15 Nisan 2019 Pazartesi, 08:31

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Murat Sağman

Ekonomide niye yapısal reform?

Murat Sağman

murat@muratsagman.com

Bu yazıyı yazarken iki haftadır İstanbul seçimleri hala sonuçlanmamıştı. Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) karar verme için 13 Nisan 2019 son tarih olmasına rağmen Maltepe ile ilgili sayım tamamlanamadığı için önde bitiren Ekrem İmamoğlu'nun mazbatası hala verilmemişti. Piyasalar belirsizliği sevmez. Mutlaka seçim süreci tamamlanmalı ve ana gündem olan ekonomi ve yapısal reformlara odaklanılmalı.

Son 5 yıldır Türkiye de yapısal reform yerine seçim yapıyoruz. Yapısal reform uzun vadedir seçimler kısa vadedir. Yapısal reform, ülkenin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için, iktisadi ve idari yapısında değişiklik yapılması demektir. Geçen hafta Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, benimde katıldığım toplantıda, yapısal dönüşüm programını açıkladı. Bankacılık sektöründen, sorunlu krediler, tarım, vergi, huhuk, BES ve kıdem tazminatı gibi ana başlıklar ile ilgili atılacak adımlar ve takvim açıklandı. Geniş kapsamı olan programda benim gördüğüm iki soru işareti: bütün bu yapısal dönüşümün tam nasıl yapılacağı ve bununla ilgili mali kaynakların nasıl oluşacağı. Muhtemelen gelecek dönemde daha fazla detay verilecektir.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Türkiye'de yapısal problemlerin devam ettiğini ve açıklanan reform programının içeriğinin zayıf olduğunu belirtti. Yeni programda kamu bankalarının sermayelerini güçlendirmeye odaklı bazı adımlar atıldığı, ancak Eylül 2018'de açıklanan Yeni Ekonomi Programı'nda olduğu gibi bu programda da birçok önemli alanda fazla detay yer almadığı belirtildi. Moody's bankacılık sektörü önlemlerinin kredi destekleyici olduğunu ancak tahsili gecikmiş alacakların seviyelerine dair de belirsizliğin sürdüğünü bildirdi. Moody's enflasyonun yıl sonunda %17 olacağını öngörürken TL'deki zayıflık, bazı vergi indirimlerinin süresinin dolması gibi nedenlerle yukarı yönlü riskler de olduğunu bildirdi.

Ekonominin düzelmenin ve finansal sistemin güçlenmesi üç ayakta ilerleme ile mümkün olacak : Sıkı para politikası, sıkı maliye politikası ve güçlü bankacılık sistemi. Türkiye'nin mevcut en büyük ekonomik sorunu enflasyonun düşürülmesi için mutlaka sıkı para ve sıkı maliye politikasının devamı ve kurumların bağımsızlığının güçlendirilmesi ile mümkün olacaktır.