Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

06 Haziran 2019 Perşembe, 17:35

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ece Sarı

Süper kahraman oluyorum!

Ece Sarı

iletisim@bursadabugun.com

Anne oluyorum yani bir süper kahraman... Ve bu yazıda bunu romantikleştirmeyeceğim. Hatta net bir yazı olacağına da eminim. Anne olmanın içgüdüsel olduğuna inanmayanlardanım. Hani şu biyolojik saat vs. Böyle bir şey yok. Bu toplumun kadına dayatılan birçok basmakalıp düşüncelerden biridir. Kadın doğurganlık yaşının sonlarına doğru geldiğinde panik yapar. Asıl olan üremenin içgüdüselliğidir. Kadın da erkek de üremek ister. Biz insanlar da tüm canlılar gibi üremek isteriz. Konu bu.

Bebeğin rahme yerleşmesi, içinde bir hayatın büyümesi mucizevi, harika bir duygu. Bebeğimin ilk kalp atışını duyduğumda gözümden istemsiz bir yaşlar döküldü. Bu bir insanın duyabileceği en güzel ses; ancak annelik hissiyatına yeni yeni sahip oluyorum. Ne zaman ki onunla tanışacağım (Bu anne için bebeği karnında hissetmek, hatta ilk emzirme bile mümkün, baba için de doğumdan sonra gelen bir duygu olduğunu bilir ve inanırım) o zaman o hissiyata tam anlamıyla sahip olacağım, her canlı gibi. Hatta bebeğimin olacağını öğrendiğim ilk zamanlar neden ben de bu his yok diye kendimi ucube gibi bile hissettim ama sonra üniversite yıllarımda katıldığım kadın temalı konferanslarda anne olan kişilerin tüm bu süreçteki deneyimlerini hatırladığımda bu ucubelik hissinin bana toplum tarafından yüklendiğini bir kez daha anladım. Bu söylediklerimin bazı okuyucular tarafından karşı çıkılacağına adım gibi eminim. "Anne olunca anlarsın" kafası maalesef bizim topraklarımızda baskının bir diğer yüzü.

Bebeğimi daha şimdiden çok seviyorum, çok heyecanlıyım, yıllarca okuduğum, deneyimlediğim her şeyi onunla paylaşabileceğim, kendini geliştirmiş akıllı ve doğrularına güvendiğim bir babası olacağı için çok mutluyum. Ve anne olacağımı öğrendiğimde uzun zamandır dinlemeyi bıraktığım iç sesime yöneldim. Bu, onu kucağıma almadan önce onun için yapabileceğim en güzel şey. Kendimi hatırlamayalı çok uzun zaman olmuş. Mesela ben dilediğimi giyen, dilediğim yere giden, benden çok farklı bana çok benzer birçok insanla sohbet eden, saçımı maviye mora boyatabilen, 'hayır istemiyorum' diyebilen biriydim. Çok uzun zamanıdır istemediğim birçok şeyi yaptığımı, aslında çok da istemediğim halde bazı şeyleri kabul ettiğimi, duygularımı ve arzularımı bir kenara bırakıp, hayallerimi ertelediğimi fark ettim. Artık bunu yapmayacağıma dair söz verdim. Kendimi hatırlamak, içsel özgürlüğüme kavuşmak, düşünsel ve faali emrivakilere, ideolojik dayatmalara hayır demeyi, mütevaziliği bir kenara bırakıp tekrar gündeme getirmeye karar verdim. Bir annenin güçlülüğü bir evlada verebileceği en güzel hediye benim gözümde...

Bu arada neden mi süper kahraman oluyorum? Çünkü Türkiye'de önce kadın, sonra da anne olmak çok zor. Dünyanın birçok yerinde de durum farklı değil. Her anne demeyeceğim, annelerin birçoğu evlatları için çok şey yapar. Bu ülkede de tüm zorluklara katlanarak annelik yapan çok süper kahraman var. Annelik demek kahramanlık demek aslında...

