Muharrem İnce: "Benim sihirli sayım 29"

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Habertürk TV canlı yayınında soruları yanıtladı.

Muharrem İnce: ''Benim sihirli sayım 29''

İnce'nin açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Muharrem ince ''Sizin diğer adaylardan farkınız ne, ne vaadediyorsunuz şeklindeki ilk soruya ''Türkiye'yi yöneten Erdoğan, dolayısı ile neden Erdoğan değil de size diye sormak lazım'' cevabını verdi. İnce ''Benim sihirli sayım 29. Bunu 81 milyonun bilmesini istiyorum.  Artık yeni dönemde sen, ben, o yok. Biz var. Bu sayı Türkiye'nin nüfus ortalaması, yani bugün Almanya'dan Fransa'dan farkımız bu. Avrupa'da yaş ortalaması 40, Türkiye'de 29. Bundan daha büyük bir güç olamaz." dedi.

''Kamuda yükselmeyi adil koşullara bağlayacağız'' diyen İnce, ''Herkesi kucaklayan anlayışla, başörtülü başörtüsüz, alevi sünni diye bakmadan'' vurgusunda bulundu.

İnce ''Bu ülkenin yüm kaynakalrı atıl. Meraları kullanılmıyor atıl, denizleri kullanılmıyor atıl. Liyakatlı bir kadroyla güçlü bir liderlik yaparak ortak bir akılla, hesap vermeyi öne çıkartarak, kimseyi ötekileştirmeden, Alevi-Sünni diye bakmadan herkesi kucaklayan anlayış ile bu 29'u çok iyi kucaklayabiliriz. Ben Erdoğan'ın dünyayı tanımadığını düşünüyorum. Ekibinin korktuğunu doğru bilgi aktarmadığını düşünüyorum. Danışmanların eksik şeyleri söylemesi lazım. Danışmanlarımla buraya gelmeden önce toplantı yaptık. Bir tane artımı söylemdiler. Hep eksiklerimzi söyledilr. Onlara kızmadım.'' dedi.

MAHKEMEDE BİLDİKLERİMİ ANLATIRIM

(Nasuhi Güngör'ün tweetleri) Beni arayan kişi Erdoğan'la birlikte görüşmede olan kişi. Şimdi açıklarsam ona zarar veririm. Aradım 'açıklama bekle' dedi bana. Daha fazla ayrıntı var ama bekleyin. Bugün diyor ya dedikodudan ibaret. Bu adam TRT'nin ne hale düştüğünü, bu adamın neyine inanacaksın. Şimdi senin gibi bir adamı TRT'nin habermüdürü yapıyorlar. Ya bu kişi beraberdik diyor, Nasuhi Güngör de kitabında Nisan'da görüştüler diyor. Şimdi kıvırıyor, bütün bunlar doğru daha başka doğrular da var ama ben Fetullah Gülen tartışmasından çıkıp ekonomiden konuşmak istiyorum. Erdoğan her konuda dava açar bir konuda açamaz, diploma konusunda açamaz. Konu mahkemeye gittiyse orada bildiklerimi anlatırım, konu davalık olmuşsa kapatmaktan başka bir şey yok.

İKİ KONUDA KARARLI OLACAĞIZ

Gülen'in iadesiyle ilgili 'iadesi istenmedi' demedim. 'Usulüne uygun istenmedi' dedim. Özgür Özel'i aradım. 'Bir yazı yaz Adalet Bakanlığına hukukçu arkadaşlarımla incelesinler benim iddiamı.' Ayın 25'inde Özgür Özel imzalı yazımız gitti. Henüz gelin inceleyin demiyorlar. Bozdağ'ın açıklaması şu 'kimseye gösteremeyiz Muharrem İnce gelsin incelesin.' Ben niye inceliyorum, avukatlarım yok mu benim? İki konuda çok kararlı olacağız; biri terör, öbürü yolsuzluklar. FETÖ, PKK, IŞİD hiç fark etmez, bunların dış uzantıları da var. Asla bunlarla pazarlık içinde olmayacağız. Yolsuzluklar konusu affı olmayacak bir konu. Hesap verme yani mal varlığını açıklama yasalarda olmasa da geleneklerde olsun. Ben açıkladım, niye gocunacağım. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

