TBMM'de Sultan Abdülhamid sergisi

TBMM'de Sultan Abdülhamid sergisi düzenlendi. Başkanı İsmail Kahraman, "Sultan 2. Abdülhamid örnek bir şahsiyettir ve böyle bir şahsiyete sahibiz, neden tanımayalım. Kökü olmayan bir ağacın meyve vermesi mümkün değil, köklerimizi neden tanımayalım" dedi.

TBMM'de Sultan Abdülhamid sergisi

TBMM Mustafa Necati Kültür Evi'nde doğumunun 174'üncü yılında Sultan 2. Abdülhamid ve dönemini konu alan bir sergi düzenlendi. TBMM Milli Saraylar Genel Sekreter Yardımcısı, Müzecilik ve Tanıtım Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Erbay ev sahipliğinde düzenlenen sergide açılış konuşmasını yapan TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve MHP Milletvekili Ekmeddin İhsanoğlu, açılış kurdelesini keserek sergiyi gezdi. Açılış konuşmasında Sultan Abdülhamid'in hayatına ve döneminin konularına değinen TBMM Başkanı Kahraman, "Bu sene tarihimizde büyük izleri bırakmış örnek bir devlet adamımızı İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda andık. Milletler, devletler tarihi şahsiyetlerine iz bırakanları doğumlarında anarlar. İyi ki doğmuştu derler. Mesela Amerika'da George Washington her yıl şubat ayının üçüncü pazartesi günü anılır ve o güne Washington Günü denir. Küba'da Jose Marti, Simon Bolivar, eski komünist Josip Broz Tito gibi isimler de var. UNESCO yine tarihi şahısları ölüm yıl dönümünde anar ve o yıla onun adını verir, mesela 2006 Anderson yılıydı. Biz peygamber efendimizi kutlu doğum diye anarız. Bu gelenek inşallah yerleşir ve bütün tarihi şahıslarımızı, önderlerimizi, iz bırakanlarımızı doğumlarında anarız. Sultan Abdülhamid Han doğumunun 174'üncü yılında anıldı. 33 yıl tahtta kaldı bildiğiniz gibi ve dönemi sulh ve sükun dönemiydi. 33 yılda hiçbir enflasyon yoktu, halk huzurluydu, büyük bir dış borç yükü altında tahta oturdu ama bunun 3'te 2'sini sildirdi. Ekonomi düzeliyordu, komşularla ilişki iyiye gidiyordu. Sultan Abdülhamid hayatı incelenmesi gereken insanlardan biridir, örnek alınması gereken insanlardan biridir. Bir zamanlar kötü diye vasıflandırılmak istendi. Oysa döneminde idam edilen kişi sayısı 5 kişiydi 33 senede ve hepsi adilce ölümlerdi, kan dökmeyen, sulh seven çok kibar ölümlerdi. Hiç kimseyi oturarak karşılamaz ve yabancı elçiler geldiğinde elinde toz beziyle 'kitapları temizliyorum' derdi elçi için ayağa kalktı denmesin diye. Kendi çocuklarına da siz diye hitap eden fevkalade kibar bir insan. Edebiyata düşkün, musikiye düşkün, Batı'da çıkan bir kitabı derhal tercüme ettirir, bir operayı, tiyatroyu salonda sergilettirirdi. Ağzına hiç içki koymamış örnek bir şahsiyettir ve böyle bir şahsiyete sahibiz, neden tanımayalım. Kökü olmayan bir ağacın meyve vermesi mümkün değil, köklerimizi neden tanımayalım" şeklinde konuştu.

"DERS ALMAMIZ GEREKEN ÇOK DEĞERLİ BİR DEVLET ADAMIMIZ"

Abdülhamit döneminin getirdiği yeniliklere dair bilgi veren Kahraman, "Bu sergiyi hazırlarken İstanbul'daki arkadaşlarım çok güzel çalışmalar yaptılar, çok güzel bir sempozyum oldu. 12'si yabancı ülkelerden 62 akademisyen tebliğ etti sempozyumda. İstanbul Üniversitesi'nden, Meksika'dan, kendi kaynaklarımızdan resimler toplandı. Bunlar fevkalade bir hazine. Ne kadar kapsamlı olursa olsun onun yaptıklarının dökümünün olması lazım. Büyük bir milli eğitim seferberliği yaptı, eski idari taksimatta sancaklar, kazalar ve nahiyeler vardı. Her sancakta bir idadi lise, her kazada bir rüştiye, her nahiyede bir ilkokul, sayamayacağınız kadar ilkokul ve kızlara beş yıl eğitimi mecbur kılan bir sistem getirildi. Ve üniversiteler, topraklarımızın her yerinde, Bağdat'ından Selanik'ine birçok üniversiteler, fakülteler. Hastaneler, bakınız Ankara'daki Numune Hastanesi Sultan Abdülhamit'in eseri. Demiryolu, Şam'dan Medine'ye bin 72 kilometre, yani eklentileriyle bin 471 kilometre. Hicaz demir yolu muhteşem bir çalışma, 9 senede bitti. Tüneller, istasyonlar ve her istasyonda su depoları yapıldı. 21 günde yürünen yolu 20 saatte aldı askerlerimiz. Çok yönlü bir insan. Bütün bu eserler millet için, herkes gider. Ve o da vefat etti. Ders almamız gereken çok değerli bir devlet adamımız. Biz bu noktada bir görev yaptığımıza inanıyoruz ve inşallah buna benzer şekilde tarihimizi, şahıslarımızı ele alacağız. Şuan yerleşmiş bir demokratik cumhuriyetimiz var, yeniden bir saltanat mevzu bahis değil. Ve Türkiye çok daha ötelere gidecek, bu sistemin değişmesi mümkün değil. 15 Temmuz da bunun bir ispatıdır. 15 Temmuz'daki bütün şehitlerimizi de rahmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı.

Sergideki eserlerin tarihe ışık tutan çok önemli bir koleksiyon olduğunu dile getiren İhsanoğlu ise şunları söyledi:

"Bu sergi 19. yüzyılın sonuna doğru bir hükümdarın, dünyadaki tüm hükümdarların içerisinde 30 bini aşkın fotoğrafın bulunduğu bir koleksiyonu açmasıdır. Ve bu koleksiyon içerisinde kendi döneminde yapılan önemli faaliyetlerin kaydı bulunmaktadır. Yemen'e, Trablusgarp'a, Hicaz'a kadar olan eserlerin hepsi burada yer almıştır ve muhteşem bir koleksiyon meydana gelmiştir. Aynı zamanda Avrupa hükümdarlarının ve Japon İmparatoru'nun gönderdiği resimler var. Bunlar dünyayı şaşırtan eserler olmuştur. Bu serginin açılması gerçekten mühim bir hadisedir. Bu sergiyi görmenizi temenni ediyorum."

Doğumunun 174'üncü yılında "Sultan 2. Abdülhamid Han ve Dönemi" sergisinde 2. Abdülhamid dönemini konu alan Lüleburgaz kasabası, çarşısı ve belediye dairesi, Eminönü Yeni Camii, Topkapı Sarayı Alay Köşkü, "Özgürlük, Düzen ve Adalet" yazılı 2. Meşruiyet kartpostalı karesi gibi çeşitli fotoğraflar gezilerek, tanıtıldı.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!