Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

21 Mayıs 2020 Perşembe, 16:53

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ece Sarı

Ey ev hanımları!!

Ece Sarı

iletisim@bursadabugun.com

Evleneseye kadar çamaşır makinesi kullanmadım ben. Evin tek çocuğu, tek kızı, annem elimi sürdürtmedi. İnsanlar tepki verirdi 'Neden öğretmiyorsun bu kıza iş?' diye. Annem de 'Öğrenecek de ne yapacak, okusun yeter. Evlenirse zaten yapacak' derdi.

Gerçekmiş.

Yemek yine çat pat bilirdim, üniversitede karnımı kendim doyurdum, temizlik hastalığı annemden miras, sıkıntı yaşamadım. Ancak bu ne arkadaş! Çocuk da olunca bu da nedir böyle?

Geçen gün çocuğu uyuttum, balkonda kahve keyfi yapayım dedim. Taş çatlasın 10 dakika sürüyor. Kahve keyfiyle beraber başladım hesap yapmaya. Günde 17-18 saat çalışıyorum. Mesai yok, sigorta yok, ki en ölümcül kazaladır ev kazaları. Aynı anda bir sürü iş yapıyorsun. Ki ev hanımı da sayılmam öyle tamamen. Çocuğum küçük, büyüsün geri döneceğiz. Ancak şu anda evde miyim evdeyim. Oturdum hesap yaptım, bir ev hanımı ne kadar kazanmalı diye...

Bakıcılık, en az 3 bin TL

Aşçılık, ortalama bir lokantada 4 bin TL olsun.

Temizlik, günlüğü 200 liradan etti mi sana 6.200 TL.

Psikolojik danışmanlık, seans başı 400 desen, ayda hadi 800 olsun.

Şaklabanlık, maymunluk, gerekirse hokkabazlık, 7 bin TL.

Ayda neredeyse 21 bin TL geliri olması lazım bir ev hanımının! 21 BİN!

Ek mesai, sigorta, kuaförlük hizmetleri, yıpranma payı falan saymıyorum.

Hele bu virüs zamanında ekmek yap, konserve kavanozu yıka, kapı kollarını çamaşır suyuyla sil vb. onları da saymıyorum.

Yani saldım çayıra mevlam kayıra diyen ev hanımlarını bilemem, ben çok çalışıyorum arkadaş. Yıllardır oku, çalış derken ev hanımlığından haberimiz yoktu. Şimdi ev kadınlarına burun kıvıranların burunlarını kırmak istiyorum.

İşin geyiği bir yana, gerçekten kadınlar dünyayı omzunda taşıyor, öyle bir yük.

Bekarsın işe girersin ne zaman evleneceksin derler.

Evlenirsin, ne zaman çocuk derler.

Çocuk olur ikinciyi yapacaksan işe almam derler.

Hamileyken başlar kadının iş kaygısı. Amerika'da, Avrupa'da da böyle bu durum. Hatta Amerika'da içler acısı. Maalesef kadının önünde öyle çok engel var ki...

Tüm bunlarla boğuşurken;

'Doğum kilonu verememişsin' derler, diyete başlarsın.

'Kendini salmışsın' derler, hadi bugün rimel süreyim dersin, 1 saat dayanacakmış gibi,

'Şimdi sen ev kadını mı oldun' derler, daha çocuğun el kadarken iş kaygısı yaşarsın,

'Yaşlandın' derler, kremlere paralar bayılırsın,

'Koca bulamadın, evde kaldın' derler, görücülere sıcak bakarsın,

'Kocan seni aldatıyor, kabahat sende' derler, oturup kendine bela sayarsın.

Say say bitmez.

Karı koca çalışıp akşam eve geldiğinde yemekleri yine sen yaparsın. Çamaşırı sen yıkarsın, çocuğun ödevini sen yaptırırsın, veli toplantısına katılmak için işten izni sen alırsın.

Böyledir bu. Kadın CEO da olsa, dünyaları da yönetse iş hayatında, ev işi yine yakasına yapışır. Yani aslında kariyerinin en zirvesindeki kadın bile bir ev hanımıdır.

Ne acı...

Son yıllarda değişen bir erkeklik de söz konusu. Eşine yardım eden, çabalayan... Ama bakın yine 'yardım eden' diyorum. İşler yine bizde yani...

Bu değişen erkekler çoğunlukla hayatının bir kısmından sonrasını tek yaşayan erkekler. Benim eşim de gocunmadan yapar her şeyi. Komşularımızın görüp güldüğü bile olur. Halbuki kimse bana çamaşır asarken gülmüyor?

Ev işi deyip geçmemek gerekiyormuş, insanın beli tutuluyor, kemikleri ağrıyor, saçları dökülüyor, elleri çatlıyor, tırnakları kırılıyor, ruhu daralıyor.

Yani sevgili ev hanımları,

Ayda 21 bin lira kazanacak iş yapıyorsunuz. 7/24 çalışıyorsunuz. Hafta sonu tatiliniz bile yok. Hadi tatile gidelim deseniz ailece, bavulu siz hazırlayıp, tatilde çocukların ve kocanızın pılı pırtısını toplayıp, dönüşte çamaşırları siz yıkayıp ütüleyeceksiniz. Bir de kendin pişir kendin ye otellerine götüren kocalar var, aman diyeyim boşluğunuza gelmesin!

Biri kalkıp size, hele ki elini bir işe dokundurmayan bir erkekse bu, 'Amaaaan sanki sen yıkıyorsun çamaşırları, bulaşıkları, makine yıkıyor' veya  'Ev hanımları yatıyor bütün gün, ne yapıyorsunuz' falan derse zort deyin onlara ve bir hafta elinizi işe sürmeyin. Görsünler bakalım dünya evi kaç bucakmış!

İyi ve tertemiz, pırıl pırıl, gıcır gıcır bir hafta diliyorum...