Muharrem İnce: 'Seçilemezsem siyaseti bırakırım ama bir şartla...'

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Göztepe'deki mitingi öncesi yürüyüş düzenledi. İnce, yürüyüş sonrası halka hitap ettiği konuşmada, 'Seçilemezsem siyaseti bırakırım ama bir şartla. Erdoğan benimle canlı yayına çıkarsa' ifadelerini kullandı.

Muharrem İnce: 'Seçilemezsem siyaseti bırakırım ama bir şartla...'

İnce'nin sözlerinden satırbaşları şöyle:

"Şu an caddenin ucunu göremiyorum. Akın akın geliyorlar. Siz Kadıköylüler hani büyük bir değişim başlattınız ya, aynısını 24 Haziran'da da yapacaksınız."

"Erdoğan, bana birinci çıkamazsan siyaseti bırakacak mısın? diye sordu. Erdoğan, Recep Erdoğan sana sesleniyorum.İddialı insanları severim, seni de beğendim iddialısın. Sana söz veriyorum bu seçimi kazanamazsam siyaseti bırakacağım ama bir şartım var. İstediğin bir televizyon programında benimle yayına çık ondan sonra."

"Öyle beleş yok. Benimle televizyona çıkacaksın. Televizyonu, sunucuyu, saatini, gününü sen seç. Yanına 200 tane danışmanını al yetmedi Prompterını al karşıma çık. Eğer bunu yaparsan söz veriyorum bırakacağım ve sözümün arkasındayım."

"Çıkıp bir proje açıkladı. Kıraathane açacakmış. Bakın ben Cumhurbaşkanı olduğumda Erdoğan'a bir kıraathane açacağım. Kekler de benden. Çıkmış kekler, çaylar bedava diyor. İnce'nin dediği gibi iskambil felan yok diyor. Sana mı soracak millet iskambil oynarken? Çocuk sayısını sana soracak, doğum yöntemini sana soracak. İskambili de mi sana soracak? Sen kendini ne sanıyorsun? Şimdi ben de Kadıköy'den 81 milyona sesleniyorum. 16 yılın sonunda eğer 35 günde ince hastalığa yakalanmazsa yani hala normal düşünüyorsa bu kıraathane projesi bence FETÖ'cülerin projesi. Kandırıyorlar bunu."

"Bugün 17-18 yaşındaki çocuklar hükümete karne vermiş. O çocukları dövdürmüşler burada. Yazık, günah. Ben de Erdoğan'a karne veriyorum, beni de mi dövdüreceksiniz? Hadi gelin bakalım o zaman. Karne günü 17-18 yaşındaki çocuklar dövülmez. O çocuklar CHP'li değil, hepimizin evladı."

"Erdoğan, Alevileri, Kürtleri, sendikacıları, öğrencileri, solcuları sevmiyor. Erdoğan kendine biat edenleri seviyor. Ben diyorum ki bir büyük şemsiye altında buluşalım, barışalım diyorum. Uzlaşalım diyorum."

"Bir çocuğun dindar olup olmayacağına devlet karışamaz. Aile karar verir buna. Dindar nesilden hiçbir korkum ve sorunum yok ama kindar nesil istemiyorum. Özgür düşünen, demokrat, sorgulayan bir nesil yetiştireceğiz. Bakın din ve dil konusunu ne yapacağız. 1-Herkese bütün öğrencilere resmi dil olan Türkçeyi öğreteceğiz. 2-Anasının dilini, evinde konuştuğu dil neyse onu öğreteceğiz. 3-Bir uluslararası dil öğreteceğiz. Din konusunda bazıları 'ben günde 2-3 saat din öğretilmesini istemiyorum, daha çok istiyorum.' Biz devlet olarak bunu sağlayacağız. Seçmeli ders olarak ne istiyorsa onu sağlayacağız. Öbürü de diyor ki 'ben senin zorunlu din dersini istemiyorum.' Ona da hayhay diyeceğiz, sen de alma diyeceğiz. Zorlama yok, talepleri karşılama var."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!