11 Nisan 2019 Perşembe, 14:56

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Ece Sarı

Birileri bu vahşeti durdursun!

Ece Sarı

iletisim@bursadabugun.com

Çocukluğumdan beri hayvanları çok severim. Sokakta hangi hayvanı bulduysam annemin hayır diyeceğini bile bile eve getirdim, hep reddedildim. Köpekleri de çok severdim, kovaladılar. Çok korktum. Üniversiteye geldim, sokak köpeklerini beslerdim. Annem kedilerden çok huylanır, kedi sahiplendim. Mezun olmama yakın annem 'ya o ya ben, eve getiremezsin' dedi. Baktım ki ikna edemiyorum, mecburen sahiplendirmek zorunda kaldım. Sokak köpeklerini sevmeye devam ettim, her zaman içimde hafif bir korku olmasına rağmen. Sonra bir gün bir tanesi ısırdı beni feci halde, kuduz aşısı falan vuruldum. Korku orada kaldı, zaten temeli vardı, bir daha hiç çıkmadı. Ama köpeklerin ölmesini hiç istemedim. Zarar gelmesini hiç istemedim.

Çok korkarım köpeklerden. O kadar korkarım ki gördüğüm zaman sapıtırım, kaçmaya yer ararım. Belimden aşağısı uyuşur, yolumu değiştiririm. Değiştirecek yol yoksa durup gitmesini beklerim, dükkanlara girerim. Öyle de bir kaderim var ki nereye taşınsak köpeklerin içine düşerim. Şu an evimizin dört bir yanı köpek. Evimin sağ yanında bir teyze var, köpekleri besliyor. O nedenle en az 7-8 köpek var. Sol yanında avcı köpeği bağlı. Caddede sürü şeklinde köpek var. Evden tek başıma çıkmak benim için büyük korku, resmen içsel savaş. Korkarım, korkumu yenmek için uğraşsam da beceremedim. Şehir içinde köpeklerin bu denli çok olmasına da karşıyım. Birçoğunuz belki buna karşı çıkacaksınız ama sokak hayvanlarının şehir içinde güvende olduğunu düşünmüyorum. Çok fazla başıboş köpek var, insanlar için de tehlikeli. Ama bu onları öldürelim demek asla değil. Katiyen değil. Çok korkarım ama çok severim köpekleri. Sevmeyi, tekrar yaklaşmayı da çok isterim. Ama onların daha sağlıklı ortamlarda da olmasını isterim. Tabii ki sokaklar da hiç olmasınlar değil, ama benim yaşadığım bölgede başka il ve ilçelerden de köpeklerin gelip atıldığını bizzat bir belediye çalışanından öğrendim. İnsan nüfusu kadar köpek nüfusu var. Bilmiyorum ne yapılabilir, belediyelerin can yakmadan, acıtmadan bir çözüm bulması şart.

Gelelim Ankara Batıkent'teki vahşete. İnsanlık dışı, iğrençlik, vicdandan yoksunluk, pislik vs vs. Edep dahilinde tanımlamaya çalışıyorum... Meclis'in artık halkın sorunlarına ve bu tür kan ağlatan olaylara karşı çalışması gerek. Hayvanlar mal değil, bu vahşetin para cezasıyla karşılık bulması adaletli değil. Tecavüze uğrayan hayvanların, işkenceye uğrayan hayvanların para cezasıyla cezalandırılması yeterli değil! Hastalıklı beyinler bunlar, sağlıklı insan yapmaz. Bugün hayvana tecavüz eden beyin, yarın çocuğa tecavüz eder, ertesi gün gider adam öldürür. Psikopati bu, hastalık, vahşet! Mazluma, zayıfa karşı vahşete birileri dur desin artık!

Kadınlar öldürülüyor, ses yok. Çözümler yetersiz. Çocuklar öldürülüyor, ses yok. Çözümler yetersiz. Daha fazla. Acilen! En acili! Ülke gündemi olması gereken! Anlıyor musun? Bunların ülke gündemi olması gerekiyor! Ülkenin bir yerinde, bir yerlerde bir canlının canı yandığında, imdat sesi çıkmıyorsa, çıkaramıyorsa birileri o ses olmalı. Makam mevki, para peşinde olmak değil yönetmek. Yönetmek demek, cana sahip çıkmak da demek. Güvenlik demek, huzur demek.

Bu köpeklerin canına kıyan kişilerin bulunup en ağır şekilde cezalandırılması, hapisten dışarı çıkamaması gerek. Topluma zararlı, tehlikeli ruh durumlarının tedavi edilmesi mümkünse edilsin ancak hiç sanmıyorum!

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Taş Mezar diye bir film izledim bu hafta. Gerilim sevenler için güzel bir film. Öyle ideolojik bir yanı yok, hızlı tüketim filmlerinden biri. Ama kendini izletiyor, sinir bozucu. Bir pazar günü gerilmek isterseniz izleyebilirsiniz. Daha da gerilmek isterim diyenlere Uçuş Planı filmini de öneririm. Çok izlenmişti zamanında, izlemeyen varsa ya da benim gibi izleyip unutanlar için güzel film. Bol yağmurlu günlerin en güzel aktivitelerinden biridir film izlemek. Bu iki filmi öneririm.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Neyi sevmiyorum?

  • Dürüst davrandığın için tavır görmeyi,
  • İnsanları aptal sanıp iyi niyetini kullananları,
  • Üniversite mezunu olmakla entelektüel olmayı karıştıranları,
  • Lüzumsuz inatlaşanları,
  • Kişinin ve kitlelerin seçimlerine saygı duymayanları,
  • Tuzu ve şekeri yasak eden yüksek tansiyonu.

Neyi seviyorum?

  • Her sene heyecanla yeşil eriği beklemeyi,
  • Tuzlu yeşil eriği,
  • Samimiyetin ve dürüstlüğün kıymetini bilenleri,
  • İnsanları tanımak için çaba sarfedenleri,
  • Saksıda çiçek büyütmeyi,
  • Bahar sabahları kuş cıvıltılarını dilnemeyi.

İyi haftalar!