Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

26 Eylül 2020 Cumartesi, 08:28

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Su savaşları ve yoksullaşma...

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Dünyanın derdi pandemi.

Türkiye'nin derdi sağlık ve ekonomi.

Bursa'nın derdi ise su!

Su kenti diye vakti zamanında anılan Bursa'da siyasiler haftalardır suyla yatıp kalıyor.

Haklılar tabi... İnsan vücudunun yüzde 60'ı su olunca tek derdimiz de bu olmakta haliyle!

Koronayla mücadeleye ve ekonomiyi daha canlı tutmaya dair böyle bir enerji harcandığını ne yazık ki göremedik.

Nihayetinde muhalefetle iktidar arasındaki su savaşları faturaların ucuzlamasıyla sonuçlandı.

Artık BUSKİ katı atık bedeli tahsilatı yapmayıp sadece suya ve vergisine ödeme yapmamızı sağlayacak!

Nihayet...

Su savaşındaki ilk perde vatandaşa geçici bir ucuzluk sağlamış görünüyor.

Çünkü katı atık meselesi cüzdanları bir yolla vakti zamanı geldiğinde yine kemirecek.

Yeni kanuni düzenlemeye kadar bazı şanslı ilçelerdeki vatandaşlar uzak kalacak bu bedelden.

Ancak neticede ilçe belediyelerinin mali kayıpları bir şekilde yine tüketicinin sırtından giderilecek!

Aslında alınan karar saf fatura kavramı açısından önemli bir örnek.

Çünkü özellikle kamu kuruluşlarına ödediğimiz faturaların birçok yan ödemeyi dayatması bir zulümdür.

Meşhur TRT payından başlayıp tuhaf bedellere uzanan bir liste söz konusu.

Verginin vergisinden bahsetmiyorum bile!

Artık toplumun en sade faturaları en sade vergiler eşliğinde talep etmesinin zaman geldi de geçti.

Sadeleşme yoluna gidilmese Bursa'da suyun İstanbul'dan daha ucuz olduğunu kaç kişi bilecekti!

Eğer zorunlu başka kamu tahsilatları varsa onları herşeyin online olduğu bir çağda tahsil etmenin zorluğu da olamaz.

Neticede herkesin nereye tam olarak ne ödediğini bilmesi demokratik bir hak.

Fuzuli sayılabilecek tahsilatlara karşı da itiraz hakkının olması en doğal sonuçtur.

Bitmeyen ekonomik sıkıntıların korona döneminde daha da çekilmez hale geldiği aşikar.

Özellikle böyle zamanlarda aile bütçesi üzerine binen yükün varlığı çok daha önemli hale gelmekte!

Destek tedbirleriyle gelen geçici vergi indirimlerinin de gösterdiği üzere yükler hiç de az değilmiş.

Kısacası en temel ihtiyaç olan suyun Bursa'da çok az da olsa ucuzlaması vatandaş adına güzel bir gelişme. Daha da ucuzlatmanın yolu bulunmalı hatta!

Çünkü her liranın giderek artan bir önemi var artık.

Niye mi?

Neticede çift hanede gezen ve vatandaşın tam anlamıyla ekonomik yükünü yansıtmayan enflasyon altında bir ezilme durumu var.

Bu anlamda Türk-İş'in geleneksel araştırması durumun ciddiyeti hakkında bir fikir veriyor. Araştırmaya göre eylül ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 448 lira, yoksulluk sınırı ise 7 bin 973 lira olarak hesaplandı.

Asgari ücretin 2 bin 324 TL olduğu düşünülürse durum gerçekten vahim.

Daha vahim olansa pekçok kişinin korona salgını nedeniyle kısa çalışma ödeneğine mahkum olması!

Yani bin 170 liraya kadar aylık geliri düşen insanlar var.

Eğer korona kısa sürede frenlenemez ve canlandırıcı yeni tedbirler de devreye giremezse; yavaşlayan ekonomi, gizli işsizlik ve yüksek enflasyon vatandaşı giderek daha fazla yoksullaştıracak demektir.

Türkiye'nin yoksullaşmaya karşı bir eylem planı hazırlamasında fayda var.

Dünya Bankası analizlerine göre pandemi yüzünden küresel çapta 71 milyon kişi daha aşırı yoksulluk düzeyine inecek!

Ülkemizin bu musibetten payını minimumda alması için çok yoğun bir çaba gösterilmesi şart.