08 Ağustos 2019 Perşembe, 14:28

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Metehan Demir

Kime ve neye göre güvenli bölge?

Metehan Demir

metehandemir@bursadabugun.com

Sonunda Türkiye ile ABD arasında merakla beklenen güvenli bölge görüşmeleri tamamlandı.

İlki Temmuz sonunda yapılan ardından da ikinci turu geçtiğimiz günlerde gerçekleşen iki ülke arasındaki Suriye'deki 
güvenli bölge müzakereleri sonuçlarına göre önemli ölçüde ilerleme sağlandı. 

Bazılarına göre sürpriz bir ilerleme. Ancak bize göre en başından beri beklenen ve olması gereken bir sonuç.

BARIŞ KORİDORU 

Görüşmelerden çıkan sonuçlara göre; Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge tesisine yönelik ABD ile birlikte çalışılacak.  Yani, Türkiye 'barış koridoru' tanımlamasında önemli bir merhale aşılmış olacak. 

Ve bu sistematiğin koordine ve yönetimi için de Türkiye'de Müşterek Harekat Merkezi en kısa zamanda tesis edilecek.Bu çok önemli. 

Bu merkezde de Türk ve Amerikalı askeri, istihbarat ve diplomatik alanlardan uzman yetkili isimler yer alacak. Bu konuya dair hareket takvimi de bu kez ABD yine oyalama taktikleri uygulamasın diye netleştirilmiş durumda. 

AMAÇLAR

Bu görüşmelerin amaçlarını bir kez daha hatırlatmak gerekirse, 

1- Türkiye'nin güvenlik endişelerini gidermek.

2- PYD-YPG terör yapılanmasının Türkiye'ye yönelik tehdidinin sıfırlanması.

3- Türkiye'nin Fırat'ın doğusunda Suriye içinde istikrarın sağlanması isteği. Dolayısıyla, Suriye Irak sınır ekseninde terör geçişlerinin uzantılarda durdurulması. 

4- Bölgede Türkmenler başta sağlanacak istikrar ve güvenlikle Suriye'de tesis edilecek güvenli bölgelere Türkiye'deki sığınmacıların da geri dönüşünün sağlanması.

5- ABD'nin PYD'ye desteğinin azaltılarak kontrol altına alınması.

6- Tüm bu sürece Türkiye ile ABD haricinde diğer ülkelerce müdahale edilmemesi.

Önemli bir noktadayız. Ancak, bunun dediğimiz gibi yine Amerika tarafından suistimal, oyalama ile geciktirilmemesi önemli. Ankara da bunun farkında. Takvim yakından izlenecek. 

Ayrıca,  bu noktaya gelinmesinde şüphesiz ABD'nin Arap ve Avrupalı ülkelerden kurmayı düşündüğü güvenli bölgede beklediği desteği alamaması da rol oynadı. Yani Türkiye'ye mahkum kaldı.

Planlar hayata geçerse, Türkiye böylece Fırat'ın batısında El Bab-Cerablus-Azez-Afrin hattını Fırat'ın doğusu ile birleştirecek. Irak'ın kuzeyindeki Pençe harekatlarını da düşünürsek güvenlik hattı Hatay'daki Suriye ınırımızdan İran ile sınırımıza dek uzanmış olacak. Ülkemiz için gerçekten büyük önem taşıyor.

Hayırlı olur inşallah...

Güzel günler sizlerle ve ülkemizle olsun...