'Özür hayal' demişlerdi

hükümetin İsrail'e getirdiği özür, tazminat ve abluka kaldırılsın şartının kabul edilmesi muhalefeti zor durumda bıraktı. "İsrail'e şart getirmek iflastır, hayalciliktir" diyen Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, Tel Aviv'in özrü karşısında sessizliğe büründü.

'Özür hayal' demişlerdi


İSRAİL Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den resmi özür dilerken, kriz döneminde Tel Aviv yerine hükümeti eleştiren muhalefetin sessizliği dikkat çekti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli, İsrail ile tüm ilişkilerin kesilmesi ve ilişkilerin normalleşmesi için 3 şart getirilmesini eleştirmişti.

Kılıçdaroğlu şikayet etmişti

İki parti İsrail'in özründen sonra tavrını değiştirmedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, o dönemde Türkiye'yi İsrail'e şikayet ederek, hükümetin hatalı olduğunu savunmuştu. Kılıçdaroğlu, Mavi Marmara olayının ardından yaptığı çeşitli açıklamalarda hükümeti sert sözlerle eleştirmiş ve "İktidarda biz olsaydık 'Mavi Marmara' gemisine izin vermezdik" demişti. Kılıçdaroğlu eleştirilerini "Orada İsrail askerleri öldürdüler. Hesabını sordular mı? Sormadılar, kanları yerde kaldı" diye sürdürmüştü.

'Dış politikada ağır hezimet'

Kılıçdaroğlu, BM Mavi Marmara raporunun açıklanmasının ardından, başından beri Türkiye'nin devamlı kaybeden taraf olduğunu öne sürerek, şunları söylemişti:

"Türkiye can ve mal kaybetmiştir. Türkiye hukuk mücadelesini kaybetmiştir. Türkiye itibar kaybetmiştir. Türkiye ile beraber Gazze'de kaybetmiştir. İsrail'in Gazze'ye uyguladığı haksız abluka, hükümetin başarısız dış politikası yüzünden zerre kadar zayıflamamış aksine daha da keskinleşmiştir. Dünya kamuoyunun büyük desteğine rağmen Türkiye'nin ve dolayısıyla Gazze'nin aleyhinde çıkan bu rapor, dış politika tarihimizin en ağır hezimetlerinden birisidir."

Bahçeli 'tükendiniz' demişti

MHP lideri Devlet Bahçeli, Hükümetin İsrail'e karşı geliştirdiği tavrı "iflas" olarak niteleyerek şöyle konuşmuştu: "Başbakan tamamen tükenmiştir, hükümet bitmiştir! Başbakan Erdoğan ve hükümeti aklını başına almalı, girilen tuzaklarla yolun bu kavşağından bir an önce dönmelidir. İflasınızı ilan edin."

Hükümetin İsrail'e yönelik yaptırım kararlarından  sonra ise Bahçeli bunun "dönülmez bir nokta" olduğunu belirterek, "Kararlar hükümetin dış politikasının iflasının ispatı. Yaptırım paketi ile geri dönülmez bir yola girildi. İktidarın milli çıkarları gözetmeyen dış politikası ülkemizi sorunlarla tuzaklanmış kritik bir noktaya taşımıştır. Yaptırım paketi ile geri dönülmez bir yola girildi. Kararlar hükümetin dış politikasının iflasının ispatı. Gelişmeler karşısında Başbakan Erdoğan'ın temelsiz tehditleri, nafile beyanları dün olduğu gibi bugün de hiçbir şeye hizmet etmeyecektir. "

CHP'li Tekin'e göre zamanlama manidar

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, İsrail'in özür dilemesiyle ilgili STAR'ın sorularını yanıtladı. Tekin, "Koskoca Türkiye orada 9 yurttaşını koruyamadıysa biz neyin özrünü dileyeceğiz? Davutoğlu'nun ve Başbakanın da Türkiye'ye özür borcu var" dedi. Tekin 3.5 yıl özrün gelmediğini belirterek, şunları söyledi: Çok manidar dönem, manidar süreçte 9 yurttaşımızın hayatını kaybettiği dönemden bugüne böyle bir özrün gelmemesi, ABD Başkanı'nın Türkiye ve İsrail ilişkilerini düzeltmek için gelmesi son derece manidar. Umut ediyorumki önümüzdeki süreçte Ortadoğu'daki yaratılan sorunların ortağı olmayız. Bunun arkasında başka planların olduğunu zamanla göreceğiz.

Loğoğlu itiraz etti: CHP sessiz kalmıyor

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce İngiltere'nin başkenti Londra'daki 'Clapton Park' kilisesine bağlı faaliyet gösteren 'Round Şapel'de yaptığı konuşmada ilginç ifadeler kullandı. İnce "İsrail özür dilemiş. Helal olsun be! Özür dileyecek bugünü mü buldu. İki senedir neredeydi. Neden bugün? Acaba bu özrün karşılığında Esad'ı vurmak için bir şeyler almasın! Ya da İran'ı bombalamak için bir şeyler almasın! Ne aldı bunun karşılığında?" dedi. CHP'nin dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu da, "CHP neden sessiz kaldı" eleştirileri üzerine iki gündür bazı basın organlarına değerlendirme yaptığını, twetter üzerinden yorum gönderdiğini söyledi. Loğoğlu "Hiçbiri basında yer almadı. Sessiz kaldığımız doğru değil" dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!