10 Ağustos 2018 Cuma, 10:02

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Mehmet Ali Ekmekçi

Bursaspor için 'Küçük', Bursa için büyük dokunuşlar

Mehmet Ali Ekmekçi

Kestirmeden söyleyeyim... Bursa'ya geldiği günden itibaren, şehrin çıtasını yükseklere çekmek için gecesini gündüzüne katan bir isim Vali İzzettin Küçük...  Uzun zamandan beri ciddi anlamda Bursa'nın marka değerini artırmak için şehrin tüm dinamiklerini harekete geçirmeye çalışması bunun eseri...

BursadaBugün ailesi olarak kendisini ziyaret ettiğimizde bizleri yine güler yüzüyle karşıladı Vali İzzettin Küçük. Buradan direkt maça 1-0 önde başlıyor zaten... Tecrübeli bürokratlık süreci Bursa için gerçekten önemli bir şans... Konulara vakıf olması son derece önemli, çünkü sahada yer almayı ve oyunun direkt içinde olmayı çok seviyor...

Öncelikle Bursa gibi mazisi olan bir vilayetin, birçok güzelliği içinde barındırmasına rağmen 'lale' figürüne mahkum edilmesi bir Bursalı yurttaş olarak içime sindiremediğim unsurların başında geliyor. Göreve ilk başladığında sormuştum, 'bu logodan vazgeçecek misiniz' diye, o da devlet terbiyesi ve nezaketi gereği, var olan bir emeğe saygı duyacağını vurgulamıştı. Ancak aradan geçen yıllar bizleri haklı çıkardı, birçok Bursalı, son derece naif ve güzel bir çiçek olmasına rağmen ait olmadığı bir şehrin simgesi olamadı. Lalenin başkenti kabul edilen Muş'un yerine Bursa'nın bu logoyu taşıması zaten haksızlıktı.

Vali Bey'e bir kez daha aynı soruyu yönlendirdiğimizde, aynı nezaketle logonun kullanıldığını ancak eskisi kadar aynı heyecanın taşınmadığını hissettirdi bana. 'Yeni çalışma yapılırsa, ben bunu incelerim. Bu şehrin logosuna bu şehirde yaşayanlar karar vermeli' dedi. Malumunuz Bursa'nın dağı, ovası, bıçağı, gıda mamulleri, camileri, türbeleri ve niceleri var ancak lalesi maalesef yok.  Arama motoruna yazsanız 'bunu mu demek istediniz' deyip başka bir kelime çıkarır karşınıza o derece...

Esas konumuza dönelim... Bursaspor bu şehrin markası, tek futbol kulübü... Tüm dinamiklerin bir araya gelmesi gerekirken, henüz ortak irade bir türlü koyulamadı. Ve 'cesur yürek' Vali İzzettin Küçük bunu da dert edindi. Başta Bursa Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere Büyükşehir Belediyesi ile sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi ve Bursaspor için aynı masa etrafında buluşturdu.

'Dert kombine satmak' değil dedi İzzettin Küçük... "Amaç Bursaspor'a destek olmak için bir sinerji oluşturmak. Kişilerin tekelinde değil şehrin bir değeri... Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Sürekli bir gelir kazandırmak gerekiyor. İşte bu noktada kentte görev yapan sivil toplum örgütleri ve şehrin ekonomisine yön veren sanayicileri, bir sinerji toplantısında bir araya getirdik. Sadece maddi olarak değil kulübe bir yol haritası da kazandırmak önemli..."

Yaklaşık 12 bin kombine satılmış o gün... Ama dert gerçekten sadece kombine veya forma aldırmak değil. Emin olun çok daha fazlası... Bu şehirden katma değer sağlayanlar, irili ufaklı veya bütçesini doğrultusunda Bursaspor'a mutlaka destek olmalı.

Vali İzzettin Küçük'ün çabaları son derece kıymet taşıyor. Kişisel olarak Bursaspor'u dert edinmesi bile ayrıca alkışlanmalı. Sonuçta bir kararname ile geleceği başka bir yöne savrulacak değerli bürokrat... Kendisini Bursalı adlandıran herkesten daha Bursalı bir hareket... Tebrikler Sayın Vali... Umarım diğerleri de bundan ibret alır...

Öte yandan Bursaspor'un forması için yapılan sponsorluk anlaşmasında iki markanın hedef gösterilmesi biraz amatör davranış olmuş. Uzun vadede kendilerinin neden destek vermediği iyi irdelenmeli... Bu nokta da gerekirse ortak bir masa etrafında buluşulmalı...