Yazın etkileriyle savaşmak için bu ipuçlarını kullanın

Yaz geldi. Deniz ve havuz tatilleri başladı. Tatil fikri, mutlaka hepimiz için mutluluk kaynağı. Fakat yaz aylarında maruz kaldığımız güneş ışınları, deniz ve kum gibi faktörler nedeniyle yıpranan saçlarımız güzelliğimize gölge düşürebiliyor. Peki, yazın daha sağlıklı saçlara sahip olabilmek mümkün mü, yaz döneminde saçlar için ne gibi önlemlerin alınması gerekiyor, uygulanabilecek yöntemler neler?

Yazın etkileriyle savaşmak için bu ipuçlarını kullanın

Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Hicran Ercan Diker, saç sağlığı hakkında bilinmesi gerekenleri ve uygulanabilecek tedavi yöntemlerini anlatıyor.

Yazın saçlar daha çok yıpranır

Kadın-erkek her kişinin ortak hayali sağlıklı, parlak, gür ve hacimli saçlara sahip olmaktır. Ancak saç sağlığının korunması için saç bakım kurallarına uyulması gerekiyor. Yaz aylarında herkesin hevesle koştuğu deniz ve havuz, güneşin de etkisiyle birleşince saçlar için çok yıpratıcı bir hale gelebiliyor. Eğer bu dönemlerde gerekli önlemler alınmazsa saçlarda kırılmalar, dökülmeler, yıpranmalar ve matlaşma kaçınılmaz sonuç olabiliyor.

Havuz suyundaki kimyasallar saç düşmanı

Yaz aylarında saçlarda daha fazla matlaşma, kırılma, dökülme, yıpranma ve kuruma görülebilir. Bunun en büyük nedeni güneş ışınları, tuzlu deniz suyu, klorlu havuz suyu ve kumdur. Özellikle havuzlarda kullanılan kimyasal dezenfektanlar saç rengini ağartıcı birçok ajanlar içerirler. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde saçlarda renk, nem ve parlaklık kaybı yaşanabilir. Bu sebeple ince telli, işlem görmüş (boya, perma gibi) ve kuru saç yapısına sahip kişilerin dikkatli olması gerekir. Ayrıca saçlar havadaki sıcak-soğuk değişimlerinden ve nemden çok çabuk etkilendiğinden mevsim geçişlerinde de yıpranmalar görülebilir.

Saçların koruyucu kalkanı; pulcuklar

Saç tellerimizin yüzeyi, telin iç yapısındaki keratin liflerini dış etkilere karşı koruyan, bir evin çatısındaki kiremitler gibi birbirinin üstüne binen pulcuklarla kaplıdır. Eğer saçlar yıpratıcı koşullara maruz kalırsa bu yapı çok çabuk bozularak saç telinin içini koruyamaz duruma gelir. Güneş ışığındaki ultraviyole ışınlarının etkisi ile saçın yüzeyindeki bu pulcuklarda kopma, kırılma ve aralarında açılmalar meydana gelebilir. Bunun sonucunda da saç, içindeki nemi koruyamaz hale gelir. Saç uçları zayıflar, çatallanır ve kırılır. Saçlardaki bu koruyucu kılıfı yeniden oluşturmak ne yazık ki mümkün değildir. Ancak hasar gören kısımların kesilmesi ile daha sağlıklı bir görünüm elde edilebilir.

Güneş ışınları saç rengini solduruyor

Güneş ışığındaki ultraviyole ışınları saçlarda renk açılmasına sebep olabilir. Kahverengi saçlarda melanin (renk pigmenti) güneş ışınlarının etkisinde çok kalırsa oksidasyona uğrayarak rengi solabilir. Sarı ve kızıl renkteki saçlar koyu renk saçlara nazaran daha az melanin barındırır. Bu sebeple bu saç rengine sahip olan kişiler saç hasarına ve kaybına daha açıktırlar.

Bilinçsizce yapılan diyetler saça zarar

Yaz aylarının saçlarda yarattığı bu hasarların yanı sıra düzensiz beslenme, uyku bozuklukları, yoğun iş temposu ve stres de saçların kolay yıpranarak sağlıklı uzamasını engelleyebilir. Ayrıca anemi, uzun süreli açlık ve bilinçsiz diyetlerle meydana gelebilen protein eksiklikleri, hormonal bozukluklar, saç hastalıkları ve kullanılan ilaçların etkileri sonucu da saç sağlığı bozulabilir. Özellikle kimyasal içerikli saç bakım ürünleri (saç kremi, jöle, köpük, saç boyası, şampuan, saç kremi vb), saçı şekillendirmek için kullanılan ısıtıcılı saç şekillendiriciler saçlara büyük oranda zarar verebilir. Yaşlanma da saçlarda değişikliklere neden olur. Saçın uzama hızı ve saç miktarı ilerleyen yaşla birlikte azalır.

