Yardımcı doçentlik resmen kalktı! 'Doktor öğretim üyesi' kadrosu geldi

35 bin 995 yardımcı doçenti yakından ilgilendiren ünvan değişikliğine ilişkin düzenleme yasalaştı. Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren yasa teklifinin, "yardımcı doçentlik" yerine "doktor öğretim üyesi" kadrosunu getiren birinci maddesi kabul edildi. Bu değişiklik, teklifin tümünün görüşülüp yasalaşmasının ardından yürürlüğe girecek.

Yardımcı doçentlik resmen kalktı! 'Doktor öğretim üyesi' kadrosu geldi

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, üniversitelerdeki mecut yardımcı doçent sayısını 35 bin 995 olarak açıkladı. Yılmaz, bu sayının yasanın çıkmasıyla birlikte doktor ve öğretim üyesi olacağını söyledi. Yılmaz, teklif yasalaştığında eser inceleme araştırmasında başarılı olan adayların üniversiteler arası kurulca sözlü sınava gerek kalmaksızın doçentlik unvanının verileceğini, unvan alınmasıyla birlikte de diğer sürelerin başlayacağına işaret etti. Yılmaz, eski kriterler ışığında eser inceleme araştırmasında başarılı olup, sınavda başarısız olanların güncel doçentlik kriterlerine tabi tutulmayacağını bildirdi.

RTÜK İLE İLGİLİ DÜZENLEME DE GEÇTİ

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, "torba tasarıda" yer alan RTÜK ile ilgili düzenlemeyi, verilen önerge doğrultusunda kabul etti.

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'a  yeni madde ekleyen düzenleme, yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından kabul  edildi.

RTÜK'ten geçici yayın hakkı veya yayın lisansı alan medya hizmet  sağlayıcı kuruluşların, bu hak ve lisansları ile yayınlarını internet üzerinden  de sunabileceğine ilişkin madde üzerinde, AK Parti Giresun Milletvekili Cemal  Öztürk değişiklik önergesi verdi.

Önerge doğrultusunda madde, "RTÜK'ten geçici yayın hakkı veya yayın  lisansı bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, bu hak ve lisansları ile  yayınlarını internet ortamından da sunabilecek." şeklinde değiştirildi.

Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini sadece internet  üzerinden sunmak isteyen medya hizmet sağlayıcıları üst kuruldan yayın lisansı,  bu yayınları internet ortamından iletmek isteyen platform işletmecileri de üst  kuruldan yayın iletim yetkisi alacak.

RTÜK'ten geçici yayın hakkı veya yayın lisansı bulunmayan ya da bu hak  veya lisansı iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin yayın hizmetlerinin internet  ortamından iletildiği tespit edilirse, sulh ceza hakimi, internet ortamındaki  yayınla ilgili içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesine karar  verilebilecek. Sulh ceza hakimi, RTÜK'ün talebini en geç 24 saat içinde duruşma  yapmaksızın karara bağlayacak. Bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine  göre itiraz yoluna gidilebilecek.

İçerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunmasına rağmen  Türkiye'nin taraf olduğu, RTÜK'ün görev alanına ilişkin uluslararası anlaşmalar  ve bu düzenlemeye aykırı yayın yaptığı RTÜK tarafından tespit edilen bir başka  ülkenin yargı yetkisi altındaki medya hizmet sağlayıcılarının veya platform  işletmecilerinin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletimi ile internet  ortamından Türkçe olarak Türkiye'ye yönelik yayın yapan ya da yayın dili Türkçe  olmamakla birlikte Türkiye'ye yönelik ticari iletişim yayınlarına yer veren yayın  kuruluşlarının yayın hizmetleri hakkında da bu hükümler uygulanacak.

Kuruluşlar da internet ortamındaki yayınlarına devam edebilmeleri için  Türkiye'nin yargı yetkisi altındaki diğer kuruluşlar gibi RTÜK'ten yayın lisansı,  bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alması zorunlu  olacak.

