05 Kasım 2018 Pazartesi, 11:35

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ferhan Petek

"Koca"man "koca"man projeler

Ferhan Petek

iletisim@bursadabugun.com

Biraz ondan, biraz bundan... Bir miktar eskilerden bir yerlerden, birkaç tutam hayallerdeki kriterlerden... Böl, topla, çarp, çıkart ve kendine ideal bir erkek yarat. Ya da potansiyel bir "adam"ı al, evir çevir, altını üstüne, üstünü altına getir. Kalıbını hazırla, kurbanı o kalıba güzelce yerleştir. Fazlalıkları at, son eklemeleri yap, ince işçilikleri kat ve her şey sona erip evrim gerçekleştirdiğinde ona "Sen çok değiştin" de. Arkanı dön ve git. Gittiğin yerde de neye uğradığını şaşırmış bir harabe bırak. Sonra "Vay efendim, erkekler düzdür, çoğunluğu da öküzdür." O öküzler de hep sana denk gelir zaten. Başkalarınınkiler iyidir, âlâdır da sen hep odun yontmakla uğraşırsın. Hepsi tek tornadan çıkmıştır ya. Sana da acıların kadını olmak düşer. Sende kabahat olacak değil ya canım. Yok artık daha neler!

Dünyanın neresinde ne şekilde işler bilmiyorum ama bizim köyün kızlarının genlerinden gelen ideal eş bulup, kendini sonsuza dek garantiye alacağı mutlu ve huzurlu yuvayı kurma projesi özellikle son yıllarda tutanın elinde patlıyor fark ettiniz mi? "Günümü gün edeyim, gecelerimi şenlendireyim, az macera, az romantizm yaşayıp keyfime bakayım" derken mecburi bir "kendine yeten güçlü ve kariyer sahibi kadın" kimliği dağıtılmaya başladı artık. Kocayı bulana kadar feminist kalanlar serpiştirildi kadınların en ulaşabileceği noktalara. Kitaplar yazıldı, filmler yapıldı koca bulmak hakkında. Ama artık kadınlar, daha kadın olmanın bilincine varamadan, kendilerine diretilen, öğretilen o yuvayı kuracağı kocayı bulamadan kendi kendilerine kocamaya başladılar. Onlara mı yazık yoksa onların eline düşen erkeklere mi? Bilemedim şimdi. Ama birilerine yazık olduğu da kesin gibi.

Çoğunluğa göre -ki bu çoğunluk piramidinin zirvesindeki teyzeleri hepimiz tanıyoruz- tek bir tip var. Kızlarına, babasının evinde gördüklerinden daha fazlasını verecek bir adam. Öyle ki evlenene dek babasının evinde popişini yayan kızımız, evlendikten sonra dert tasa çekmeden, zor gün görmeden, sıcak ve soğuk suya aynı anda temas etmeden o popişi kocasının evinde yayacak.Bu da erkekleri belki hayatlarının sonuna dek girmek istemedikleri bir "yuva kurucusu, yürütücüsü ve sonsuza dek götürücüsü" sorumluluğunun altına yatırıyor. Adama soran var mı peki bu durumu? Yok elbette. Ne bilecekler ki zaten? Adama ver kumandasını, koy çayını önüne, maç keyfini de bölme yürüsün gitsin o "mutlu" yuva yıllar boyunca.
Bu mu gerçekten kendinize layık gördüğünüz hayatlar? Bu mu olacak ya da zamanı geldiğinde? Bunlar mı kabul etmesi size kolay kanunlar? Değiştirmeyi düşündünüz mü hiç bu gidişatın içinden bir şeyleri? Bir kızın hayatını kurtarmak için en garanti şansı, zengin koca bulmak mı? Belki oynatmak, yerini değiştirmek gerekir bazı maddelerin olamaz mı? En azından kendinize, aklınıza, fikrinize, duygularınıza göre uyarlasanız listeyi? Neyse çok yazdı kapatıyorum ben. Başım da ağrıdı zaten uyuyacağım daha. Ha bu arada sanmayın ki bunun erkek versiyonu yok. Onu da sonra anl... yazacağım. Öptüm.