İPTAL EDİLMESİNİ BEKLEMİYORUM

(Seçimlerin iptali iddiası) Seçimin tarihini kim belirledi, Erdoğan belirledi. YSK belirlemedi, 24 Haziran dedi YSK'ya da görevini yap dedi. Kuralları kim belirledi, kanunu kim değiştirdi? AK Parti değiştirdi, Erdoğan değiştirdi. Tarihini belirleyeceksin, kurallarını belirleyeceksin, hilelerini belirleyeceksin şimdi 'beni oradan indirmek istiyorlar' diyor. Ne yapacaktık? Evet indirmek istiyoruz, istemeyelim mi? Bizim işimiz, muhalefetin işi bu. Dünyanın her yerinde böyledir. Beni indirmek istiyorlar diye bağırmanın bir anlamı var mı? Ömür boyu mu kalacaksın? Ya ineceksin ya devam edeceksin. Buralardan bahane üretmek boş işler. Dış güçler, hangi dış güçmüş. Niye bizi iflas ettirmek istesinler. Seçim iptalini beklemiyorum. CHP'nin itirazı sandık taşınması ve diğer maddelere. İttifaka itirazımız yok. (Seçim güvenliği kaygınız var mı) Sandıkları hükümete ve YSK'ya karşı koruyacağız. Bu konuda endişe taşıyorum ama milletin rahat olmasını istiyorum. Onların emeklerini unutmuyorum emeklerini zayi etmeyeceğiz, ne gerekiyorsa onu yapacağız.

BİR HAFTA İÇİNDE YAPACAKLARIMIZ VAR

(Dolar tedbiri) Bir hafta içinde yapacaklarımız var. Yemin eder etmez hemen Merkez Bankası ile işe başlayacağız. Öyle genel merkeze çağırmak yok, itibar kaybetmek yok asla. Bürokratları görevden alalım asla böyle bir şey olmayacak. Bankaları yeniden yapılandıracağız. Ziraat Bankası kredisini çiftçiye verecek. Televizyon dizilerini satmaya başladık, orada da devreye sokacağız bankaları. İdeolojik saplantılarımızı bir kenara koyacağız. Ekonomi Bakanı 'beni ilgilendirmiyor, tanımıyorum' dedi. Başbakan 'dolsa ne olur dolmasa ne olur' dedi. Polisiye tedbirlerle ekonominin düzelmeyeceğini ben biliyorum.

RESTORASYON İÇİN İKİ YIL

Biriyle fotoğraf çektiriyorsunuz hemen görevden alıyorlar. Dedim Genelkurmay Başkanı ile YÖK Başkanı ile de randevu isteyeyim görevden alacaklar mı diye ama... Helikopterle bana karşı aday olmak isteyen birinin bahçesine inerse görevden alırım tabi. (MİT Başkanını da görevden alacak mısınız?) Onu sizle paylaşacak halim yok, ekibimle paylaşırım. Size söylersem hemen Tayyip Erdoğan'a söylerseniz. Kararname yetkisini kullanacağım, ben niye kullanmayacakmışım. Restorasyon süresi maksimum 2 yıl. Bir kere yargıyı düzeltmeden ekonomiyi düzeltmemiz mümkün değil. Üç saç ayağı var dış politika, ekonomi, yargı. Biri bozuksa, diğer ikisi de bozuktur.

UCUBE BİR DURUM VAR

Ortada bir ucube durum var. Ne Sayın Kılıçdaroğlu'nun suçu ne benim suçum. Bunu millet kabul etti, böyle bir sistem var şimdi. Ben bu yetkilerimi kullanmayacak mıyım? Erdoğan kullanıyor da ben kullanmayacak mıyım? Bakanlar Kurulu'nu ben atayacağım, sistem bu şekilde. Yasama, yürütme, yargı bunu ayıracağız. Biraz zaman alacak mı alacak. Yetkilerimi demokratikleşme üzerine Türkiye'nin özgürleşmesi, şeffaflaşması üzerine kuracağım. Yetkileri elde toplamak yerine bir denetleme mekanizması olması lazım. Bunları yeniden düzenlemek lazım. Bir büyük uzlaşmadan barışmadan söz ediyorum. Eğitimde sınav sistemini kaldıracağım. 'Ben iktidarım istediğimi yaparım', hayır öyle olmayacak, taraflar masada olacak. Dayatma yapmayacağız, uzlaşarak çözeceğiz. Bunu başarmalıyız, yargıda, eğitimde, dış politikada başarmalıyız. Ayaküstü dış politika olmaz, kişisel çıkarlar üzerine olmaz. Türkiye'de yargı yoluyla infaz var. Yandaşlar da Erdoğan da rahat edecek. OHAL'i hemen kaldıracağız."

