Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

"Silahların susmasını bekliyoruz"

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan, Yayladağ'da çadırkentte yaptığı incelemelerin ardından Hatay Havalimanı'nda Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile bir süre görüştü.

''Silahların susmasını bekliyoruz''

Kilis üzerinde helikopterle gezen ve ardından Hatay'ın Yayladağı İlçesi'ndeki Suriyelilerin kaldığı çadır kente incelemelerde bulunan BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan ile Hatay'ın Reyhanlı İlçesindeki çadır kentte incelemelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, incelemelerinin ardından Hatay Hava Limanı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.

Kofi Annan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, basın toplantısı öncesinde Hatay Hava Limanı'nda özel bir görüşme yaptı.

Ardından basın toplantısına geçen Annan ve Atalay, Suriye'deki son durumu değerlendirdiler. Suriyelilerin kaldığı çadır kentlerdeki son durum hakkında ve Annan'ın Suriye konusundaki planı hakkında da açıklamalarda bulunan ikili, Suriye'deki vahşetin bir an önce durdurulması için gereken her girişimin yapılacağı mesajını verdiler.
Toplantıda konuşan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Suriye yönetimini ülkede akan kanın sorumlusu olarak gösterdi. Suriye yönetimini alınan barış kararlarını kötüye kullanmakla suçlayan Atalay "zaman kazanmak adına barış kararlarını istismar ediyorlar" dedi.

Atalay, "Türkiye'de bulunan Suriyelilerin kaldığı kampları ziyaret etme fırsatımız oldu. Kilis, Reyhanlı ve Yayladağı'nda ziyaret etme fırsatımız oldu. Özellikle son birkaç gün içinde Suriye'den gelen grubu dinledim. Sayın Annan'da Yayladağı'ndaki kampta kalan Suriyeliler ile görüştü. Ev ve akrabalarını arkasında bırakarak Türkiye'ye sığınan kardeşlerimizle kaderlerini paylaştık.

Türkiye olarak bundan sonra da bundan önceki gibi her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Suriye'deki gelişmeler giderek kötüleşiyor ve daha vahim bir hal alıyor. Kilis'te meydana gelen olay da kabul edilemez bir durumdur. Dün yine çok sayıda Suriyeli ülkemize sığındı aralarında yaralılar da vardı ve bu yaralılardan bazıları hayatını kaybetti. Suriye'de mevcut rejimin uyguladığı vahşetten kaçarak ülkemize sığınan Suriyeliler Türkiye'nin güvencesi altındadır. Bundan sonra Suriye'deki olaylar dolayısıyla ülkemize sığınacaklara her türlü desteği vereceğiz" diye konuştu.

Annan'ın, çadır kentlerdeki durumu görme imkanı olduğuna da işaret eden Atalay "çadır kentleri gezen sayın Annan'ın, Türkiye'nin Suriye politikası ve Suriye konusundaki endişelerini de daha iyi anlayacaklarına inanıyoruz. Türkiye olarak Suriye'deki trajediye barışçı bir çözüm bulunması, kan ve vahşetin durması ve ortak bir çözüm bulunması en samimi dileğimizdir. Sayın Annan'ın Suriye konusundaki tutumu ve çalışmalarını başından beri takdir ediyoruz. Kendisine bu çalışmalarında başarılar diliyoruz. Biz Türkiye olarak bu çalışmalarını destekleyeceğiz" dedi.

Suriye yönetiminin alınan kararları zaman kazanmak adına istismar ettiği.ne değinen Atalay, "Bugün 10 Nisan ve verilen talimatlardan birinin tarihi bugündü. Ama Suriye yönetiminin sözlerini tutmadığını, ülkedeki şiddet ve çatışmalardan görüyoruz ve bunu sayın Annan'a ilettik. Özellikle Halep, İdlip ve Humus'ta yönetimin ve askerlerin şiddeti sürüyor.

Tabii özellikle Mart 2011'den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 9 bini geçti ve giderek artıyor. Daha dün hayatını kaybedenlerin sayısı 130. Sayın Annan takvimi açıklamasından bu yana Suriye'de maalesef şiddet yine aynı şekilde sürdü. Şuanda Türkiye'ye gelenlerle ilgili olarak bugün itibariyle Suriyeli sayısı 25 bine yaklaştı. Bütün bunlarla şunu ifade etmek istiyoruz. Sayın Annan'ın misyonunun iyi şekilde sonuçlanmasını, kanın durmasını ve insanların taleplerinin karşılanmasını bekliyoruz. Ama Suriye hükümetinin siciline baktığımızda bu konularla ilgili kuvvetli endişelerimiz var bunu da sayın Annan'a ilettik" diye konuştu.

Suriye'deki gelişmelerle ilgili 1 Nisan'da İstanbul'da yapılan 'Suriye Halkının Dostları Grubu Toplantısı' hakkında açıklamalarda bulunan Atalay "o toplantı 83 ülkenin katılımıyla yapıldı ve son derece verimli geçti. O toplantıda Suriye Ulusal Konseyi, Suriye'nin tamamını temsil eder şekilde ve tek yetkili birliktelik olarak kabul edildi. Yine o toplantıdan sayın Annan'ın yürüttüğü politikayı destekleme kararı çıktı. Toplantıda en temel endişe ise Suriye dostlarının bu çalışmalara izin vermemesi oldu.

O toplantının hemen ardından şehirlerdeki asker sevkiyatının ve silahların durması söz konusu idi. Fakat Suriye yönetimi barışçıl hareketler için alacağı kararları almadı ve buna muhalifleri sebep gösterdi. Suriye yönetiminin muhalifleri suçlayıcı yönündeki açıklamaları iyimser olmamızı güçleştirmiştir. Bu misyon için de Suriye rejimi gerekli işbirliğini gerçekleştirmedikçe birleşmiş milletlerin tarihi zorunluluğunu yerine getirmesini bekliyoruz. BM'nin bu konuya daha fazla ağırlık vermesini bekliyoruz ve biz her türlü desteği vereceğimizi taahhüt ediyoruz.

BM, Arap Birliği ve Suriye'nin Dostları Grubu o planı destekliyor. O plan kanın dökülmesinin son bulması, insani yardımların ulaştırılması ve demokrasi konusunda önemli kararlar içeriyor. Fakat bu süreci istismar eden Suriye yönetiminin barış konusundaki tutumundan endişeliyiz. Barış yerine aksine halkın üzerine şiddetle gidiliyor. Bu kararlar yerine getirilsin ve iyi denetlensin, vakit kazanılmak için istismar edilmesin bizim istediğimiz budur" şeklinde konuştu.

ANNAN: "KANIN DURMASI İÇİN NE GEREKİYORSA YAPILACAK"

Daha sonra konuşan BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriye'deki olayların son bulması için ellerinden geleni yapacaklarını ve bugün bu girişimler için bölgeye geldiğini belirti. Çadır kentlerde barınan Suriyelilerin, Türkiye'de son derece iyi şartlarda misafir edildiğini gördüğünü de dile getiren Annan, uluslar arası bir sorun için Türkiye'nin son derece ciddi girişimleri olduğunu gördüğünü belirterek, Türk yetkilileri kutladığiin durması ve ortak bir çözüm bulunması en samimi dını söyledi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!