Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

23 Ekim 2019 Çarşamba, 09:08

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ekin Kopal

Özgüveni yüksek çocuklar nasıl yetiştirilir?

Ekin Kopal

ekinkopal@bursadabugun.com

Bizim kültürümüzde çocuğun pek konuşmayanı, lafa söze karışmayanı, kafasını yerden kaldırmayanı makbuldür.
Ya da makbuldü demeliyim.
Çünkü "Büyüklerin sözüne karışma. "
" Babana karşı çıkma."
"Komşunun oğlu kadar olamadın."
"Bizi elalemin ağzına sakız etme."
diye susturulan, bastırılan çocuklar şimdi çocuklarının gözünün içine bakan,
" Sen her şeyi yapabilecek güçtesin. " diye sürekli çocuklarına özgüven pompalamaya çalışan anne babalar oldular.

Tabi özgüveni yüksek çocuk,
" Sen her şeyi bilirsin, her şeyi yaparsın, en akıllısın, çok zekisin, aman da paşasın, prensessin... " diye yetiştirilmiyor.
Sürekli çok zeki olduğunu duyan çocuk, çalışmasına gerek olmadığını düşünüyor; problemleri daha önlerine gelmeden çözülen, yemekleri ağızlarına verilen çocuklar bir şey yapmadan çok şey olduklarına inanıyor.

Özgüven: kendini olduğun gibi kabul etmek, kendini tanımak, doğru bildiklerinin arkasında durmak, başkalarının fikirlerinin seni yönlendirmesine izin vermemek demek.
Çocuğa sürekli " Dur, yapma, düşersin, dökersin, düşürürsün, taşırırsın, sen yapamazsın." derseniz, 8 yaşına geldiğinde hala yemeğini yedirirseniz, evde hiç bir sorumluluk vermezseniz, karşılaştığı problemleri siz çözerseniz, ne isterse yapabilecek güçte olduğunu söyler ama her şeyi onun yerine yaparsanız, çocuğunuzun özgüveninin yüksek olmasını beklemek temelsiz bir beklenti olacaktır.

Uzmanlar çocuğu değil, davranışı, çabayı övmek ya da eleştirmek gerektiğini söylüyor. Yapması çok zor kendimden biliyorum ama övgüyü de yergiyi de çocuğa değil, davranışa yapmak gerçekten de daha faydalı. Çünkü çocuk kötü davranışlarını iyileriyle değiştirebilir, ama kişiliği mizacıdır ve kişiliğiyle ilgili söyledikleriniz üzerine yapışır.
Oldukları gibi kabul edilen, nasıl davranırsa davransın sevilmeye devam edileceğini bilen, olumlu davranışlarının daha çok üzerinde durulan çocukların olumlu davranışlar göstermesi daha olası.

Çocuklarla konuşmak da çok önemli. Göz teması kurarak, ne dediğini sabırla dinleyerek, sorular sorarak, önemsendiğini hissettirerek bir çocukla iletişim kurmak çocuk için o kadar özel ki. Geçenlerde sadece anne babaları gözlerinin içine bakıp, onlara odaklanıp azarlasın diye yaramazlık yapan çocuklar olduğunu okudum, içim sızladı.
Büyüklerin yönettiği dünyada bir çocuk için değer verildiğini, dinlenildiğini, önemsendiğini hissetmenin ne kadar kıymetli olduğunu kendi çocukluğunuzdan hatırlayın.
Eğer birden fazla çocuğunuz varsa da özel zaman geçirmek çok önemli. Kardeşi olan çocukların hırçınlığı, kardeşine kötü davranmasının altında da ilgi savaşları yatıyor. Çocukları birbirleriyle ve başkalarıyla karşılaştırmayın. Sevgili Özgür Bolat'ın çok sevdiğim bir sözü var : " Sahip olmak istediğiniz değil, sahip olduğunuz çocuğu yetiştirin. " diyor.

Bütün anne babalar çocuklarını çok severler, çocuğunun iyiliğini isterler ama çocuğun kendi yapabileceklerini engelleyerek, çocuğa kendi başına yemek yemeyi, giyinmeyi, ayakkabısını giymeyi, su içmeyi öğretmek yerine bunları onun için yapmaya devam etmenin çocuğa faydadan çok zararı oluyor ne yazık ki. Bence çocuklar kendi gelişim süreçlerine göre mümkün olan en erken yaşta bağımsız olarak hareket edebilecek becerileri kazanmalı. Gerekirse düşmeli ama kendi kalkmalı. Benim düştüğünde kendi kalktığı için hiç ağlamayan 20 aylık bir kızım var ve düştüğünde kaldırmamak onu yetiştirirken yaptığım en doğru davranışlardan biri bence. Yapması benim için gerçekten zordu ama onun için çok faydalı oldu.
Kendi kendine yapabildiği bir çok şey var. Hiç biri de kolay öğrenilmiyor tabi ki.
Çorbayla yıkandık, hala da yıkanmaya devam ediyoruz arada ama şimdi yemeğini çorbası dahil kendi yiyebiliyor, suyunu bardaktan içebiliyor, kirli sepetine kirlilerini atabiliyor ve yapabildiği her şey için çok mutlu oluyor.
Aynı şekilde tercih etme yeteneği gelişsin diye gün içinde iki seçenek arasından seçim yapmasını istiyorum ve kıyafetini, yanımıza alacağımız kitabını, giyeceği ayakkabıyı kendisi seçiyor.
Yani demem o ki bence çocuklara alan açmak, çok klişe olacak belki ama balık vermektense balık tutmayı öğretmek her zaman daha faydalı.

Uzun lafın kısası; özgüveni yüksek çocuk yetiştirmek istiyorsanız gözlerinin içine bakarak dinleyin, kendi kendine yapabileceklerini öğretin, evde küçük sorumluluklar verin, kimseyle kıyaslamayın, onu olduğu gibi sevin, çabasını takdir edin ve son olarak onun için yapmayın, onunla birlikte yapın.