''BU DEVLET 3 BİN YILLIK BİR DEVLET, KURDA KUŞA EMANET EDECEK HALİMİZ YOK''

İnce ''Meclis'te 16 yıldır kesintisiz milletvekiliği yapan 7 kişiden biriyim. Partililer nasıl birlikte hareket etiğimizi bilir. Milletin hayrına olacak iste nasıl partiyi bir yere itip birlikte hareket ettiğimizin bir çok tanığı var. Devlet dediğniz 1923'te kurulmadı. Gelenekelri olan kökleri olan 3 bin yıllık bir devlet. O gelenekleri biliyorum, tanıyorum. Bunlara yetecek deneyime sahip bir milletvekiliyim.'' dedi.

BAŞÖRTÜSÜ YASAKLARI VE CHP

Nagehan Alçı'nın başörtüsü sorununa dair geçmişte kamusal alan ve üniversite yasakları konusunda CHP'nin özeleştiri yapıp yapmayacağı sorusuna dair ''Başörtüsü sorunu artık Türkiye'nin sorunu değildir. Kıyafet ile uğraşmak devletin işi değildir. Yeteneğine bakarım. Başka sağcıymış, solcuymuş hiç ilgilenmem. AK Partili biri de yetenekliyse genel müdür olabilir. Başörtüsü ile ilgili duruşum nettir. Aleviler ile ilgili de duruşum nettir. Bu ülkede onlara haksızlık yapıyoruz. Onlardan vergi alıyoruz ama devlet Cem Evleri'neyardım etmiyor. Ben tarafsız olacağım.'' cevabını verdi. Özeleştiriye dair ise ''Ben önüme bakarım, geçmişe değil, nerede istiyorsa taksın ister evde ister devlet dairesinde taksın, kıyafet ile uğraşmak devletin işi değilidir, yeteneğine liyakatına bakarım'' dedi.

İMAM HATİP LİSELERİ VE DİNDAR NESİL

Kur'an eğitimi aldığını aktaran Muharrem İnce ''Kur'an kursuna gidiyordum, iyi ezberliyor diye İmam Hatip'e gidecekken yoldan dönmüş oldum. Dindar nesil yetiştirilmesine itirazım yok ama o ailenin işi, engel olmam yardımcı olurum ama kindar nesil yetişmesine engel olurum'' dedi. İnce gazetecilere ''Kuran eğitimi aldınız mı hiç?'' diye sordu. ''Ben alan biri olarak söylüyorum. İmam Hatip'e gönderilecekken yoldan dönen biri olarak söylüyorum. Erdoğan'a da anlattım. Dedem değiştirdi bu ülkenin kaderini dedim. beni İmam Hatip'e göndereceklerdi köyde, sonra ortaokula gönderdiler. Dedem beni İmam Hatip'e göndrseydi sizin yerinizde ben olacaktım dedim, şakalaştık. Dindar nesil yetişmesine engel olmam yardımcı olurum ama kindar nesle engel olurum. İmam hatipliler de bu ülkenin çocuklarıdır, benim çocuklarımdır. Kimsenin böyle bir kaygısı olmasın. Bekir Bozdağ ortalığı bulandırmasın. Bunların hiç biri doğru değil. O kadar çok İmam Hatip lisesi var ki ama öğrenci yok bu da israftır. İmam Hatip'e çocuğunu gönderene saygım sonsuz ama üniversitesinde nereyi kazanıyor bir de sonuca bak.'' dedi.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİl, HAYVANCILIK VE ÜRETİM

İnce yerli otomobil üretimi konusuna ''Üretelim ama o olmamalı elektrikli otomobil üretelim. Otomobilin kaportasına talipsin ben beynine talibim. Televizyon yapıyor muyuz yapıyoz ama 10 dolar kazanıyoruz. Otomobil fabrikalarımız var ama paranın çoğu markaya gidiyor. Bize kalıyor 100 Euro. Tarım ve hayvancılık 2017. Bakın ithalatın nasıl arttığını görüyor musunuz ihracat eksiye düşmüş. 3 kat ithalatımız artmış. İhracat ise yüzde 2 azalmış. Derdimiz tarımı ayağa kaldırmak, hayvancılığı ayağa kaldırmak. Bir köylü olarak. Buna yazık değil mi? 2018 yılının ilk 3 ayında hayvancılık kırmızı et ithalatı yüzde 675 artmış. Canlı hayvan yüzde 142 artmış. Mısır yüzde 1000 artmış böyle bir şey olabilir mi. Böyle bir ülkede tarım, hayvancılık oabilir mi?'' değerlendirmesinde bulundu.

