19 Nisan 2019 Cuma, 09:01

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ekin Kopal

Karamsar dünyada iyimser çocuklar nasıl yetiştirilir ?

Ekin Kopal

ekinkopal@bursadabugun.com

Çocuk büyütürken aslında kendini büyütüyor insan.
Bir gün hayatının merkezine derdini anlatamayan, tamamen sana muhtaç bir insan koyuyorsun.
Sonra onu anlayabilmek için kendini geliştirmeye başlıyorsun.
Daha çok empati yapıyor, daha çok dinliyor, daha çok gözlemliyorsun.
Dünyaya onun gözlerinden bakmaya çalışıyorsun.
Sonra fark ediyorsun ki her şey çok ilginç, dünya çok büyük.
Çocuğunun öğrendiği en ufacık şeye bile tüm kalbinle seviniyorsun, oysa içte içe biliyorsun ki daha yolun çok başında, öğrenmesi gereken milyonlarca şey var.
Bu kadar çok şeyi mutlu bir şekilde öğrenebilmesi, yere düştüğünde ellerinde rengarenk çakıl taşlarıyla kalkıp yola devam edebilmesi mümkün mü ?

Çağımızın hastalığı karamsarlık.
Dünyada bir sürü güzel şey olurken, kötülere odaklanmayı tercih ediyor, onlar hakkında uzun uzun konuşuyoruz.
İyi olaylar hakkında konuşmaya pek gerek duymuyoruz, çünkü onların bizim başımıza gelme olasılığı çok düşük, oysa kötü şeyler hep bizi buluyor.
Sokaklarda canavarların gezdiği ve mutlu sonun kötü kalpli cadı tarafından çalındığı bir masalda yaşıyoruz sanki.
Bu karamsar dünyada çocuklarımızın başarılı olması için öğrenmeleri gereken en önemli şey iyimserlik bence.
Çünkü iyimser insanlar kendileri konusunda da iyimserdirler, iyi özelliklerine odaklanırlar, kendileriyle barışıktırlar, problemleri kişiselleştirmedikleri için çözüm odaklıdırlar.
Başlarına kötü bir olay gelse bile bunun geçici olacağını bilirler, genele yaymazlar, pes etmezler.
Girişkendirler, risk almaktan korkmazlar, hatalarından ders alırlar.
Başkalarının açığını aramazlar, kötünün içindeki iyiyi ortaya çıkarmaya çalışırlar.

İyimserlik doğuştan gelen bir özellik değil, öğrenilebilen bir yetenek. 
Yani çocuğumuzun iyimser biri olmasını istiyorsak, yetiştirme tarzımızı ona göre şekillendirebiliriz :

Çocuklar doğuştan meraklıdır, büyük bir öğrenme isteğiyle dünyaya gelirler. 
Aileleri olarak bizler meraklarını beslemeliyiz.
Öğrenmek istedikleri şeylerde onlara yardımcı olabilir; sorularını cevaplayabilir, keşfetme isteklerini kaybetmemeleri için elimizden geleni yapabiliriz. 
Böylece dünyanın görülmeye, öğrenilmeye değer güzelliklerle dolu bir yer olduğunu unutmazlar.

Çocuklar hatalarından ders almayı bilir.
Yeni şeyler deneyimledikçe kendi sınırlarını öğreneceklerdir. Bir şeyleri yapmasından korkup çocuğu engellemek kendini başarısız hissetmesine neden olabilir, onun yerine yanında olup, sabırla destekleyerek başarmasını sağlayabiliriz.
Başarmak için en büyük motivasyon kaynağı: öncesinde yaşanılan daha küçük başarıların verdiği mutluluktur.

Çocuklar her şeyi doğru analiz edemeyebilirler. Uzmanlara göre karamsarlığın altında yatan iki önemli neden var:
Birincisi kişiselleştirme ( ben böyle biri olduğum için bu benim başıma geldi ),
ikincisi ise genelleme ( böyle şeyler hep benim başıma gelir ).
Çocuklarımızın başına kötü bir olay geldiğinde konuyu birlikte analiz ederek bu olayın neden olduğunu, bir daha olmaması için hangi konuda kendilerini geliştirmesi gerektiğini açıklayarak onları yönlendirebiliriz.

Başarmak için emek vermek, mücadele etmek gerekir. 
Çaba göstermenin çok değerli olduğu çocuklara çok küçük yaştan itibaren öğretilmelidir.
Bunun için de çocukları henüz yapamadıkları için eleştirmek, başkalarıyla karşılaştırmak yerine geçmişte başardığı şeyleri göstererek motive etmeli ve verdiği emeği takdir etmeliyiz ki çaba sarf etmeyi bırakmasınlar.

Ve belki de en önemlisi : çocuklarımızın iyimser olmasını istiyorsak bizler iyi birer model olmalıyız, negatif söylemleri, genellemeleri hayatımızdan çıkarmalıyız.
Çünkü çocuklar bizi zaman zaman dinlemeyi bırakabilirler ama izleyip taklit etmeyi asla bırakmazlar.