Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

25 Haziran 2020 Perşembe, 19:00

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ece Sarı

Kendi donunu kendin yıka!

Ece Sarı

iletisim@bursadabugun.com

Bu sabah bir kadın arkadaşın şöyle bir paylaşımına denk geldim: 'O okumuş, yurt dışında yaşamış, başarılı dediğimiz erkekler bile cinsiyetçi ve ana babasından bir gram farklı bir bakış açısına sahip değiller. Elinde kahve bardağı, DVD koleksiyonu, bu aralar popüler olan kitapla, dilinde yönetmen adlarıyla modern olmuyorsun delikanlız. Cinsiyetçi eşitliğin ne olduğunu öğren, el kızının sırtına kambur olma ya da Ortaçağ'a ışınlan.'

Ne doğru demiş, ne güzel bir günümüz 'modern' erkek tasviri yapmış.

Gerçekten de böyle... Geyikli kazak, dar pantolon giyip küpe takıp iki kaliteli içki içince, biraz yabancı dil bilip üç beş ülke gezince kendini  'entelektüel' sanan erkekler biraz sohbeti derinleştirdiğinizde bekaretten, ev işinin kadının sorumluluğunda olduğundan, kadınların eşit işe eşit ücret almasının haksızlık olmasından, kadının doğası gereği anaç olduğundan falan bahsedecektir.

Bir kısmının bakmayın bekaret önemsiz, güçlü kadın iyi kadın, kadına karşı şiddete hayır falan dediğinde... Bunlar evin içinde hâlâ gömleğini annesine ütülettirip, suyunu kız kardeşine getirten tipler... İki kere kremalı tavuk yapıp yanında bir kadeh şarap açınca mutfağın kralı, ev işlerinin uzmanı zanneder kendini. PR'ını iyi yapar ama özünde 'erkek çok eşlidir' mantığı da yatar.

Çeşit çeşit...

Türk erkeklerine giydiriyorum gibi gözükmesin. Ya da gözüksün...

Gerçek bu...

Ondan daha iyi eğitim almış, daha iyi yerlere gelmiş, daha fazla geleceği için emek vermiş eşlerine veya kız arkadaşlarına hizmet ettirir, meslekleri hakkında çok bilgisi varmış gibi eleştirilerde bulunur, kadın aklı nasılsa diye yatan bilinçaltındaki yobazlıkla evlilik veya ilişki yürütmeye çalışır. Her şeyi kendileri bilir ama kendi kullandığı tuvaleti temizlemek, boş kahve bardağını yıkamak, kendi gömleğini ütülemek, bütün gün kıçıyla eskittiği koltuğun tozunu almak konusunda nedense bilgisiz, yetisiz oluverir.

Bir de ev işleri konusunda beceriksiz olan erkeklerin bu marifetsizliğini romantikleştiren kadınlar ise ayrı bir mevzu. Hep aşırı aşk dizilerinden oluyor bunlar: 'Aaaa Berkecan ben sana bakarııııııııım'

Bak anacım bak... Bir iki sene hoşuna gider, sonra saçının dibi, bacağının kılı, tırnağının ojesi eskisi gibi olmayınca 'Berkecaaaağğğğn Allah belanı versin Berkeecaaağğğn' oluverecek o...

Erkek anneleri!

Ev işleri kızlara ait değildir! Kız çocuklarına 'Bu evin kızı sen değil misin?, Aaa nasıl kızsın sen annene yardım etsene, hanım hanımcık otur, kızlar hiç öyle yapar mı?' falan demeyin. 

Hiç kimsenin ama hiiiiiç kimsenin el kızına gündelikçi muamelesi yapma hakkı yoktur.

Dünyaları devirecek kadar akıllı oğullarınızın bulaşık yıkamayı bilemeyecek ya da bulaşık yıkamayı kendine sorumluluk bellemeyecek, tavuğu buzluktan çıkaramayacak kadar gerizekalı olması sizce de komik değil mi?

Yıllardır söylerim,

Kocalarınız/ sevgilileriniz kendi gömleğini ütüleyemeyecek kadar acizse kendilerine gerizekalı muamelesi yapmanız caizdir. Çünkü gerçekten ne yemek yapmak ne de yaşadığın alanın temizliğini yapıp sorumluluğunu bilmek için bir rahme ihtiyacınız yok. Pipiyle de yapabilirsiniz!

Eğer hiçbir işe dokunmayıp eşinize yoldaşlık etmeyen, bütün sorumluluğu kadının üstüne iteleyen sözde entelektüel, eğitimli bir koca, sevgili iseniz kendi donununuzu kendiniz yıkayın efendim.

.....

Bir de ben böyle konuşunca kocama üzülen erkekler ve erkek kafalı kadınlar var. 'Ahhh Caner yazık Ece ile uğraşmak zor' falan filan...

Eşim de gülüyor, ben de gülüyorum... Zannediyorlar eşitlik bilinci olan kadınlar evde kırbaçla kocalarına zulüm ediyor.

Yoooo...

Ben görevimi yerine getiriyorum, o da getiriyor. Kocam bulaşık makinesini çalıştırabiliyorsa ben de onun donunu yıkamaktan erinmiyorum. Baktım ihmal ediyorsa iki cık cık ediyorum, o da hak veriyor.

Kendinize insan gibi muamele eden kocalar seçin, sonra başkalarına acıyor gibi yaparken kendi acınacak halinizi görmez hale geliyorsunuz.

.....

Gelelim ben ne yapıyoruma...

Kızım daha 9 aylık olmasına rağmen kız gibi ol, kız gibi giydireyim, kız gibi davransın, kız gibi yatak odası olsun falan filan... Şakayla karışık yapılan esprilere bile müdahale ediyorum. 

Benim kızım,

Hiçbir erkeğin donunu yıkamak zorunda değil,

Hiçbir ortamda kız gibi davranmak zorunda değil, 

Hiçbir evin kızı olmak zorunda değil,

Hiçbir yerin vileda sorumlusu değil,

Hiçbir fayansın temizleme ustası değil,

Hiçbir yerde olduğunun dışında davranmak zorunda değil,

Aksine,

Her yerde istediği gibi giyinip, istediği gibi gülebilecek,

Her yerde var olup, her işi yapabilecek,

Herkesin içinde kendinden bahsedecek,

Her şeyi yapma gücüne sahip,

Her ilişkide kendi gibi var olabilecek!

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Bursa Kestel'de yaşanan sel felaketi sonrası hayatını kaybeden vatandaşlarımıza baş sağlığı, zarar gören vatandaşlarımıza ise sabır ve kolaylık diliyorum. Bir kez daha gördük ki betonlaşma, doğaya kafa tutma yine insana zarar veriyor. İnsanlar olarak tüketimi canavarlaştırıp gezegenin tek sahibi gibi davrandığımız için iklimler değişti, doğa artık kaldıramıyor, kendi dengesini kurmaya çalışıyor. Güzelim Bursa'da boş arazi kalmadı, bu kadar ev, bu kadar bina niye?

Yeşil Bursa'dan eser kalmadı... Yetkililer buna el atmalı, şehirlerin doğal örüntüsünün aksine davranmak vicdan işi değil. 

Hepinize iyi haftalar diliyorum...