Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

'Türk casusu' dediler! "Çırılçıplak soyarak elektrik verdiler"

Libya'da Hafter'e bağlı güçler tarafından 17 ay önce kaçırılan Mehmet Demir (45) ile kayınbiraderi Volkan Altınok (39), ödenen fidye sonrası özgürlüklerine kavuştu ve iki hafta önce Türkiye'ye döndü. Türk casusu olmakla suçlanan ve elektrikli işkence gören Demir, 17 aylık esareti anlattı: "Çırılçıplak soyarak üzerimize su döküp elektrik verdiler. Ağzımdan ve burnumdan kan gelmeye başlayınca dayanamadım, 'Öldürün beni kurtulayım' dedim. 'Jetleriniz bizi vuruyor. Ülkeniz buraya uçak ve asker gönderiyor, bizi öldürtüyorsunuz' diyerek dövdüler."

'Türk casusu' dediler! ''Çırılçıplak soyarak elektrik verdiler''

Hafter'e bağlı güçler, 2019 yılı nisan ayında Trablus'ta 2012'den beri restoran işleten Demir ile kayınbiraderi Altınok'u kaçırdı, restoranı da bombalayıp yerle bir etti. Aileleri 17 ay boyunca Demir ve Altınok'la iletişim kuramadı. Eşi ve ağabeyi için Ankara'da çalınmadık kapı bırakmayan iki çocuk annesi Pınar Demir ise her hafta Libya'daki Türk Büyükelçiliği'ni aradı. Ancak bir sonuç alamadı. Rehin tutulan iki Türk vatandaşı ise verdikleri 40 bin dolar fidyenin ardından iki hafta önce serbest bırakıldı.

'Kafese koydular'

Memleketi Hatay'a dönen Demir esaret günlerini anlatırken o anı yaşar gibiydi. İlk 25 gün Trablus'ta arabaların arkasına konulan demir kafeslerde tutulduklarını anlatan Demir, şunları kaydetti: "Her 4-5 saatte bir havadan jetler başkenti vurduğu için yer değiştiriyorlardı. 25 günün sonunda Bingazi'ye götürüldük. Kayınbiraderimle beni ayırdılar. Orada ilk 18 gün 1.5 metrekerelik hücrede kaldım. Sorguya çektiler. 'Sen Türkiye tarafından gönderilen bir casussun' dediler.

40 bin dolar fidye

İşkenceler başladı. Her akşam bir odaya götürüp çırılçıplak soydular. Üzerimize su döküp elektrik verdiler. Tırnağımı penseyle çektiler. Artık ağzımdan ve burnumdan kan gelmeye başlayınca yalvarmaya başladım, 'Öldürün beni kurtarın, artık dayanamıyorum' dedim. Sonra bir daha elektrikli işkence yapmadılar.

Gerçekten suçsuz olduğumu anladıklarında hücreden çıkarıp yerin altındaki bir odaya koydular.  8 ay boyunca güneş görmedim. Delirmek üzereydim. Serbest bırakmak için fidye istediler. O süreçte ailemle de konuşamadım. Bana telefon vermelerini ve para istemek için ailemi aramayı önerdim. Kaç paraysa verecektim. 'Ailen ortalığı ayağa kaldırır' dediler. Libya'dan dostlarıma ulaşmamı istediler. O dönem ticaretimin olduğu yakın bir tüccar arkadaşımı aradım. Durumu anlattım, zaten öğrenmişti. 'Bir gün zaman verin' dedi. Ertesi gün askerlere fidye parası 40 bin doları teslim etti. Parayı ödedik ama hemen bırakmadılar. Bingazi'de siyasi tutsakların olduğu cezaevine götürdüler. Hücreme yemek getiren bazı Hafter askerleri Türk olduğumuzu öğrenince 'Jetleriniz bizi vuruyor. Ülkeniz buraya uçak ve asker gönderiyor, bizi öldürtüyorsunuz' diyerek dövdü. Aşçı olduğumu öğrendiklerinde de mutfağa çıkardılar. Oradaki rütbelilere hizmet ettim. Daha sonra albay, yarbaylarla samimileştik. Parayı ödediğimizi ama serbest kalamadığımızı söyledim. Birkaç kişi devreye girdi orada da 8 ayı tamamladıktan sonra bıraktılar.

'Psikolojim bozuldu'

12 gün önce kayınbiraderiyle Türkiye'ye gelen Demir, eşine ve çocuklarına kavuştuğuna inanamadığını belirterek,  "Her an bir yerden birileri gelip işkence yapacak, tutuklayacak diye korkuyorum. Psikolojik olarak çok kötüyüm. Arkadaşımın borç olarak verdiği 40 bin dolarla serbest kaldım. Arkadaşım benden haklı olarak parasını istiyor. Aileme bakacak durumum yok. Maddi manevi çok yıprandım. Elektrik faturamı ödeyemedim... Devlet büyüklerimizden cumhurbaşkanımızdan yardım bekliyorum."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!