05 Eylül 2019 Perşembe, 15:02

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Metehan Demir

ABD ile İran barışır, biz işimize bakalım

Metehan Demir

metehandemir@bursadabugun.com

BURAYA tarihe not düşmek için yazıyoruz ve genelde söylenen tahmin edilenin aksine bir iddiada bulunuyoruz. 

Siz bakmayın, ABD, İran'ı vuracak, savaş çıkacak iddialarına. 

Siz bakmayın Hürmüz'de, Cebelitarık Boğazlarında İran ile Amerika ve İngiltere arasında gemiler yüzünden yaşanan gerginliğe ve savaş tamtamlarına. 

Ya da ardarda İran'a uygulanan ambargolara. 

AYAK SESLERİ 

Başta ABD olmak üzere İran ile bir yakınlaşmaya ve yeni döneme dair ayak sesleri bunlar. 

İran gibi dev yeraltı ve yerüstü kaynakları olan bir ülkedeki rantı batı dünyası kimseye yedirmez. 

Er geç bir yolunu bulur ve her açıdan ambargolar nedeni ile aç olan, eksikleri bulunan bu ülkenin pazarlarını, mallarını ve hizmetlerini satarak yine bu Avrupa ülkeleri kapatır. 

Geçen hafta Fransa'nın işgüzarlığında İran Dışişleri Bakanı Zarifi'nin G-7 Zirvesi'nin olduğu şehre davetle gelmesi sadece sıradan bir sürpriz miydi? Yoksa ön çalışma mıydı? 

TRUMP ÇIKIŞI

Gelin, yaklaşan ve tüm dünya ülke liderlerini bir araya getiren BM Genel Kurul toplantıları öncesinde gelin ABD Başkanı Donald Trump neler söyledi bakalım. 

Tam bir ticari karlılık amacı profesyonelliği ve pragmatikliği ile hareket eden Trump, tıpkı Kuzey Kore'deki mantıkla bakir İran pazarını kazanmak amacı ile bize göre sürpriz olmayan bir hamle yaptı. 

Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, İran'da bir rejim değişikliği peşinde olmadıklarını söyledi. Ardından da ay sonunda New York'ta yapılacak BM Genel Kurulu görüşmelerinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüşüp görüşmeyeceğiyle ilgili bir soruya, 

"Bilmiyorum. Her şey mümkün. Kendi sorunlarını çözmek istiyorlar. Finansal olarak kötüye gidiyorlar. Biz bu sorunları 24 saatte çözebiliriz." diye yanıt verdi.

Nasıl ? 24 saatte çözeriz. Yani bu varlık içinde yokluk çeken ülkenin bu pazarını kimseye yedirmeyiz. 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un arabuluculuk girişimine de değinen Trump, "Macron'un dahlini takdir ediyorum ama onun üzerinden konuşuyor değiliz, direk ilgili kişilerle konuşuyoruz. (İran ile) Anlaşmak için kimseye ihtiyacımız yok, doğrudan anlaşma yapabiliriz." şeklinde konuştu. Son cümlede anlaşma lafına dikkat. 

Evet, ABD son olarak, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun finans ağına zarar vermeye yardımcı olacak bilgiler karşılığında 15 milyon dolar ödül verileceğini bildirmişti. Bu yapıyı da terörist olarak tanımlamıştı. 

Ama bunlar köprüden önce son çıkışlar misali pek samimi değil. 

İran ile gerilimi bugüne dek akıllıca kullanan ABD bölge ülkelerine hatırı sayılır silah sattı. İran'ı iyice ambargolardan bunalan mal almaya aç bir pazar haline getirdi. Ortamı kullandı menfaatlerine. Gerisini artık başkasına yedirir mi! 

HAZIR OLUN

O nedenle 1979 İslam Devrimi öncesi stratejik konumu, enerji kaynakları merkezleri nedeni ile ABD'nin 1 numaralı ayrıcalıklı ahbabı olan İran ile ilgili her tür gelişmeye hazır olalım. 

İran'ın entegrasyon anlaşmasında böylesi bir durum bizim için çeşitli rahatlamalara yol açsa da sonuçta Türkiye'nin jeostratejik konumunu zedeleyecek. Bunlar da ayrıca bölgede içinde İsrail'in de olduğu ABD öncülüğünde yeni ittifakları getirecektir.

Türkiye'nin yapması gereken batı girişimlerine karşı pasif durmaması ve daha aktif şekilde İran ile ilgili değişimlere ve senaryolara çalışmaya başlamasıdır. 

İran önemli. Pazar önemli. Batı dünyasının kafasında kırk tilki dolaşıyor. 

Coğrafya ve dengeler ise kritik. 

Bizden hatırlatması. Herşey bir anda olur. 

Amacımız Türkiye hep iyi olsun..

Öyle de kalacak. Ama akılla ve birlikle. 

Sağlıcakla kalın...