06 Kasım 2018 Salı, 12:43

Arkadaşıma gönder
Favorilerime ekle
Bu yazıyı yazdır
Yazı boyutu
Aydan Budak

Muhibbî, bak ne diyor?

Aydan Budak

iletisim@bursadabugun.com

Avrupalılar tarafından "Muhteşem" unvanıyla tanınan ve Osmanlı İmparatorluğunun tahtına sahip Kanuni Sultan Süleyman; sağlığın bütün nimetlerden daha mühim olduğunu çoğumuzun bildiği bu şiiri ile dile getirmiştir.

" Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

(Halkın gözünde devlet(iktidâr) gibi değerli bir şey yok. Hâlbuki şu dünyada bir nefes sıhhat gibi devlet(güç) olamaz. )

Saltanat didükleri ancak cihân gavgasıdur

Olmaya baht ü saâdet dünyede vahdet gibi.

(Saltanat dedikleri sadece bir dünya kavgasıdır. Dünyada Allah'a yakınlık gibi saâdet ve baht açıklığı olamaz. )

Ko bu ayş ü işreti çünkim fenâdur âkıbet

Yâr- ı bâki ister isen olmaya tâat gibi.

( Bu eğlenceyi yeme içmeyi bırak, sonu kötüdür. Eğer ebedi bir sevgili istiyorsan ibâdet gibisi yoktur. )

Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded

Gelmeye bu şişe- i çerh içre bir saât gibi.

 (Ömrün, kumlar sayısınca sınırsız ve hesapsız olsa bile. Bir feleğin fanusunda ( çıtasında) bir saat gibi bile gelmez.  )

Ger huzûr etmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol

Olmaya vahdet cihanda kûşe- i uzlet gibi.

 ( Ey Muhibbi, eğer huzur içinde olmak istersen, ferâgat sahibi ol ( vazgeç).Dünyada yalnızlık köşesine çekilmek gibi Allah'a yakınlaşma olamaz.)

46 yıl, hükümdarlık yaparak, adaleti sağlayan, Müslim yahut gayrimüslim ayırt etmeksizin adil davranan Kanunî Sultan Süleyman'ın hasta olduğu dönemlerde yazdığı, hafızalarda yer tutan bu beyitleri dahi yanlış yorumlanarak insanlara lanse edilmeye çalışılmıştır. Denmektedir ki ; "Devlet ve halk benim sağlığımdan daha önemli değildir" Oysaki ecdadımız inanç, tefekkür, fikir ve ruhani dünyamızda; maddi ve manevi sıhhat kadar güzel bir nimetin olmadığını, dünyevî zevklerin ve hırsların gelip geçiciliğini anlatmaktadır.

Kılavuzun aklın değilse... 

Bununla birlikte daha nice yanlış yorumlanmış yahut bildiğimiz sandığımız, aklın rehberliğinden uzak kavram ve durumlar var. Örneğin;  Osmanlı İmparatorluğu denince " harem " sanmak, Batıllaşmayı " çıplaklık ve sapıklık" zannetmek yahut kadını "cinsel obje", evliliği " neslin devamı" varsaymak. İtikat ve sebat ederken, kim, niçin ve ne amaçla söyledi ve ne kadar mantıklı olduğunu göz ardı ederek " inatla, körü körüne " bağlı olmak gibi. Örneğin; Suudi Arabistan müftüsünden gelen akılalmaz fetva gibi.  " Şiddetli açlık halinde karınızı yiyebilirsiniz. " Gerçi tepkiler üzerine beyanını yalandı.

             Son olarak, Gerçeği; unvanlara, ranta, şana, paraya ve nefse tercih etmeden hakkaniyet çerçevesinde düşünüp, karar vererek, doğruları sağlıklı akıl ve vicdan ile tercih etmeyi ve Enam Suresi 6. Sure 32 Ayetti ömrümüzün sonuna kadar unutmadan yaşamayı, unutanların ise gaflet uykusundan bir ân evvel uyanmasını, hepimiz adına istiyorum. "Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Elbette ki ahret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?