaspor, 3'te 3 olsun!..