Muharrem İnce ''CHP'deki 6 oku düşünün en alttaki ok devrimcilik oku, 2. ok laiklik. 3. ok devletçilik okudur. Oradaki çentik özel sektördür. Bu ne demek biliyor musuz özel sektör tetikleyecek demek. AK Parti döneminde 265 stadyum yapıldı, gerekli mi gerekli. Biz de yapacağız. Bazılarını onararak çözüm bulacakken... Stadyumun üretime bir katkısı yok. Benim tercihim 265 fabrika yapmak.'' şeklinde konuştu. İnce ''Devlet de gerekirse fabrika kurmalı. Bazı sektör vardır özel sektör yapmaz bu durumda devlet yapmalı. Teşvik eder. Savunma sanayine hiç bir itirazım yok'' dedi.

KAYNAKLARINI AÇIKLADI

İnce ''Kaynakları nereden bulacağız. Birinci kaynak, Kamu İhale Kanunu'nu 180 defa değiştirdiler. Adam edersek orayı, yarısı orada çalınıyor zaten. Bunu halledince paranın yarısını burada bulacağız. Size vermek istiyor veremiyor kanun uygun değil. Didem Hanım'a vermek için tekrar değştiriyorsun. İkinci kaynağımız, devletin tasarrufu. Cumhurbaşkanına uçak lazım mı lazım 1 tane yeter. Üçüncü kaynak sanayimizin yüzde 79'u çalışıyor. Atıl olanı çalışır hale getireceğiz. Meralarımız denizlerimiz bomboş duruyor. Genç nüfus dedim ya, sihirli sayım 29, (Türkiye'nin nüfus ortalaması) bu genç nüfusa güveniyorum. Bu genç nüfus atıl duruyor. Fabrika kurmadılar üretim yok, parayı betona gömdüler. Çünkü betonda hırsızlık daha kolay oluyor.'' şeklinde konuştu.

İnce ''İşsizlik oranını şöyle hesaplıyorlar bir genç müracat etti 5 yıl iş bulamadı. O genç tekrar müracat etmiyor ya onu işsiz olarak görmüyorlar. Trafik kazasında ölüm oranını 3 yazıyorlar hastanede öleni eceliyle öldü sayıyorlar. Hepsiyle oynadılar. Muharrem İnce'nin hayali kindar bir nesil değil, fizik bilen, matematik bilen gençler yetiştirmek. En iyi mühendisler en iyi mühendis ile en iyi fabrikalar. Benim anladığım yatırım beton değil. Devlette deavmlılık esastır, ek bütçe gerekirse yaparız.'' dedi.

TÜRKİYE'Yİ BARIŞTIRMAMIZ LAZIM

iNCE ''24 Haziran'da sayın Errdoğan ile Muharrem İnce'nin oyları birbirine yakın çıkacak, gördüğüm bu. Oyumuzun korkunç arttığını görüyorum. Şunu görüyorum yakalşıyor otobüs kentten kolay kolay çıkamıyoruz. Çanakkale'de 1 saati buldu çıkmamız insanlar aracın etrafını sarıyor. Zafer işareti yapıyor, Bozkurt işareti yapıyor seninleyim diyor. Muhafazakar biri sana oy vereceğim diyor.'' dedi. İnce ''Sayın Akşener üzülmesin ilk turda ben alacağım için ikinci tura gerek kalmayacak.'' ifadesini kullandı.

İnce Güneydoğu ve muhafazakar oylara dair ise ''Neden vermesin, yerli ise yerli, milli ise milli, Erdoğan'dan daha yerliyim. Afyonmermerini beğenmeyerek Hindistan mermeri getirilmiş sarayda yaşamıyorum, evimde yaşayacağım, şeffaf yönetim ve hukuk devleti olacak. Kimsenin kıyafetine karışılmayacak Ben sadece CHP'lilerin cumhurbaşkanı olmayacağım. Bu partimden ayrı düştüğüm anlamına da gelmesin. Herkese adil olacak şiekilde yapacağım. Ben partiyi değil Türkiye'yi kurtarmak istiyorum. CHP'li olaktan utanıyor değilim yanlış anlaşılmasın, gurur duyuyorum ama beni şuan farklı bir görev bekliyor.'' dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!