Yusuf Ziya Özcan'a yeni görev

YÖK Başkanlığındaki görev süresini tamamlayan Prof. Yusuf Ziya Özcan, Köşk'ün kadrosuna katılıyor.

Yusuf Ziya Özcan'a yeni görev

YÖK Başkanlığı'na 10 Aralık 2007 tarihinde atanan ve kurumun beşinci başkanı olan Prof. Yusuf Ziya Özcan, 4 yıllık görev süresini önceki gün tamamladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Özcan'ın görev süresini uzatmadı ve bu göreve İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Gökhan Çetinsaya'yı atadı. Özcan da göreve atandığında İstanbul Şehir Üniversitesi'nin mütevelli heyetindeydi. ODTÜ Sosyoloji bölümündeki eski görevine dönmeyi düşünen Özcan'a sürpriz bir teklif geldiği öğrenildi.

Vatan'dan Kıvanç El'in haberine göre; Özcan'ın yeni görevinin önümüzdeki günlerde açıklanacak. YÖK'te birçok yeniliğe imza atan ve atanmaması "sürpriz" olarak yorumlanan Özcan'ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Başdanışmanı olacağı öğrenildi. Son olarak MB eski Başkanı Durmuş Yılmaz'ı Köşk'e alan Gül'ün 5 başdanışmanı bulunuyor. Özcan, Abdullah Gül'ün eğitim ve yükseköğretim alanlarındaki başdanışmanı olacak.

DAVUTOĞLU SÖYLEDİ
Özcan'ın geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile kahvaltıda bir araya geldiği ve YÖK Başkanlığı'na Çetinsaya'nın atanacağını burada öğrendiği ifade edildi. Özcan'ın yakın çevresine, "Cumhurbaşkanımızın takdiri. 4 yıl oldukça uyumlu çalıştık. Tek üzüntüm, daha yapmayı planladığım, bitmemiş projelerim vardı. Artık bunları yeni başkanımız tamamlayacak" dediği öğrenildi.

Çetinsaya: "Üniversitelerde tablo iç açıcı değil ama umudumuz var"
Bu hafta YÖK'teki başkanlık koltuğuna oturması beklenen Prof. Çetinsaya, geçtiğimiz yıl TRT'de katıldığı bir programda üniversitelere ilişkin değerlendirmeler de yapmıştı. Çetinsaya'nın bu programdaki değerlendirmesi şöyle:

YENİ MODEL
Üniversitelerin iki temel işlevi var; eğitim ve araştırma. Ülkemizde devlet üniversitelerinin ve vakıf üniversitelerinin farklı durumu var. Bir elin parmaklarını aşmayacak kadar üniversitede bu basettiğim arayışlar var. Tablo iç acıcı değil ama umutluyuz. Bir sosyoloğu ele alın. Alan araştırması yapacak durum yok. 50'ler, 80'ler, Güneydoğu, PKK derken sosyoloğun araştırma yapacak ortamı Türkiye'nin mevcut meselelerini analiz edecek bir ortamı dahi bile yoktu. Ankara SBF'yi bitirdim. Kaymakam ve vali olmak için yetiştirildik, ama itiraf etmeliyim ki 80'lerde Ermeni meselesi öğretilmedi. Güneydoğu meselesi, Türkiye'nin mezhepsel yapıları öğretilmedi. Bizden gizlendi bunlar. Bilinçli değil ama öyle bir kültür var. Yeni sosyal bilim araştırmaları ile ufuklar açılmalı. İngiltere'de doktora yaptım, ABD'de çalıştım... Belli standartlara göre üniversiteleri sınıflandırılmışlar. Belli standart olmalı. A standartı, B standartı, C standartı olmalı. Bu rencide edici değil. Herkes 'A üniversitesi olacaksın' dersen, sorun çıkıyor, yazık oluyor. C üniversitesi hedefi koyar, oraya ulaşınca B olmaya çalışır. İngiltere ve ABD'de bunu başarmışlar.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!