Yeşil Sol Parti Bursa: Güçlü bir demokratik seçenek oluşturma zamanı

Yeşil Sol Parti'nin 25 Kasım 2017 tarihinde gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısında mevcut siyasi durum görüşülmüş ve toplantı sonucunda oluşturulan sonuç bildirgesinin kamu oyu ile paylaşılmasına karar verilmiştir. Yeşil Sol Parti Bursa eş sözcüleri F.Özen Çerençe ve A.Serdar Esen bir açıklama yaparak bu bildiriyi Bursa kamu oyu ile paylaşmıştır. 

Yeşil Sol Parti Bursa: Güçlü bir demokratik seçenek oluşturma zamanı

Bildiride "hiçbir iktidarın güçlü bir seçenek ortaya çıkmadan iktidardan uzaklaştırılması mümkün değildir" denilerek "bu güç, var olan siyasi yapıların çeşitli kombinasyonlar altında oluşturacakları ittifaklar ile ortaya çıkarılamaz. Toplumun temel taleplerine cevap verebilecek bir toplumsal dinamik oluşturulmalıdır" görüşüne yer verilmiştir.

Bildirinin tamamı şöyledir;

İç ve dış siyasetin iç içe geçtiği, toplumsal yaşam ve ekonominin dış gelişmelerden doğrudan etkilendiği bir dönemi yaşamaktayız. Bu dönem içinde bir biri ardına ortaya çıkan sorunlar karşısında hükümetin izlediği politikalar neticesinde duyulan hoşnutsuzluk toplumun farklı kesimleri arasında yaygınlaşma eğilimi göstermektedir. Sosyolojik olarak değişen AKP seçmen tabanı arasında izlenen politikalardan memnuniyetsizlik duyan kesimlerin ortaya çıkmaya başladığını görmekteyiz. Tarihsel olarak AKP ideolojisinin temel dayanaklarını oluşturan ekonomik kalkınma, yolsuzlukla mücadele ve dış politikada ortaya çıkan başarısızlıklar seçmenin kendisini sorgulamasına ve memnuniyetsizliğini dile getirmeye başlamasına neden olmaktadır.

Memnuniyetsizliğin yayılma eğilimi göstermesinde, ekonomik sorunlar ve dış politikadaki ayan beyan başarısızlık kadar, "yaşam tarzı" ifadesiyle somutlanan özgürlük ve demokrasi ihtiyacı da rol oynamaktadır. Son 15 yıl içinde toplumsal yaşama aktif olarak katılmaya başlayan genç kuşak içinde, inançlardan ve siyasi düşüncelerden bağımsız bir "bana karışma" itirazı yükselmekte olduğunu görmekteyiz.

AKP hükümeti her ne kadar suçu dış güçlere atsa da esas olarak 15 yıldır izlenen politikalar sonucunda fırtınaya tutulmuş bir tekne gibi dalgalara uyum sağlamaya çalışmaktadır. Suriye ve tüm Ortadoğu'da ittifakları birer birer bozulurken bunların ekonomik alandaki yansımaları açıkça görülmektedir. Doğa ve kentlerin yağmasına dayalı rant üzerinde yükselen ekonomik "mucize" sona erme, hatta felakete dönme sinyalleri vermeye başlamıştır. Ardı ardına getirilen vergiler ve yapılan zamlarla durumu toparlamaya çalışsalar da AKP kurmayları da durumun vahametini görmektedirler. Zarrap davasında dile getirilebilecek yolsuzlukların, ekonomik krizin derinleşmesinin ve Ortadoğu'da Kürt düşmanlığı ve siyasal İslam eksenli savaş yanlısı politikalarının doğurduğu açmazın, kendilerini iktidardan götürme ihtimali karşısında önlem almaya çalışmaktadırlar.

Bu tablo yerel seçimleri ve 2019 başkanlık seçimini de AKP için riskli hale getirmeye başlamıştır. Ne var ki bugüne kadar olduğu gibi, hiçbir iktidarın güçlü bir seçenek ortaya çıkmadan iktidardan uzaklaştırılması da mümkün değildir. Güçlü bir seçeneğin olmadığı dönemlerde içten içe çürüyen iktidarlar, demagojiye ve baskıcı uygulamalara yönelirler. AKP hükümeti ve temsil ettiği ittifak da bu memnuniyetsizliği bir yandan muhalefetin ekoloji, demokrasi vb. taleplerini sahiplenmeye çalışarak, diğer yandan daha sert politikalar izleyerek bastırmaya çalışmaktadır. Bu yönelimi engellemenin yolu topluma güven verecek bir seçeneğin ortaya çıkmasından geçmektedir.

Bu gücün, var olan siyasi yapıların çeşitli kombinasyonlar altında oluşturacakları ittifaklar ile ortaya çıkarılamayacağı yakın dönemin toplumsal pratiğinden görülmektedir. Aslolan toplumun temel taleplerine cevap verebilecek bir toplumsal dinamiği oluşturabilmektir. Böylesi bir hareket kendi doğal sözcülerini bulacak ve dışında kalan siyasal kesimleri de etkileyecektir.

OHAL uygulamalarının baskıcı ortamın yarattığı yılgınlık koşullarında bu tür bir hareketin yaratılamayacağını söylemek koşullara ve "ya AKP ya daha milliyetçi bir seçenek" ikilemine teslim olmak anlamına gelecektir. Bu kabul edilemez.

Yaklaşan yerel seçim süreci toplumu siyasal mesajlara daha açık bir hale getireceğinden hazırlıklara şimdi başlamak gerekmektedir. Ekonomi ve yolsuzluk, dış politika, barış, demokrasi, adalet ve özgürlük temaları etrafında sürdürülecek bir çalışmanın başarılı olma ihtimali hayli yüksektir. Bu çalışma yerellerden başlayarak toplumun özellikle kadın ve genç gibi özgürlükçü potansiyeli en yüksek kesimleri başta olmak üzere tümünü içerecek şekilde ve hiçbir siyasi partinin hiyerarşisine tabi olmadan tüm alanlarda sürdürülmelidir. Bu siyasal perspektif ve durum tespitinden hareketle, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Parti Meclisi, örgütlü olduğu her yerde bu çalışmaların başlatılması için Merkez Yürütme Kurulu'nu görevlendirerek, bugünkü iktidarın geriletilmesi ve iktidardan uzaklaştırılmasını olanaklı kılacak, ekolojik ve demokratik bir geleceğin yaratılması için mücadeleyi yükseltme kararlılığı ile hareket edecektir.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!