Takan: "Namuslu birinin çıkıp kesemediği cezayı doğa kesti!"

Yeniçağ gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, Beyoğlu Sütlüce'de temelsiz ve ruhsatsız olan binanın yıkılmasıyla ilgili olarak değerlendirmede bulundu. 24 yıldır ruhsatsız olan bina için Takan, Namuslu bir Allah'ın kulunun çıkıp da kesemediği cezayı doğa kesti!" yorumunu yaptı.

Takan: ''Namuslu birinin çıkıp kesemediği cezayı doğa kesti!''

Takan "Sütlüce'nin çöküşü!.." başlığıyla yayımlanan yazısında 1994'ten 2018'e kadar tüm yılları tek tek yazarak, "O günden bugüne kaçakmış. Ruhsatı ve iskanı da yokmuş!.. Ee, peki nasıl olmuş da duruyormuş?" diye sordu. Yeniçağ yazarı yazısında şunları kaydetti:

1994... 1995... 1996... 1997... 1998... 1999... 2000... 2001... 2002... 2003... 2004... 2005... 2006... 2007... 2008... 2009... 2010... 2011... 2012... 2013... 2014... 2015... 2016... 2017...

2018...

O günden bugüne kaçakmış. Ruhsatı ve iskanı da yokmuş!.. Ee, peki nasıl olmuş da duruyormuş?.. Kaderin cilvesi duruyormuş işte!.. Aynı yüzde 65'i kaçak İstanbul'daki diğer yapılar gibi... Hiç kimse ses çıkarmamış mı?.. Cık!.. Neden çıkarılsın ki?.. Normal şartlar altında işleyiş bu... Ses çıkarılması anormal olur. Devletin arazisine gecekondu yap otur. Gün gelir ruhsat verilir. Kaçak kat çık, gün gelir imar affı çıkar. Talan et, yağmala, vergi kaçır... Nasıl olsa o gün gelir af edilir. Af edilmese bile yapılandırılır!.. Çal, çırp, adam öldür, gasp et, tecavüz et nasıl olsa gün gelir biri gelir affettirir... Ahlakı, namusu, helali haramı, vatan sevgisini, tüyü bitmemiş yetim hakkını, kul hakkını, devletin delikli kuruşunu konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayanların ülkesidir Türkiye. Ancaak icraatın içine gelince; devletin arazisini yağmalayıp gecekondu yapmayan, helal parası ile başını sokacak bir yuva için yıllarca taksit ödeyen, vergisini kuruşu kuruşuna zamanında ödeyen, vatan borcu diye askere gidip şehit olan, gazi olan namuslu insanların cezalandırıldığı ülkedir Türkiye... Belediyeye rüşvet verip de kaçak katlar yapmayan müteahhitlerin batırıldığı ülkedir Türkiye... Bakanlıktaki başkana avantasını verip de çürük yollar yapmayan firmaların çökertildiği ülkedir Türkiye... Çalanın çırpanın, yolsuzluk yapanın, kanunların arkasından dolaşanların, rüşvet verenin de alanında mükafatlandırıldığı ülkedir Türkiye... Kısacası, namussuzlar aflarla mükafatlandırılır, namuslulara da inim inim vergi ödettirilerek, hak ettikleri verilmeyerek, devlet kapılarından kovulur. Hele hele o siyaset denen kurumun yanına bile yaklaştırılmaz.. Yanlışlıkla devlet kapısında bir yer edinmişse, fark edilir edilmez mekanizmayı bozmasın kirletmesin(!) diye en kısa zamanda icabına bırakılır.

Zor iştir Türkiye'de namuslu vatandaş olmak... Namuslu, ahlaklı yaşamak... Gayrimeşru mer'i kanundur Türkiye'de. Hukuk kitaplarında yazar mı? Ara bakalım bulabilecek misin?... Amma git bir belediyeye, git bir bakanlığa, git polise, düş bir mahkemeye, siyaset yapıp da bu ülkeye hizmet edeyim hevesine düşüp de çık yola... Gösterirler, anlatırlar sana mer'i kanunları!.. Namuslu müebbet yatar, namussuz hep mükafatlandırılır... Ezkaza ters giden bir şey olmuşsa namussuz, ahlaksız affedilir Türkiye'de...

1995 yılından bu yana ruhsatsız, iskanı olmayan İstanbul Beyoğlu, Sütlüce'deki kaçak bina canlı yayında kağıt helva gibi dağıldı. Çöktü!.. Dün sabah saat 10'dan 12.15'e kadar canlı yayında gözlerimi kırpmadan seyrettim çöküşü. Altındaki toprak yavaş yavaş kaydı, Önce yana yattı... Sonra büyük bir gümbürtü ile toz bulutlarının arasında tarihe karıştı o bina... Beyoğlu Belediye Başkanı canlı yayından canlı yayına koştu... Ahlaklı, namuslu basınımızdan bir Allah'ın kulu çıkıp da "1995 yılından beri kaçak olan bu binaya ne gibi bir işlem yapıldı acaba? Vs.." diye sormadı. Garipsemedim doğrusu!.. Çünkü, sorgulayanların hele hele doğru soruları soranların cezalandırıldığı, mahkeme kapılarında süründürüldüğü bir ülke burası...

Lüks görünümlü binanın altından toprak yavaş yavaş kaydı... Kaydı... Kaydı... Kaydı... Kaderin garip cilvesine bakın!.. Tam o anlarda R. Erdoğan partisinin grup konuşmasını yapmak için kürsüye çıktı. Canlı yayın yapan televizyonlar, ekranlarını ikiye böldü. Bir yanda an be an çöken bina... Diğer yanda ülkenin ne kadar iyi olduğunu anlatan "başkan"... Binanın üzerine inşa edildiği toprak, temelinde ahlaksızlık olan kaçak bina kaydı... Kaydı... Kaydı... Kaydı... O anlarda, ikiye bölünmüş ekranların alt yazılarında "son dakika" diye bedelli askerlik açıklamaları yazıyordu!..

Tam çöküş sırasında, dünya yıkılsa Erdoğan'ın canlı yayınını kesmeyen TV'lere bir şeyler oldu. Bir ilke imza attılar!.. Erdoğan'ın konuşmasından tamamen çıktılar. Kayan vatan toprağının üstünde yerle bir olan binanın çöküşünü tüm Türkiye'ye kesintisiz izlettiler.

Bina çöktü... Beyoğlu Belediye Başkanı yine canlı yayınların konuğu oldu. "Sahip çıkacağız, masraflarını karşılayacağız, zararları karşılanacak. Bizim için o işler kolay" dedi!.. Toprak, altından kaymış, temeli ahlaksızlık olan bina çökmüş yine kimsenin umurunda değildi. Sorgulanması gerekenleri beklemek ahmaklık olurdu!..

Seçimden önce çıkan imar affı mı!..

1994...1995...1996...1997...1998...1999...2000...2001...2002...2003...2004...2005...

2006...2007...2008...2009...2010...2011...2012...2013...2014...2015...2016...2017...

2018...

Namuslu bir Allah'ın kulunun çıkıp da kesemediği cezayı doğa kesti!.. Toprak kaydı, bina yan yattı ve büyük bir gümbürtü ile çöktü...

Türkiye'yi izledim!..

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!