Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

31 Ekim 2020 Cumartesi, 08:43

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Feridun Eyüpoğlu

Bursa depreme hazır mı?

Feridun Eyüpoğlu

feriduneyupoglu@bursadabugun.com

Ne yazık ki gerçekliğini yine hatırlattı.

Ve yazık ki; yine can kayıpları ve yaralılar var. 

Deprem gerçeğini yeniden acı biçimde hissetmek kötü bir duygu. 

Ancak dünkü deprem ders almak için de yeni bir fırsat verdi herkese!

Gerçi çok kolay unutan bir toplumuz. 

Ve başımıza vurulmadan hatırlamayı pek beceremeyiz.

Ama bir parça ders alıp bir an önce uygulamaya geçmezsek nice canlar yitip gidecek yine!

Yaşanacak ekonomik kayıpların vereceği acı ise bir başka mesele. 

Yani başta devlet olmak üzere herkese görev düşmekte. 

Ama öncelikle doğa kanunları ile uyumlu yaşamayı öğrenmemiz şart! 

Unutmayalım ki dünya uygarlıklarına son noktayı koyan genelde depremler, yanardağ patlamaları, seller ve salgınlar gibi doğanın dayattığı felaketlerdi. 

Ve genelde insanoğlunun uyumsuzluk anlarındaki gafletinin faturasını ödediğini söylemek mümkün. 

Fay hatlarına ve dere yataklarına binaları kondurmanın bir gaflet olduğu aşikar!

Kanuni yapı standartlarına uymayan binaları inşaa etmek de bir gaflet örneği...

Özellikle de malzemeden çalarken.

Dünyayı sarsan korona pandemisinde mesafe, maske ve hijyeni takmayanlar da aynı gafletin içinde değil mi?

Sadece kendilerini değil başta en yakınları olmak üzere tüm insanları riske atmaları nasıl açıklanabilir ki zaten!

Alınması gereken tedbrileri ekonomik gerekçelerle öteleyen yetkililerin tutumu hangi kategoride yer almalı sizce?

Hadi adına gaflet demiyelim, bilgisizlik diyelim bütün bunlara.

Bilim ve teknolojinin sahnede olmadığı dönemler için söylenecek söz de yok diyelim.

Peki ya günümüzde yaşanan felaketlere ne demeli! 

Bilimsel bilgininin zirve yaptığı teknolojinin de inanılmaz olanaklar sunduğu bu çağda değil 6,6 büyüklüğünde 8 büyüklüğündeki bir deprem bile can almayabilir.

Tabii ki eğer gerekenler doğru biçimde zamanında yapılırsa.

Oysa biliyoruz ki; depreme direnemeyecek bina sayısı milyonları buluyor Türkiye'de!

Yıllardır konuşulan kentsel dönüşümün özellikle de yüksek riskli bölgelerde bile hala çok cılız kalmış olması dersimizi iyi çalışmadığımızı gösteriyor.

Çok uzaktaki depremin Bursa'da yarattığı küçük çaplı sallantı bile Bursalıları dün dehşete düşürdü.

Peki ya kent yakınındaki bir deprem nasıl bir sonuç doğururdu?

Bu soruya sağlıklı bir yanıt verebilmek için....

Konut stokunun durumunu, ilgili kurumların hazırlık düzeyini, tatbikatların sayıca ve standart olarak yeterliliğini, toplanma alanlarının durumunu, başta öğrenciler olmak üzere deprem anında ne yapılması gerektiğine dair verilen eğitimlerin düzeyini ve zorunlu deprem sigortası bulunan yapıların oranları gibi birçok parametreyi net biçimde bilmemiz gerekiyor.

Ancak, bu temel soruların neredeyse hiçbirine tatminkar bir yanıt vermenin mümkün olduğunu düşünmüyorum!

Mesela...

Depreme dayanıklı olmayan yapı stokunun durumu belli değil.

Sadece genel ve bölgesel yaklaşımla yapılan haritalamalar söz konusu.

Keza şimdiye kadar yapılan kentsel dönüşümde de pek bir mesafe alınamadığını herkes biliyor!

Oysa depreme dayanıklılık birinci önceliğimiz olmalı.

Yani araziye uygun binaların bir an önce riskli yapılarda yaşayan insanların kullanımına sunulması şart!

Kısacası rantsal değil depremsel bir dönüşüme ihtiyacımız var.

Hem de bir an önce.

Malum deprem geliyorum demez!

Ve tabii ki toplanma alanları hala çok eksik.

Mevcut toplanma alanlarını bilen vatandaş sayısı da çok az ne yazık ki.

Deprem bilincinin oluşması için de kayda değer bir çalışmanın yapılmadığı ortada.

Arama kurtarma ekiplerinin hazırlık seviyeleri de sorgulanmalı.

Olası bir depremde canınızı kurtardığınızda hasarlı binanınza yüzleşecek olmanız ise bir başka mesele!

Çünkü Bursa gibi birinci derece deprem bölgesi olan bir ildeki zorunlu deprem sigortası oranı sadece yüzde 58,70 seviyesinde.

Yani neredeyse binaların yarısı sigortalı değil hala.

Ve Marmara Bölgesi'ndeki en düşük sigortalılık oranı da Bursa'ya ait ne yazık ki!