15 Nisan 2019 Pazartesi, 08:50

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ekin Kopal

Müşterilerimiz : Aşırı kaygılı anne babalar

Ekin Kopal

ekinkopal@bursadabugun.com

Korkuyoruz.
Çocuğun sokakta oyun oynamasından, arkadaşının evine gitmesinden, internette tehlikeli sitelere girmesinden, kötü insanlarla arkadaşlık etmesinden, intihara sürükleyen oyun oynamasından, okulda hastalık kapmasından, evde kafasını masanın kenarına vurmasından, kaldırımda yürürken birden yola koşmasından...

Bizim çocukluğumuzdan daha mı güvensiz sokaklar ?
İnsanlar daha mı kötü kalpli ?
Hastalıklar mı çoğaldı ?

Hayır.
Aksine yeni aşılar sayesinde tamamen yeryüzünden silinen hastalıklar var.
Yaşamını kaybeden çocukların oranı şimdiye kadar hiç olmadığı kadar düşük.

Ama bizim kaygı seviyemiz düşeceğine artıyor. Çocukları her an kontrol etmek istiyoruz. Gözümüzün önünden bir an olsun ayırmıyoruz.
Çocuğumuzun arkadaşlarının aileleriyle tanışıp annelerin katıldığı oyun grupları oluşturuyoruz.
Başka odada uyuyan bebeği kamerayla takip ediyoruz.
Evdeki sivri kenarlı sehpalara yuvarlak plastik kenarlar, çekmecelere kilitler takıyoruz.
Çocuğun telefonundaki programdan ne zaman nerede olduğunu izliyoruz.
Çocukların kollarına taktığımız güvenlik saatlerinin elektronik kelepçeden farkı yok.
Ulaşabiliyor, kontrol edebiliyor olmanın sınırlarını zorluyoruz.
Peki bütün bunlar kaygımızı azaltıyor mu ?
Hayır.

Haber bültenleri insanları korkutacak haberlerle dolu.
Çünkü ne kadar çok korkuturlarsa o kadar çok izleniyorlar.
Polisiye dizi gibi gündüz programları var. Gerçek insanların hayatlarını dört bir tarafından tutup sündürebildikleri kadar sündürüyorlar.
Korku imparatorluğu sayesinde müşterisi hazır bir ürün pazarı yaratılıyor.
Reyonlardaki ürünler aklınıza gelmeyecek tehlikelere karşı çocuğunuzu koruyor.
Güvenliği geçtim, çocuğun kıyafetleri için ayrı, oyuncakları için ayrı, yiyecekleri için ayrı, biberonu için ayrı temizlik ürünleri satılıyor.
Ebeveynler kaygılarından kurtulabilmek, güvende hissedebilmek için sürekli satın alıyorlar.
Peki çocuklarının güvende olduğundan emin olabiliyorlar mı ?
Hayır.

Çünkü yeni çağın oyunu bu.
Önce sizi korkutuyorlar.
Haberlerle, reklamlarla, subliminal mesajlarla, sosyal medyada yayılan viral videolarla...
Sonra siz, kendinizi tekrar güvende hissedebilmek için sürekli yeni bir şeyler alma ihtiyacı duyuyorsunuz.
Satın aldığınız şeylerin gerekliliğine inanmaya devam etmek ve kötü olayların sizin başınıza gelmediğine şükretmek için de izlemeye, okumaya devam ediyorsunuz.
En ufak bir olayda bile aklınıza en kötü olasılık geliyor, felaket senaryoları yazıyorsunuz.
Ebeveynlik konusunda kendinize güvenmiyorsunuz, çünkü her an başka bir uzman tarafından sosyal medya kanallarından uyarılıyorsunuz.

Tek başına başka odada bile olmasına izin verilmeyen,
Gözünüzün önünden hiç ayırmadığınız,
Gittikleri her yeri, yaptıkları her şeyi izlediğiniz,
Sokakta dilediğince koşup oyun oynayamayan,
Her yaptıklarına şüpheyle yaklaşılan,
Tek başına markete gidip ekmek bile alamayan bu çocuklar büyüdüklerinde nasıl insanlar olacak sizce ?

Bu sorunun cevabı bende değil, bizde.

Satın almadan önce, çocuğu kısıtlamadan önce, sınır koymadan önce bir durup düşünün bunu neden yapıyorsunuz.
Çocuğu nasıl bir tehlikeden koruyorsunuz...
Çocuğu bu balon tehlikeden korurken, nelerden mahrum bırakıyorsunuz.

Ebeveynlikte öncelikle iç güdülerinize güvenin.
Bilgili olmak tabi ki önemlidir, ancak hiç bir uzman sizin yerinize çocuğunuzu yetiştiremez.
Çocukları kontrol etmek kolaydır.
Siz zoru seçin.
Güvenebileceğiniz bir çocuk yetiştirin.