Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

24 Eylül 2020 Perşembe, 00:30

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ekin Kopal

Çocuklar Okula Başlayınca Yaşlanıyor

Ekin Kopal

ekinkopal@bursadabugun.com

Çocukluğumdan beri çok ilginç bulduğum bir konu var: insan.

Yaşadığımız evler, kullandığımız eşyalar, yarattığımız medeniyetler, üst kültürler, diller, teknolojik gelişmeler ve bunların hepsini içine alan büyük dengeye şaşırmaktan hiç vazgeçmedim.

Milyarlarca galaksiden birinde, hayatımızı borçlu olduğumuz sıcak bir ateş topunun etrafında dönen bir gezegende yaşıyor olduğumuzu ve her şeyin sonu olduğunu kabullenip yaşamaya devam edebilmemizi de bu dengeye borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

Geçenlerde kızımla balkonda otururken

 " Yıldızlar neden düşmüyor anne? " diye sordu. Yıldızların neden düşmediğini okulda ezberlediğim belli teoremlerle anlatabilirim tabi ki ama burada asıl önemli olan şey;

Yıldızların düşmemesi sizce de çok enteresan değil mi?

Biz buna şaşırmayı ne zaman bırakıyoruz?

Kocaman açılan meraklı gözlerimizdeki yıldızlar ne zaman sönmeye başlıyor?

Bence okula başladığımızda.

Okula başlayana kadar merak eden, sorgulayan, kendi oyun dünyasında deneyler yapan, adeta minik bir bilim adamı gibi çalışan çocuk okula başladığında işler değişiyor.

Soru soran değil, yanıtlamaya çalışan taraf oluyor.

Kabul görmek, yüksek notlarla etiketlenebilmek, takdir görebilmek için yanıtları ezberlemeye başlıyor çocuk.

Amacı sormakken, yanıtlamak oluyor.

Öğretmenliğe olan tutkusu ve idealistliğiyle her zaman gurur duyduğum, benim yazılarımın da açık ara en iyi okuyucusu olan babam bir hikaye anlatmıştı Nobel alan bir profesörle ilgili. Nobel ödülünden sonra ders verdiği okulda bir öğrencisi soruyor, bu kadar bilim insanı arasında bu ödülü almanızın nedeni nedir diye.

"Başarımda en büyük etken annemdir. " diye yanıtlıyor profesör ve devam ediyor:

"Başka anneler çocukları okuldan döndüğünde bugün okulda öğretmenin ne sordu diye sorarken, benim annem bugün öğretmenine ne sordun diye sorardı her gün okuldan eve geldiğimde. Ben de her gün daha iyi bir soru sormaya gayret ettim ve soru sormayı hiç bırakmadan bugünlere geldim. "

Çocuklar neden sürekli soru sorarlar,

Neden ellerinde sürekli bir şeyleri evirip çevirip oynarlar, neden farklı olasılıklarla ilgili denemeler yaparlar biliyor musunuz?

Öğrenmek için.

Oyun oynamak da aslında bir öğrenme pratiğidir.

Merak, keşif duygusu, ilgi ise en iyi öğrenme motivasyonlarıdır.

Okulla ilgili motivasyonları hali hazırda düşük olan çocuklar, pandemiden sonra internet üzerinden eğitimle kalan motivasyonlarını da kaybettiler.

Gördük ki ne okulla oluyor, ne de okulsuz.

Belki de sıkıcı ezber bilgileri bir kenara koyup ellerin, beyinlerin daha çok çalıştığı, interaktif derslere geçmek gerekiyordur.

Madem çocuklar derse girmek istemiyor, o zaman oyunlarla, şarkılarla, danslarla işlemek gerekiyordur dersleri.

Bilgi her zaman edinilebilir. Yerimizden kalkmamıza bile gerek kalmadan ulaşabiliyoruz her türlü bilgiye.

Asıl önemli olan; edindiğimiz bilgiyi nasıl kullanacağımızı öğrenmek, aklımızın süzgecinden geçirip geliştirmek.

Daha iyi sorular sormak için çabalayan,

Soru sormaktan korkmayan, sorularına yanıt bulabilmek için kontrollü deneyler kurgulayabilen çocuklar yetiştirmek...

Çocuklar okula başladıklarında bu saydıklarımı yapabiliyorlar.

Yani amacımız yoktan bir şey var etmek değil, var olanı canlı tutabilmek.

Henry Ford'un çok ünlü bir sözü vardır;

"İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır." diye

Bizim çocuklar okula başlayınca yaşlanıyor.

Eğitim sisteminin 100 yıllık tozunu üstünden atıp çağa uyum sağlaması gerekiyor,

pandemi de bir taraftan zorlarken değişim kaçınılmaz hale geliyor sanki ne dersiniz?