31 Aralık 2018 Pazartesi, 11:32

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Murat Sağman

2019 yılında ekonomide neler olacak?

Murat Sağman

muratsagman@bursadabugun.com

2018 yılını kapatıyoruz. Dışarıda akılda kalanlardan mutlaka başta Trump politikaları, Brexit süreci ve ABD-Çin ticaret savaşları, içerde ise haziran seçimleri, ağustos da yaşanan kur şoku ve özel sektör borç krizi.

2019 yılına girerken ağustos 2018 de gördüğümüz kur şokunu ( Dolar/TL 7,20) atlatmış gözüküyoruz ( Dolar/TL 5,30). Bununla birlikte ekimde gördüğümüz 25 seviyesinde enflasyon da 22 seviyelerine düşmüş durumda. Aralık enflasyonu ile 20 seviyelerine yaklaşabiliriz.  Özel sektördeki borç sorunu ve konkordatolar ise 2018 yılında damgasını vurdu diyebiliriz.

2019 yılında yurdışından başlarsak başta ABD de Trump ile ilgili gelişmeler devam edecek. 90 gün süren ABD-Çin ateşkes antlaşması şubat 2019 da dolacak ve sonrası için belirsizlikler oluşacak. Demokratlar 2019 yılın başındatemsilciler meclisinde çoğunluk olarak göreve başlayacaklar ve muhtemelen Trump ile ilgili soruşturmalar açılacak. Bu soruşturmalar Trump'un azledilmesine kadar gidebilecek. Trump'un Fed üzerindeki baskısının devam etmesi de başka bir risk oluşturacak. Birkaç ay önce fed tarafından üç veya dört faiz artırımı beklenirken 2019 yılına girerken bu beklentilerin iki faiz artırımına inmesi küresel piyasalar için olumlu bir gelişme olarak görebiliriz. Bununla birlikte bu olumlu beklentinin karşısında piyasaları rahatsız edebilecek bir gelişme de tahvil geri alımlarıyla ayda 50 milyar Usd 2019 yılı toplamda 600 milyar Usd Fed tarafından piyasalardan çekilecek.

Avrupa tarafında en büyük riskler Mart 2019 da sonuçlanacak Brexit görüşmeleri, İtalya daki borç ve bütçe sorunu ve Fransa da yaşanan son gelişmelerin devam edip etmemesi.

Türkiye'ye bakarsak beklentileri iki döneme ayırmak gerekir: 31 Mart 2019 öncesi ve 31 mart 2019 sonrası. 31 Mart 2019 yerel seçime kadar ekonomide büyük yapısal değişiklikler beklememek gerekiyor. Nitekim seçim dönemlerinde önemli değişiklikler yapmak kolay değildir. Muhtemelen diğer seçimler de olduğu gibi seçim ekonomisi uygulanacaktır ve minimum hasarla girilmeye çalışılacaktır.

Ne kadar bir yerel seçim olsada İzmir, İstanbul ve Ankara seçimleri bir genel seçim havasında geçecektir.

Seçim sonrası için yılın ikinci dönemi başlayacaktır. 2023 yılına kadar takvimde hiçbir seçim olmadığı için hükümetin önünde üç önemli seçenek olacaktır.

Birincisi hiçbir şey yapmamak ( bu ihtimalin düşük olduğunu düşünüyorum). İkincisi şimdiye kadar olduğu gibi gerektiği zaman daha kısa vadede aksiyonlar almak, üçüncüsü ise önümüzde seçimsiz bir dönem olacağı için yapısal reformları gerçekleştirmek. Bu yapısal reformlar hem yerli yatırımcı hem yabancı yatırımcılar için güven artırıcı olması gerekiyor. Bu reformlar neleri kapsamalı : eğitim, hukuk ve yargı bağımsızlığı, üretim ve ihracat, tasarruf artıcısı sıkı malipolitikaları ve sıkı para politikasının devamı...

Geçtiğimiz hafta sonu Hazine ve Maliye bakanımız Berat Albayrak ile yaptığımız ikinci Ekonomi toplantımızda 2019 ile ile ilgili beklentilerimiz paylaştık. 2019 yılında küresel piyasalar anlamında zor geçeceğini ve Türkiye'nin böyle bir dönemde mutlaka ev ödevlerine yapması gerektiğini ile ilgili fikir birliğine vardık .

Son olarak geçmişe bakarsak tesadüftür ki 9 ile biten yılların çoğu zor yıllar olmakla birlikte tarihte önemli yıllar olduğunu görebiliyoruz. En son bunu 2009 ABD deki Mortgage krizi ile yaşadık. Ondan önce 1999 Nasdaq balonu oluşması, 1989 Berlin duvarın yıkılması, 1979 ikinci petrol krizi, daha da öncesine gidersek dünyanın en büyük krizi ABD de Büyük Buhranın başladığı yıl 1929.

Bir daha ki yazımda 2019 yılında faiz, kur, borsa , enflasyon , büyüme ve diğer önemli göstergelerin tahminlerimi vermeye çalışacağım.

Tekrar buluşana kadar Bursadabugün ekibininin ve tüm değerli okurlarının yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum.