25 Mart 2019 Pazartesi, 11:01

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Mehmet Ali Ekmekçi

Karmaşayı bırak, temaşaya bak

Mehmet Ali Ekmekçi

mehmetaliekmekci@bursadabugun.com

Günümüz şartları ister ülkemizde ister Muz Cumhuriyeti'nde olsun oldukça zor... Yaşam koşulları birçok lüksü artık geri plana atar hale geldi... Herkesin ekmek ve boğaz derdine düştüğü süre zarfı içinde sanat ve kültür faaliyetleri artık kaçış noktası, teneffüs zamanı gibi geliyor insanoğluna...

Şehrin süregelen en etkin organizasyonu Uluslararası Bursa Festivali'dir... Yaz aylarını iple çeker yurttaşlar... Nice sanatçılar, uluslararası alanda tanınmış isimler gelir ve pür neşe içerisinde hayatın o yorucu atmosferinden koparır herkesi sanki bir zaman tüneline sokarcasına... Ne yaz yağmuru durdurabilir eğlenceyi ne de fondan gelen çevre salonlardaki 'Ankara'nın bağları' melodisi...

Revizyon şarttır ama insanlar da tıpkı stadyum alanında olduğu gibi endişeyle bakar bu projeye... Dostluğa, barışa ve insanlığa dair nice güzel şarkılar dillendirildi Açıkhava Tiyatrosu'ndan evrene doğru... Bir ara ipekböceği olacaktı o garibim... Neyse ki kozadan çıkmadan proje mezarlığına defnedildi... Umarım ki hortlamaz... Üzgünüm ki mimari açıdan sınıf geçebilecek gibi durmuyoruz...

Tam 56 defa açtı kapılarını Uluslararası Bursa Festivali... Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi, faaliyete girmesiyle birlikte etkinliğin ev sahipliğine ortak oluyor. Özellikle opera ve bale gösterilerinin hepsi burada yapılıyor. Ancak fiziki koşulların mimari açıdan hangi kafayla yapıldığını sorgulamaya devam ediyoruz yıllardır... Özellikle balkon bölümün uç kısımlarında yer alan koltuklar, boyun fıtığı oluşturmak, sallanan koltukta 'opera keyfisi' gibi sanal alem deyimlerine konu olmak için dizayn edilmiş belli ki... Gün gelir umarım orada da ergonomik bir çalışma olasıysa başlatılabilir...

Bir de İpek Yolu Film Festivalimiz vardı malumunuz... Merhum başkan Hikmet Şahin'in başlattığı ve İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda vizyoner bir lansmana sahne olan festival, Bursa'da da geniş yankı uyandırmış, yaşamını sürdürebildiği dönemde de Bursa'nın önemli bir kültürel değeri olarak vitrine çıkmıştı. Ticari bir kaygı taşımaması gereken bu organizasyon, 'Kim geliyor ki, çok maliyetli' denilerek veda busesi ve 'hayır'lı şekilde perdelerini kapatmıştı. Tam verim alınacaktı ancak süreç kısa sürdü.

Bursa uzun soluklu ikinci bir etkinlik oluşturmak zorundadır. Fuar bu açıdan olmazsa olmazdır... Şehrin kimliğini yansıtacak olan Bursa Fuarı, yalnızca kültür ve sanata değil, şehir ekonomisine de ciddi bir hareketlilik kazandıracaktır. BUTTİM'de yer alan fuar alanında gerçekleştirilen etkinlikler de son derece değerlidir. Birçok sektörü buluşturan fuarlar, Bursa'ya önemli girdiler de sağlamaktadır. Ancak kentin kültürel damarlarını da besleyecek bir organizasyonun hayata geçirilmesi bu kadar zenginliği içinde barındıran Bursa'yı ülke gündeminde Adana ve Antalya'nın da yanına mıhlayacaktır...

Özellikle Atatürk Stadyumu'nun taşınmasının ve tarihin yıkılmasının ardından eski şaşalı günlerini arayan Kültürpark için de merhem olacaktır bu hamle... Yeşiliyle şehrin göbeğinde nefes alma mekanı olarak duran bu güzide yerleşim yeri yeni bir fuarla kendi ciğerlerini de tazeleyecek, mekanlar yaz ayının coşkusunu ikiye katlayacaktır.

Bursa'nın eski şöhretine dönmesi için bu fuar ön ayak olacaktır...