Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

PFAPA sendromu nedir? (ÖZEL HABER)

Çocuklarda ateş sıklıkla rastlanabilen bir durum ancak 1-5 yaş arası çocuğunuzun tekrarlayan ateşi varsa ve buna, lenf bezi şişlikleri ile ağız yaraları eşlik ediyorsa dikkat! PFAPA sendromuyla karşı karşıya olabilirsiniz.

PFAPA sendromu nedir? (ÖZEL HABER)

EZGİ KAYI / BURSADA BUGÜN

PFAPA sendromu özellikle son dönemde birçok kişinin kafasını meşgul eden bir hastalık. PFAPA sendromu, periyodik ateş, aftöz stomatit, farenjit ve servikal adenopati ile karakterize bir klinik tablo ve çocuklarda sıklıkla tekrarlayan yüksek ateşle kendini belli ediyor. Özel Esentepe Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalığı bölümü doktorlarından Uzm. Dr. Faruk Eren, çocuklarda tekrarlayan yüksek ateşe dikkat çekti ve ebeveynleri uyardı; "Tanı koymada ailenin takibi çok önemli!"

Uzm. Dr. Faruk Eren PFAPA sendromunu şöyle açıkladı: "PFAPA, periyodik ateş hastalığıdır. 1987 yılında Marshall tarafından tanımlanan çok yeni bir hastalık. Tipik özelliği 1-5 yaş arası çocuklarda ateş ve eşlik eden, lenf bezi şişlikleri, ağızda yaralar ve faranjitle seyreden ataklarla seyreden ateşli bir durum olmasıdır. PFAPA'nın en büyük özelliği kendisini sınırlayabilmesi, 1-5 yaş arasında başlayıp, 10 yaşa doğru kaybolmasıdır. Bir diğer özelliği de nadiren de olsa erişkin yaşta görülebilir."

PFAPA SENDORUMUNUN SEMPTOMLARI NELER?

"39-41 derece arasında ateş, ağız yaraları, boğaz yaraları, faranjit, eklem ağrısı, karın ağrısı pfapa sendromunun başlıca belirtileridir" diyen Eren, "Ateşin özelliği ani başlangıçlı olup titreme ile yükselmesi, atakların, ortalama 2-4 gün civarında devam etmesidir. Ateş atakları öncesi ağızda yaralar, halsizlik, yorgunluk ve huzursuzluk gibi belirtiler de olabilir. Ateşler ortalama 2 ile 8 haftalık periyotlar içerisinde tekrarlayan bir tablo oluşturur. Bunun dışında yüzde 40 ve 70 arasında ağız içi yaralar, yüzde 65-100 oranında faranjit tablosu, yüzde 60-100 oranında ise boyunda her iki tarafta şişlik görülüyor" şeklinde konuştu.

AİLELER DİKKAT!

"PFAPA'nın tanısında hekimler olarak çok ciddi zorluklar yaşıyoruz çünkü kesin tanı koyduran bir laboratuvar yöntemi henüz yok" ifadelerini kullanan Eren, "Yapılan tam kan sayımında beyaz küre yüksekliği, sedimantasyon yüksekliği ve CRP değerinin yüksek olduğunu görüyoruz. Tanı koymada en önemli nokta hastanın ailesi tarafından bu ateşli periyotların iyi bir gözlem yaparak hekime vereceği öykü ve yapacağımız fiziki muayene. Ayrıca tanı sırasında bu ateş periyotlarını iyice irdeledikten sonra, üst solunum yolu enfeksiyonu olmaksızın, faranjit ya da boyunda lenf benzi şişliği bulgularının en az birinin olmasını bekliyoruz. Hastalar ataklar arası dönemde tamamen asemptomatik dediğimiz normal yaşantılarına devam edebilecek düzeydedirler. Normal büyüme gelişme grafiğini gösterirler, atakların arasında benzer herhangi bir şikayetleri olmaz" dedi.

TEDAVİ NASIL YAPILIYOR?

Faruk Eren, hastalığın tedavisiyle ilgili olarak, "Tedavisi mümkün, herhangi bir sakatlıkla sonuçlanan bir hastalık olmaması yüz güldürücü. 10 yaş civarında kendiliğinden kayboluyor, yetişkinlerde nadiren görülme şansı var. Tedavi esnasında, ataklar sırasında ateş düşürücülerden faydalanıyoruz. Hastalar atak sırasında kortizon tedavisi görüyor. Kortizon tedavisine yanıt vermeyen daha ciddi durumlarda kolşisin tedavisi gündeme geliyor. Bazen bademciklerin alınması gerekebiliyor ancak bunlar medikal tedavisine cevap vermeyen ve ilaç tedavisi mümkün olmayan durumlarda başvurduğumuz yöntem" şeklinde konuştu.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!