Saç Mezoterapisi ve PRP ile sağlıklı ve daha parlak saçlar mümkün

Saça zarar veren ve saçın uzamasını engelleyen tüm bu sorunlarla başa çıkabilmek için uzman bir dermatoloğa başvurulmalıdır. Tabi öncelikle saç dökülmesinin altında yatan bir hastalık olup olmadığı araştırılmadır. Daha sonra da saç kaybına sebep olan rahatsızlığa yönelik bir tedavi uygulanır. Eğer herhangi bir hastalık ya da tetikleyici faktör yoksa da tedaviye ek olarak saç dökülmesini durdurmak ve canlılığı sağlamak için Saç Mezoterapisi ve PRP gibi yöntemler tercih edilebilir. Bu uygulamalar sayesinde saç hücre metabolizması uyarılır ve saçtaki doku canlılığı tekrar kazanılabilir. Yaş ve cinsiyet farkı gözetmeyen bu tedavi yöntemleri ile saç kökleri beslenerek sağlıklı saç derisi ve saç yapısı elde edilebilir. Bu tarz uygulamalar özellikle saç dökülmelerinde, boya, fön, perma ya da diğer kimyasallardan sonra hasar görmüş saçlarda, androgenetik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi) ve mevsimsel dökülmelerde oldukça fayda sağlar.

Mezoterapi ile saçlarınızı şımartın

Mezoterapi yöntemi aslında 1950'li yıllardan beri kullanılan bir uygulamadır. Cildin mezoderm adı verilen orta tabakasına çok ince iğnelerle istenilen maddelerin ulaştırılmasını esas alır. Mezoterapi cilt gençleştirme, selülit ve leke tedavisi gibi pek çok alanda kullanıldığı gibi saç dökülmelerinde de yüz güldürücü sonuçlar veren bir işlemdir. Saç mezoterapisinde normal saç gelişimi için gerekli olan vitamin, mineral, eser element, aminoasit, enzim ve koenzimleri içeren, damar genişlemesi yaparak kan dolaşımını artıran ve dökülmeye sebep olan maddelerin oluşmasını engelleyen ilaçlar tek başına ya da beraber olarak kullanılır. Bu uygulamadaki amaç saç köklerinin beslenmesi, dolaşımın artması, saçların anajen faz denilen uzama döneminin arttırılması ve saçlardaki yıkım olayını yavaşlatmaktır.

Kendi kanınızdan gelen şifa

PRP (platelet rich plazma) trombosit hücreleri yani kanın pıhtılaşmasını sağlayan, vücuttaki hasarlı damarları, dokuları onaran ve büyüme faktörleri içeren hücrelerin kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Bu uygulama hastadan alınan az miktardaki kanın özel bir tüple santrfüj işleminden geçirilmesi ve bileşenlerine ayrıştırılmasıyla elde edilir. Daha sonra platelet açısından zengin olan kısım aynı kişinin istenilen bölgesine enjeksiyon yoluyla geri verilir. Platelet hücreleri onarıcı maddeler barındırdığından yaralanmış dokuları tamir etmede büyük rol oynarlar. Herhangi bir yaralanma durumu olduğunda bu plateletler yara bölgesinde toplanırlar. Başta "büyüme faktörü"olmak üzere bir cok iyileştirici faktör salgılarlar. Büyüme faktörlerinde ise kök hücreleri uyaran, dokuları onaran ve gençleştiren bir özellik bulunur. PRP yönteminde, plateletler normalin 6-8 kat daha fazlası olacak şekilde deriye enjekte edilir. Bu sayede o bölgedeki kök hücreleri uyarılır ve aktif hale getirilerek dokular yenilenir.

Sağlıklı saçlar için iyi beslenin ve yaşantınızı düzene sokun

Saç bakımı konusunda birçok kişi kulaktan dolma bilgilerle hareket eder. Bu durum da saç sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Saç bakımı konusunda yapılan yanlışların ilki, mucizevi bir ürün veya tedaviyle sağlıklı saçlara sahip olunabileceği düşüncesidir. Oysa bütün vücudumuz bir bütündür ve saç sağlığı beden sağlığından ayrı olarak düşünülemez. Bu nedenle sağlıklı beslenmeye mutlaka özen gösterilmelidir. Çünkü saçlar köklerinden ve kan yoluyla beslenir. Bu sebeple vitaminden zengin sebze-meyveler mevsiminde ve taze olarak tüketilmelidir. Protein kaynakları açısından zengin bir beslenme alışkanlığı edinilmelidir. Özellikle sıvı kaybının arttığı sıcak yaz aylarında bol miktarda su tüketilmelidir.

Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan da uzak durulmalıdır. Saçların canlı, gür ve sağlıklı olabilmesi için tavuk eti, kuzu eti, balık, baklagiller, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, mevsim meyveleri, fındık, fıstık ve badem gibi yiyeceklerden oluşan bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Beslenme haricinde uyku düzenine de dikkat edilmeli, stresten mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Sağlıklı saç yapısının, tüketilen besinler ve düzenli bir yaşantıyla doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!