Sosyal medyada yapılan paylaşımların içindeki samimiyetsizliği hepimiz görüyoruz aslında. Yeni evlenenler, yeni çocuk sahibi olanlar, yeni ev araba alanlar vs vs. Bu aslında interneti doğru kullanamayan Ortadoğulu toplumların buldumcuk hikayeleridir bunlar. Güzel sözler yazmak, duygularını dile getirmekten bahsetmiyorum; ama o aşırılık, o cıvıklık... Kimse kimsenin kocası, karısı, çocuğuyla ilgilenmiyor aslında. Tüm bu 'minnoş' paylaşımlar sadece kişinin ego tatmininden başka bir şey değil.

Eğitim hayatımda da ilgilendiğim konudur kadın, çocuk ve aile. Bu yüzden çocuk yetiştirmeyle ilgili topyekun bilinçli olmasam da (ki kimse değil) bazı kesinliklerim var. Mutlu çocuk yetiştirmek çok önemli. Şimdilerde mutlu çocuk yetiştirmek çocuğun kölesi olmak, her dediğini yapmak, şımartmaktan geçiyor, böyle görüyorum gözlemliyorum maalesef. Ama bu, şimdinin mutlusu, geleceğin mutsuzu bir çocuk yetiştirmektir. Tatmin duygusu olmayan, herkesten her yerden her şekilde her şeyi elde edebileceğini öğretmektir. Ne yazık! Yabancı arkadaşlarımın bu konular açıldığında ortak söyledikleri bir şey var: Türkiye'de anneler çocuklarına yanlış davranıyor! Katılıyorum! Aşırılık doğru olan değildir, bakınız biz bunu aşk ilişkilerimizde de yapıyoruz. "Seviyordum, öldürdüm" diyen adamlar var bu ülkede!

Gelelim benim anne olacağımı öğrendiğimde gelen tepkilere... Evlenirken de aynılarını duymuştum. "Aaa sen mi evleneceksin? Aaaa sen anne mi olacaksın? Hadi canım"

Bu, kısa ömrümün uzun bir çoğunluğunu feminizm çalıştığım için oluyor. Pek çok şey de olduğu gibi feminizm konusunda da yanlış algıya sahip olmamız feminizmle ilgilenen kadınların anne ve eş olmak istemeyecekleri algısından ötürü... Halbuki ne alakası var. Yani kocam bana nikahı kıydığımız günün ertesi günü "Artık kadın cinayetlerine, tacize tecavüze, çocuk istismarına ses çıkarmayacaksın. Kıracaksın dizini evde oturup bana hizmet edecek, siyasetle ilgilenmeyeceksin" falan demedi. Demez de... Çocuk yapınca "Ben artık anne oldum, kadın olduğumu unuttum. Bundan sonra kendime bakmayacak, geliştiremeyecek, kocamla vakit geçirmeyecek, haklarımı savunmayacak, üretime katkıda bulunmayacağım" mı diyorum? Tam da aksini söylüyorum. Anne olsam da kendime bakmaya, geliştirmeye, kendime vakit ayırmaya olabildiğince gayret edeceğim. Şimdiden daha fazla. Mutlu bir kadın olacağım, mutlu bir çocuk için bunu yapacağım, iyi bir rol model olacağım. Çocuğunuzu iyi besinlerle beslemek, uyku saatlerini aşmamak yeterli değil. Önce anne ve baba olarak mutlu olacaksınız. Dünyada anne babası hır gür içinde, karı koca olarak özel hiçbir şey yapmayan, aşksız, sadece annelik ve babalık görevini eksiksiz yerine getirmeye çalışan ama mutsuz anne babaya sahipsiz ama çok iyi beslenmiş binlerce çocuk var. Bir çocuğun neye ihtiyacı olduğunu sadece önce annesi sonra da babası bilir. Ve daha şimdiden bebeğimin ne istediğini anlayabiliyorum ve bu mucizevi bir şey.

Kötü dünya, dünya kötü... Büyüdükçe kötüleşiyor insanlar, insanlık... Mutlu, huzurlu, barışın içinde bir çocuk yetiştirmek ne zor artık... Bu nedenle dürüstlüğü benimseyerek kötüyle savaşmak mucizesini gerçekleştirmek gerek... Çocukların her yerde mutlu olduğu bir dünya dileğiyle...