Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

"Okuma-yazması yok, bu nasıl örgüt?"

Adalet Sarayı önünde toplanan bir grup, Gezi Parkı eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 8 kişinin serbest bırakılmasını istedi.

''Okuma-yazması yok, bu nasıl örgüt?''


 Cezaevindeki bayrak satıcısının eşi, 5 çocuğunu göstererek "Tamam, kocam örgüt kurdu. Biz, 5'i çocuk 7 kişilik örgütüz. Okuma-yazması yok, bu nasıl örgüt?" dedi.

 İstanbul Adalet Sarayı önündeki meydanda toplanan, aralarında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyeleri, aileler ve avukatların bulunduğu bir grup, Gezi Parkı eylemleri nedeniyle tutuklanan 8 kişinin durumuyla ilgili basın açıklaması yaptı.

TKP Merkez Komite üyesi Kurtuluş Kılçer, "Eli palalılar dışarıdayken, ülkesine sahip çıkanların tutuklanmasını kabul etmiyoruz. Bu arkadaşlarımızın kötü olan cezaevi şartlarının değiştirilmesini talep ediyoruz. Diğer illerde tutuklanan kişiler de derhal serbest bırakılmalıdır" dedi.

Kılçer, tutuklananların serbest bırakılmaması durumunda, ülke genelinde büyük bir kampanya başlatacaklarını da sözlerine ekledi.

ADLİ MAHKUMLARLA AYNI KOĞUŞ
Tutuklanan 3 kişinin avukatlarından Yelda Koçak Urfa da, Türkiye'de yapılan yargılamalarda, kimsenin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Kanunu'na muhalefet etmek suçundan tutuklanmadığını ve tutuksuz yargılanma esasken, 8 kişinin bu suçtan tutuklanmasını ise anlayamadığını dile getirdi.

8 tutuklunun Metris Cezaevi'nde çok kötü şartlarda bir süreç yaşadıklarına ve bu kişilerin adi suçlardan mahkum olmuş kişilerle aynı koğuşları paylaştıklarına da dikkat çeken Urfa, tahliye talepleri sonuçlanana kadar adliyede bekleyeceklerini de ifade etti.

'BEŞ ÇOCUĞUM DA ÖRGÜT ÜYESİ OLMAZ MI?'
Tutuklanan bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek'in eşi Merhamet Sarıçiçek de 5 çocuğuyla birlikte yer aldı.

Sarıçiçek, 40 seneden beri bayrak satarak geçimini sağlayan bir aile olduklarını ve ekmek parası peşinde koştuklarını anlatarak, şunları söyledi:  "Biz 30-40 seneden beri bayrakçılıkla geçimimizi sağlıyoruz. Şu çocuğuma sorsanız 'Okuyup öğretmen mi, doktor mu olacaksın?' diye sorsanız, 'Yok anne ben bayrakçı ya da posterci olacağım' der. Biz böylesine yetişmişiz. Biz günübirlik kazanan, günübirlik yiyen azıcık aşımız, kaygısız başımız olan insanlarız. Kazlıçeşme'de de benim eşim bayrak sattı. O zaman niye içeri almadınız, tutuklamadınız. O zaman örgüt kurmamış da, o zamanlar suç işlememiş de Taksim'de satarken mi suç işledi? Bu ne biçim adalet?"

Eşinin tutuklanmasına karar veren hakime tepki gösteren Sarıçiçek, "Eşim bayrakları Taksim'e hediye etmek için mi gitmiş. Bunu hiç mi düşünmüyorlar? Onların okudukları günlere yazıklar olsun. Adaletsizce, vicdansızca okumuşlar" diye konuştu.

Eşinin örgüt üyesi olmadığını dile getiren Sarıçiçek, "Tamam, benim kocam örgüt kurdu. 7 kişiyiz biz örgütüz. 5 tane çocuğum var. Biz örgütüz. Adamın evinde çocuğunun tişörtü yok ya. Örgüt kuranın çoluğunun çocuğunun tişörtü olmaz mı ya? Okuması, yazması yok. Bu nasıl örgüt kurmak? Ali Sarıçiçek'e mi ceza kesildi, 5 çocuğuma mı ceza kesildi? Başbakan '3 tane çocuk' dedi. Allah verdi, 5 çocuğum var. Sözünü de dinledim" diye konuştu.

İkiz çocuklarından Hasan Sarıçiçek'in hasta olduğunu ve doktorun ilaçlar verdiğini belirten Merhamet Sarıçiçek, çocuklarının ilaçlarını gazetecilere gösterdi.

Sarıçiçek, "Geçimimizi sağlayacak kimse yok. Bir oğlum var; o da bayrağı alıp işe de gidemiyor, korkuyor. Suç işleyen eli palalıyı 50 milyon insan gördü. Palalıyı yakalasın, tutuklasın. Onu bir cezaevine atsın, eşim suç işlediyse onu da atsın. 'Kanunun kestiği parmak acımaz' derim, buna katlanırım. Bu olayları 8 kişiye mal etmenin anlamı yok" ifadelerini kullandı.

'HASTA ÇOCUĞUMA BİR ŞEY OLURSA...'
Tutuklananların arasında bulunan Umut Akgün'ün babası Ali Asker Akgün de, feryadını hakim ve savcıların duymasını istediğini söyleyerek, "Oğlum ve arkadaşları, günahsız bir şekilde cezaevinde suçluların ve katillerin arasında kalmaktadır. Benim çocuğum hasta. Ona orada bir şey olursa, bütün sorumlular hakkında şikayetçi olacağımı herkes bilsin. Bir baba olarak çocuğum ve arkadaşlarının salıverilmesini talep ediyorum " dedi.

'OĞLUMU DÖVMÜŞLER, SARILAMADIM'
Tutuklulardan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Alican Sünnetçioğlu'nun annesi de, haksız yere tutuklandığını belirttiği oğlunun darp edilerek gözaltına alındığını belirterek, "Oğluma cezaevinde sarılamadım. Arkasında darp izleri vardı. Benim ödediğim vergilerle devlet memuru, benim oğlumun sırtına tekmelerle vurdu. Bunun affetmiyorum. Özgürlüğü ve hukukun işlemesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Açıklamaların ardından gruptakiler, slogan atarak bekleyişini sürdürdü.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!