Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

22 Eylül 2020 Salı, 08:39

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Dolarda kritik viraj

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Ekonomik dengeleri zorlayan iki faktör daha fazla diş göstermeye başladı.

Korona ve dolar...

Kısıtlama meselesi tedbirsizlikler yüzünden kaçınılmaz olarak gündemde yine!

Biraz geç kalınma durumu da var sanki kısıtlamalarda. Üstelik eskisi kadar sert tedbirler de söz konusu değil.

Yani sağlık önemsense de ikinci planda bir görüntü var.

'Aman ekonomiye bir şey olmasın' mantığı sağlıklı kararlar almayı zorlaştırıyor.

Eğitimdeki belirsizlik bulutları bunun bir yansıması!

Tablo kafaların hayli karışık olduğunu ve henüz ciddi bir aksiyon planının mevcut olmadığını söylüyor.

Ve zamanında alınmayan tedbirler; daha fazla ve can kaybı yanında ekonominin de daha fazla baskı altına girmesi anlamına geliyor üstelik!

İç tüketimi azaltan gelişmeler belirirken artan vaka sayılarıyla birlikte dış talep de pek iyimser bir görüntü vermiyor.

Aynı zamanda adım adım ekonomik faaliyetleri baskılayan dövizdeki rekorları daha da teşvik eden bir manzara oluşmakta. Turizm gelirlerinin çakılması yanında dış ticaret açığımızın da risk oluşturması döviz ihtiyacını kritik seviyeye taşımış vaziyette.

Mevcut ortamda yabancı sermayenin de bizden uzak durması kur üzerindeki baskının hafiflemesini engellemekte.

Üstelik haftanın ilk işlem günü itibarı ile 7,63 TL'lik yeni rekorda payı olan doların küresel çaptaki güçlenme hareketi de işimizi zorlaştırıyor!

Yükseliş beklentisini kıracak bir işaret göremeyen vatandaşsa adeta memleketin resmi para birimi muamelesi yaptığı doları istifleyip duruyor.

Unutmayalım ki;

Çift hanedeki enflasyonun çok altında kalan yani reel anlamda eksi hale gelen mevduat faizleri vatandaşı zorunlu olarak başka arayışlara itmekte!

Korunma iç güdüyle oluşan bu talebe ödenecek dış borçtan doğan talebi de eklediğimizde doların düşmesi giderek imkansızlaşıyor.

Çok sayıdaki müdahaleye rağmen yılbaşından bu yana yüzde 27 primle rakipsiz bir yatırım aracı haline gelmesine karşın giderek kıtlaşan doların pahalılaşması kaçınılmaz bir durum neticede!

Dışardan yeterince dolar gelmiyor ve Merkez Bankası rezervleri de son 20 yılın en düşük düzeyinde üstelik.

Yani piyasaya döviz satarak ciddi bir müdahale imkanı pek yok. Bu tarz müdahalelerin tek başına yetmediği de ortada!

Kamu bankaları vasıtasıyla yapılan döviz satışları sadece arada bir az da olsa nefeslenmemizi sağladı.

Reuters'ın hesaplarına göre 2019 başından bu yana MB ve kamu bankaları yaklaşık 110 milyar dolarlık satış gerçekleştirmiş.

Müdahale konusunda bir diğer önemli enstrüman olan faizde ise katı bir tutum söz konusu.

Ancak dolaylı yolla piyasa fonlama faizi bir miktar yükselmiş durumda!

Buna rağmen yüzde 8,25'te olan politika faizinde çift haneli enflasyona rağmen ısrar ediliyor.

Eksi reel faiz ise hem yerli hem yabancı yatırımcıyı TL'den uzaklaştırarak bir kısır döngünün içine itmekte.

Bu tablonun doğurduğu bir başka kısır döngü ise yüksek kurların enflasyonu körükleyerek reel faizi daha da eksi seviyelere çekmesi. Ve kurları yine yukarı itmesi.

Neticede bu döngüler kırılmazsa ekonomi ciddi zarar görecektir!

Sadece fiyat artışları ve yavaşlayan bir ekonominin baskısı değil karşımızdaki risk...

Döviz borçlusu firmaların ani kur şoklarına karşı yapabilecekleri pek bir şey yok. İflas riskleri de dikkate alınmalı.

Peki çözüm ne?

Mevcut bütçe koşulları ve jeopolitik manzara kısa vadede tek çözüm olarak faiz artırımını karşımıza çıkarıyor.

Neticede 24 Eylül Perşembe günü toplanacak olan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun vereceği kararlar büyük önem taşıyor!

Ancak piyasalardaki genel kanı siyasi etki nedeniyle faizlerde bir değişim olmayacağı yönünde. Olsa bile yine tek hanede kalacak bir oran söz konusu bu tabloda.

Nitekim kur fiyatlaması da bu tezi destekliyor.

Eğer MB, sürpriz yapmaz ve hatta dolaylı bir enstrümanı da sahaya sürmezse kurda kontrol kaybı ihtimali mevcut! 

Dolayısıyla perşembe günkü duruşu bir kırılma noktasına dönüşebilir.