İnternet ortamından radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın  hizmetlerinin sunumuna, bu hizmetlerin iletimine, internet ortamından medya  hizmet sağlayıcılara yayın lisansı, platform işletmelerine de yayın iletim  yetkisi verilmesine, bu yayınların denetlenmesine ve maddenin uygulanmasına  ilişkin esas ve usuller, RTÜK ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu  tarafından maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 6 ay içinde ortak çıkarılacak  yönetmelikle düzenlenecek.

"Yayınların daraltılması söz konusu değil"

Maddenin görüşmelerinde söz alan HDP İstanbul Milletvekili Garo  Paylan, "Periscope"dan yayın yaptığını, bunun üzerine "Paylan TV" yazdığı  takdirde tasarıya göre, RTÜK'ten ruhsat alması gerekeceğini söyledi. Paylan,  maddenin lafzının çok geniş olduğunu, düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde  RTÜK'ün şikayetlerin altında boğulacağını, Türkiye'nin, yasakçı, Kuzey Kore gibi  algılanan bir ülke konumuna geleceğini savundu.

Paylan'ın, "Adnan Hoca'nın kanalı halen yayında." demesi üzerine  Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Siz takip mi ediyorsunuz?" diye espri yaptı.

AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan, hukuksuz devlet otoritesi  olmayacağını, devletin düzenleme ve denetleme yetkisi bulunduğunu ifade etti.  Özkan, hukuk devletine ilişkin adımlar attıklarını, Almanya ya da başka ülkelerde  bunun olmadığının düşünülmemesi gerektiğini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, bu düzenlemenin Anayasa'nın  13 ve 26. maddelerine aykırı olduğunu, frekans olmaksızın lisans verilemeyeceğini  savundu.

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, bu düzenlemelerin hepsinin ceza  kanununda bulunduğunu belirterek, maddeyle  kamu otoritesine büyük keyfilik  tanındığını, Anayasa ve insan haklarının askıya alındığını öne sürdü.

Pekşen, takdir yetkisinin sınırlarının belirlenmediği bir düzenlemeyi  parlamentonun yasalaştırmasının üzüntü verici olacağını ifade etti.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, eleştirileri yanıtlarken, düzenlemede  boşluklar olduğuna yönelik değerlendirmelere işaret etti.

Ağbal, tasarının Genel Kuruldaki görüşmelerine kadar açık olmayan,  belirsiz, yasal çerçeveyi görünenden farklı noktaya çekebilecek türde ifade  eksikleri varsa o konularla ilgili hukukçularla çalışma yapılabileceğini söyledi.  Ağbal, muhalefetten, belirsiz alanlar varsa nasıl düzeltileceği konusunda  önerilerini istedi.

Bireysel yayıncılık yapanların da bu kapsama girip girmeyeceğine  yönelik endişelere işaret eden Ağbal, radyo, televizyon, medya yayıncılığı,  platform işletmeciliği kavramlarının mevcut kanunda tarif edildiğini belirtti.  Ağbal, getirdikleri maddede yer alan terimlerin, kavramların mevcut kanunda yer  aldığını kaydederek, "Normal radyo ve televizyon yayıncılığı yapan alanlarda da  RTÜK yetki mi alıyor, alan genişliyor mu derseniz, mevcut kanunlar içinde yol  açmadığını söyleyebilirim." dedi.

Radyo ve televizyon kuruluşlarının, lisans tahsili almadan yayın  yapması halinde hapis cezası aldığını, uydudan yayın yapıyorsa yayının  durdurulduğunu, karasal yayın faaliyeti varsa vericisinin mühürlendiğini anlatan  Ağbal, bu kararı da RTÜK'ün verdiğini belirtti. Ağbal, tasarıda ise yayın  durdurmaya, RTÜK'ün değil sulh hakimliğinin karar verdiğine işaret etti.

Maliye Bakanı Ağbal, yayıncılığın kısıtlanması, internet ortamındaki  yayınların daraltılması, bazılarının durdurulmasına yönelik düşüncelerinin  olmadığını bildirdi. Ağbal, bir piyasa faaliyeti varsa bunu yürütenlerin hepsinin  aynı kurallara tabi olması gerektiğini kaydetti.

Tasarının görüşmeleri devam ediyor.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!