02 Mayıs 2019 Perşembe, 13:29

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ece Sarı

Otobüs durağının rızası var mıydı?

Ece Sarı

iletisim@bursadabugun.com

Her hafta yazacak o kadar çok konu oluyor ki ülkede, gezegende... Ben dön dolaş yine tacizciye, tecavüzcüye, kadın katillerine geliyorum. Bu benim yıllarca feminizm falan okumamla ilgili değil, vicdanımla, korkumla, gelecekle ilgili karanlığa boğulmamla ilişkili... Kalbim sancıyor...

Üç sabah önce yine haberlere bakarken yaşadığım mahallede bir adamın 11 yaşındaki bir erkek çocuğunu yanlışlıkla arabasına erik çekirdeği attı diye öldüresiye dövüp istismarda bulunmak üzere götürürken iki kadın tarafından fark edilmesi ve çocuğun şans eseri kurtulması haberini okudum. Tüylerim ürperdi, yanı başımızda korku filmleri dönüyor, hiçbir şey yapamıyoruz.

Ondan bir gün sonra yine Küçükçekmece'de bir kız çocuğunu kaçırırlarken annesinin çığlığı tarafından şans eseri kurtulduğunu okudum. Kanım kondu...

Ondan bir gün sonra sözde "sevdiği" kadının yüzüne kezzap atan bir caninin kadına yaptıklarını gördüm, kadının fotoğrafını... İçim yandı...

Bu sabah otobüs durağına yapıştırılmış kadın fotoğrafına cinsel tacizde bulunup sokak ortasında hayasızca davranan bir 'amcayı' gördüm. Pes dedim artık pes!

Öyle yazmış biri: Peki otobüs durağının rızası var mıydı?

Ülkedeki onca can sıkıcı gündem, onca tatava bu konu kadar canımı sıkmıyor. Yansın dünya diyorum, kopsun kıyamet!

Şimdi bu adam otobüs durağındaki bir kadın fotoğrafına şey yapıyor, kimsenin canını yaktığı yok diye salıverilecek. Sonra bundan cesaret alıp gidecek birilerinin canını sıkacak.

2-3 sene önce İzmir'de taciz ettiği kız çocuğu mahkemede kendisini görecek diye kalp krizi geçirerek ölmüştü. Torun tombalak sahibi olan bu adam serbest bırakıldı, gitti iki üç çocuğun canını daha yaktı. Sonra yine içeri...

Ne mantıkla salınıyor bunlar benim gerçekten mantıklı bir açıklamaya ihtiyacım var.

9-10 yaşındaki bir kız çocuğu korkudan kalp krizi geçiriyor. Bunu aklımız alıyor mu gerçekten? Buna sessiz mi kalıyoruz cidden?

İdam çözüm değil, ceza yaptırımları arttırılmalı. Zihniyet değiştirilmeli, zihniyet!

Lanet olsun çocukların, hayvanların, kadınların zulüm gördüğü dünyaya da düzene de!

***

Bir Kerimcan Durmaz vakası konuşuldu bu hafta. Müstehcen görüntülerini sosyal medyada yayınladığı için... Kendisi 'ben değilim' diye inkar etse de pek inandırıcı olamadı.

Bakın bu sosyal medyada kendini gösterme sevdasıyla cıvıtma olayı başka günün konusu. İnsanlar para kazanıp, ego tatmin edeceğim diye iyice zıvanadan çıktı. Herkes bir şey olma derdinde.

Ne olduğu belirsiz, ne iş yaptığı, ne yeteneğe sahip olduğu belli insanları saçma sapan formatlarla ünlü ederseniz, koca parasıyla bir halt olduğunu sananlara fırsat verirseniz, ülke gündemine bunları taşırsanız bugün pantolununu indirir gösterir, yarın gelir hacet giderir.

***

Sizi duygulardan duygulara sevk edecek bazı filmler önereyim. Hem düşünüp, hem ağlatmalık:

The boy in the striped pajamas (Çizgili Pijamalı Çocuk)

The book thief (Kitap Hırsızı)

Little Boy (Ufaklık)

Frida

Hala aranızda bu filmleri izlemeyenler olup da tavsiyemle izleyen olursa bence bana teşekkür edecek. Israrla tavsiye ediyor ve mutlu bir hafta geçirmenizi diliyorum.