Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

30 Haziran 2020 Salı, 08:43

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Üniversiteli olmanın ekonomik açmazı

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Zorlu bir maraton geride kaldı.

TYT ve AYT milyonları yarış atı gibi koşturdu.

Sonuçlarsa bir ay sonra hüzün ve neşe olarak sınava katılanların karşısında olacak.

Sonraki aşaması ise yine çok kritik.

Doğru şehir, doğru ünivesite, doğru bölüm ve doğru yurt gibi uzun bir listedeki doğruları tutturmak gerekiyor!

Yoksa yüksek öğrenim sıkıntılı ve sonuç vermeyen yıllara sahne olabilir.

Üniversite eğitiminin adeta bir endüstri haline geldiği günümüzde ailelerin büyük yatırımlara imza attığı da unutulmamalı.

Devlet okullarından mezuniyetin bile ciddi bir maliyeti var!

Hele de başka kentte ise gidilen üniversite...

Bugünkü fiyatlarla bölümüne göre değişse de bir mezuniyetin maliyeti 100 bin lirayı rahatlıkla bulmakta.

Peki her yıl mezun olan yüzbinlerce öğrencinin iş garantisi var mı?

Yok tabii ki!

Çünkü ihtiyacın çok ötesinde kontenjanlarla öğrenci alımı yapılmakta.

Branş dağılımları da arz talep açısından hiç uygun değil.

Mezun kalitesi de İK yöneticilerine bakılırsa hayli tartışmalı!

Bu da çok doğal aslında.

İlk ve orta öğretimdeki eğitim seviyesi üniversite mezunlarının kalitesine de ışık tutmkta.

Nasıl mı?

En basit ve taze istatistiği 2019 TYT ortalamalarında görmek mümkün.

Türkçe 40 soruda 14,673, sosyal bilimler 20 soruda 6,687, temel matematik 40 soruda 5,672 ve fen bilimleri 20 soruda 2,243 ortalamayla durumun vehametini ortaya koymakta!

Hesap kitap yapma becerisi kazandırılamamış bireylerin üniversitelere inanılmaz düşük puanlarla girmeleri anlamını taşıyor bu rakamlar.

Oysa akademik dünyanın ciddi bir puan sınırı olmalı.

Haddinden fazla ve önemli bir bölümü kalifiye olmayan mezunların istihdam piyasasında da işler zor oluyor haliyle!

Sonuç olarak yüzde 13'e dayanan bir üniversiteli işsiz oranımız mevcut.

Bu da TÜİK'in istatistiksel sunumundan kaynaklanan bir seviye aslında.

İşgücüne katılım hesapları olan işsizliği özellikle üniversite mezunları adına daha düşük gösterebilmeke.

Çeşitli araştırmalar rahatlıkla bir milyonun üzerinde üniversiteli işsiz olduğunu söylüyor Türkiye'de.

Atıl mezun cennetine dönüşen bir ülkeyiz aslında!

Akademik ve ekonomik ihtiyaçlar yerine siyasi kaygıların kontenjanları uzun yıllar boyunca etkilemesinin ceremesini çekiyoruz neticede.

"Her ile bir üniversite ve neredeyse her ilçeye bir yüksek okul mantığı" hiçbir bilimsel temele dayanmadığı için diplomalı işsizler ordusuna nefer yetiştiren kurumlar haline geldi üniversiteler.

Oysa pek çok sektörde ara kademe eleman sıkıntısı mevcut.

Teknik seviyede yeterli eleman yetiştiremiyoruz.

Kısacası eğitim şart. Ama herkesi de üniversite mezunu yapmak şart değil!

Bursa'nın üniversite sınavı!

Bir de üniversitelerin kentlere göre dağılımdaki bozukluğunun yarattığı sıkıntları yaşıyoruz.

Örneğin Bursa gibi dördüncü büyük ilde sadece iki üniversitenin varlığı anlaşılır gibi değil.

Uludağ Üniversitesi ile Bursa Teknik Üniversitesi'nin kente yettiğini söylemek mümkün değil ebette ki!

Tüm gayretlere rağmen özel üniversitelerin bir türlü hayata geçmemiş olması da ayrı bir mesele.

Neticede büyük bir kaynak transferi başka kentlere yapılmakta.

Kaliteli beyinleri diğer büyük kentlere kaptırdığımız gerçeği ise meselenin bir başka boyutu.

Sözün özü; kent dinamiklerinin üniversite meselesine bir an önce el atması şart