TÜSİAD'ın adı değişti!

TÜSİAD adını değiştirdi. Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği yerine Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği ismini aldı. Kurum isminin kısaltması ise değişmedi. TÜSİAD olarak kaldı. Erol Bilecik toplantıda OHAL'in sonlandırılması çağrısını yaparken Tuncay Özilhan iptal edilen metro ihalelerindeki kamu kaynaklarının israf edildiğine dikkat çekti.

TÜSİAD'ın adı değişti!

48. Olağan Genel Kurulu'nda TÜSİAD adını değiştirdiğini açıkladı. TÜSİAD'ın adı Türk Sanayici ve İşadamları Derneği yerine Türk Sanayici ve İşinsanları Derneği oldu. 

TÜSİAD 48. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Erol Bilecik, "Acilen olağan demokrasi ortamı ve reform gündemine dönülmesi işin en doğrusudur" dedi.

Bilecik açıklamasının devamında " AB ile müzakereler fiilen ilerlemese bile süreç kesilmemeli" dedi.

Ardından düzenlenen DEİK toplantısında kadınlar en önde yer almıştı.

ÖZİLHAN: PARAYI DOĞRU ŞEKİLDE KULLANMALI

Öte yandan TÜSİAD Yüksek İstişare Toplantısı'nda konuşan YİK Başkanı Tuncay Özilhan kamu kaynaklarının kullanımındaki sorunlara dikkat çekti. Özilhan,  "2017 yılında İstanbul'da yapılan 6 tane metro ihalesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, bu projelerin daha ekonomik ve daha hızlı yapılması bakımında iptal edilmiş olması, kamu ihalelerinde yaşanan sorunların da bir örneğidir. Vatandaşın parasının doğru biçimde kullanılması, kamu ihalelerinin şeffaflık ve denetlenebilirlik ilkeleri uyarınca yapılması gerekir" dedi.

"ESKİ SİSTEMİ YENİDEN KURMAYA ÇALIŞMAK BAŞARISIZLIK VE HAYAL KIRIKLIĞI DOĞURUR"

Özilhan, "Ekonomik ve sosyal dönüşümler arasındaki uyumsuzluk dünya için olduğu kadar Türkiye içinde geçerlidir. 1890 sonrasında Türkiye önemli değişimler geçirdi. Bu değişimlerin başında da kentleşme vardı. 1950'de 1980'lere kadar kent nüfusu toplumun yüzde 25 idi. 80 sonrasında kent nüfusu çok hızlı arttı. Toplumun yüzde 70'i kentlerde yaşar hale geldi. Son 30 yılda kent nüfusu 40 milyon artarken, köy nüfusu 8 milyon civarında kaldı. Bu değişim toplumsal hayatın her alanını etkiliyor. Sosyolojideki bu değişime ekonomik ve siyasi hayatın ayak uydurması gerekir. Sosyolojideki değişime iş hayatı ve siyasi partiler uzun süre direnemezler. Er ya da geç, şöyle ya da böyle bu uyum sağlanmak durumundadır. Türkiye hem kendi içinde, hem küresel düzeyde meydana gelen gelişmeyi iyi tahlil etmeli. Hala eskiyi geri getirmeyi çalışmak günün gerçekleri ile uyumlu olmadığı için yapılabilir değil. Eski sistemi yeniden kurmaya çalışmak başarısızlık ve hayal kırıklığı doğurur. Yapmamız gereken şey Türkiye'nin bu değişime uyum sağlamasını sağlamaktır. Değişime alışmak, ayak uydurmak zorundayız" diye konuştu.

İPTAL EDİLEN METRO İHALELERİ

Özilhan, "Adil rekabet açısında sorunlu bir alan da kamu ihaleleridir. İdareye çok fazla takdir hakkı tanıyan ve yoruma müsait mevzuat adil rekabet ortamı ve kamu yararı açısında arzu edilmeyen niteliklerdir. 2017 yılında İstanbul'da yapılan 6 tane metro ihalesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, bu projelerin daha ekonomik ve daha hızlı yapılması bakımında iptal edilmiş olması, kamu ihalelerinde yaşanan sorunların da bir örneğidir. Vatandaşın parasının doğru biçimde kullanılması, kamu ihalelerinin şeffaflık ve denetlenebilirlik ilkeleri uyarınca yapılması gerekir. Bir başka sorunlu alanda kamuda yetki ve sorumlulukların iyi tanımlanmamış olması ve kamu yönetiminde liyakatin gözetilmemesidir. Cumhurbaşkanımızın bir kaç ay önce söylediği 'tekkeye mürit aramıyoruz' sözünü bu sorunun çözümü doğrultusunda çok önemli görüyoruz. Liyakat temelinde yapılacak atamalarla devlet kurumlarının kapasitesinin artırılması ve yönetişimin gücünün artırılmasının önemini bir kez daha belirtmek isteriz" şeklinde konuştu.

BİLECİK: OHAL SONLANMALI

Özilhan'dan sonra söz alan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise "Türkiye'nin hem dünyada hak ettiği saygın konumu koruyabilmesi hem de gelişmesi, kalkınması için yakın tarihin hepimizi sarsan bu travmalarından kurtulup hızla normalleşmeye başlaması gerekir. Bu nedenle atılması gereken ilk adımın, daha öncede başka vesilelerle gündeme getirdiğimiz OHAL'in sonlanması ve bir daha tekrarlanmaması olduğuna inanıyorum" dedi.

Bilecik, "Anayasa Mahkemesi'nin, tutuklu gazetecilerin tutukluluk hallerinin kalkması için verdiği karar alt mahkeme tarafından maalesef uygulanmadı. Önde gelen hukukçularımızın, hatta siyasi yönü ne olursa olsun hukuku ve anayasal düzene aykırı buldukları bu kararla, aslında Türkiye'nin AB üyeliğini, demokrasinin yetersizliği üzerinden engellemek isteyenlerin eline tırnak için güzel bir koz verdiğimizden şüphe yoktur. Anayasayı yaşatan içindeki ifadeler kadar, dışındaki uygulamalardır. Medeniyetin ilk şartı şüphesiz adalettir, hukuk devletin toplumsal düzenidir. Adalet olmadan düzen olmaz. Kısaca demokrasi su ise bunun testisi mutlaka adalettir" dedi.

OHAL'İN KALDIRILMASI

Bilecik, "Türkiye'nin hem dünyada hak ettiği saygın konumu koruyabilmesi hem de gelişmesi, kalkınması için yakın tarihin hepimizi sarsan bu travmalarından kurtulup hızla normalleşmeye başlaması gerekir. Bu nedenle atılması gereken ilk adımın, daha öncede başka vesilelerle gündeme getirdiğimiz OHAL'in sonlanması ve bir daha tekrarlanmaması olduğuna inanıyorum. Hain terör odaklarına en etkin güvenlik önlemleriyle darbe vururken, yasama, yürütme ve yargımızı en ileri demokratik standartlara taşımak için her zaman şüphesiz devletimizin yanında olacağız ve fazlasıyla destek vermeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!