Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Müge Anlı'dan Gülay Uygun ölümüyle ilgili ilk açıklama

Aleyna Çakır'ı öldürdüğü iddia edilen Ümit Can Uygun'un annesi Gülay Uygun boş bir arazide ölü bulundu. Gülay Uygun'un olayın intihar olduğunu iddia etti. Uygun ailesi, Müge Anlı ve ekibini sorumlu tuttu. Müge Anlı, canlı yayında konuyla ilgili konuştu. Müge Anlı yaptığı açıklamada "Allah gönlümü biliyor. Ne yaparsanız yapın, ben bu yoldan dönmeyeceğim" ifadelerini kullandı.

Müge Anlı'dan Gülay Uygun ölümüyle ilgili ilk açıklama

Aleyna Çakır, 3 Haziran 2020 tarihinde Ankara'nın Keçiören ilçesinde bir evde ölü olarak bulundu. Şüpheli ölümle ilgili araştırmalar sürerken sevgilisi olduğu iddia edilen Ümit Can Uygun'un, Çakır'a şiddet uyguladığı anlara ait görüntüler sosyal medyaya sızdı. Çakır'ın baygın bir şekilde yerde yattığı görüntülerin Uygun tarafından daha önce sosyal medyada canlı yayınla paylaşıldığı ortaya çıktı.

Bu görüntülerin ardından Aleyna Çakır'ın ölümüyle ilgili cinayet ihtimali üzerinde duran polis, Ümit Can Uygun'u gözaltına aldı. Uygun, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Bir süredir olayı programında işleyen Müge Anlı, Çakır'ın şiddet gördüğü ana ait ses kaydını da yayınladı.

CANSIZ BEDENİ BOŞ ARAZİDE BULUNDU

Ümit Can Uygun'un annesi Gülay Uygun, sabah saatlerinde evden çıktı. Gülay Uygun'dan bir süre haber alamayan yakınları durumu polise bildirdi. Polis ve Uygun'un yakınları, kayıp kadını aramaya başladı. Gülay Uygun, yakınları tarafından Keçiören'de her zamanki gittikleri boş bir alanda başından silahla vurulmuş şekilde bulundu.

Olay yerine çağrılan polis ekipleri çevre güvenliğini alırken, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, Uygun'un hayatını kaybettiği tespit edildi. Yapılan ilk incelemede ise Gülay Uygun'un intihar ettiği belirlendi. Uygun'un akrabaları ise Günay Uygun'un ölümünden Müge Anlı ve ekibini sorumlu tutarak olay yerine gözyaşı döktü.

"MÜGE ANLI VE YANINDA ÇALIŞANLAR SUÇLUDUR"

Bu zamana kadar hiç konuşmadığını belirten Ümit Can Uygun şunları söyledi:

* Benim annem şimdi orada yatıyor. Aleyna da orada yatıyor. Aleyna'nın anne babası cayır cayır ağlıyor.

* Kendi babası kızına tecavüz eden kansızın biridir. Bakın bunu kimse unutmasın. Kendi babası kızına tecavüz edip de televizyonda bağıran insanlardır.

* Şimdiye kadar hep sessiz kaldım. Avukatım bana sessiz kalacağız dedi. Ama bu saatten sonra kimse susmayacak. Sizin yüzünüzden dolay benim annem orada yatıyor.

* Bu ölümden de Müge Anlı ve yanında çalışıp da beni 24 saat arayanlar suçludur. Oğlum buraya bağlan diyenlerdir. Bizzat hepsinden şikayetçiyim.

"BENİM EŞİM O KADAR GURURLU Kİ DAYANAMADI"

Eşinin mektup bıraktığını belirten Durak Uygun, "Benim eşim Müge Anlı'nın bir kelimesine kendinin öldürdü. Benim eşim yanına yazmış benim ölüm nedenim Müge Anlı'dır demiş. Benim eşim o kadar gururlu ki dayanamadı. Onları Allah'a havale ediyorum" diye konuştu.

"ELİNDE POŞET VARKEN ENSESİNDEN VURULUYOR"

Konu hakkında ilk kez konuşan Müge Anlı, "Anne intihar etmeyi düşünüyor ama ağzından maskesini bile çıkarmıyor. Elinde poşetler var ve ensesinden bir kurşunla intihar ediyor.

Öncelikle aileye başsağlığı diliyorum. Konu annenin üzerinde değilken kadın dün ölüyor. Devletin kurumları önemli kurumlardır. Soruşturmayı ben onlara bırakma taraftarıyım. Devlet de soruşturmayı başlattı, müfettişleri görevlendirdi.

"2 GÜN SONRA İFADESİ ALINACAKTI"

Çok sayıda kız bizi aradı bununla ilgili. Hatta 2 gün sonra da hanımefendinin ifadesi alınacakmış. Kızlar, 'Rahmetli hanım bize Whatsapp grubu kurdu. 'Benim hakkımda soru sorarlarsa iyi şeyler söyleyin' diye yazdı' dediler. Fakat konu onun üzerinde değilken dün şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin.

"OLAYIN ARDINDAN BEN SUÇLU OLDUM"

Hep böyle bir tehdit var. Bu olayın ardından da yine suçlu olan ben oldum. Ben bu suçlamaları kabul etmiyorum. Ben gazeteciyim. Hiç kimsenin tarafı değilim. Ne anneyi-babayı tanırım, ne Ümitcan'ı tanırım. Ne hanımefendinin adını ne fotoğrafını vermişim. Röportajları yayınlama durumum olmasına rağmen kurumları zedelemek adına yayınlamadım. Ben tarafsızım. Benim kalbime Rabbim ne verdiyse ben kalbimin doğrusunda gitmeye çalışıyorum. Allah gönlümü biliyor.

"YILDIRMA POLİTİKASI BU"

Bu yayına başladığımdan beri de hep aynı şeyi söylüyorum. Ne söylerseniz söyleyin, ne yaparsanız yapın ben bu yolumdan dönmeyeceğim. Kim ne kadar tehdit ederse etsin benim için önemli olan Aleyna'nın o gece intihar etmesi ya da öldürülmüş olması Adli Tıptan gelecek rapora bağlıdır. O ayrı bir konudur. Ama onlarca genç kızın şantaj ve tehditle, dayakla kötü yollara sürüklenmesi ve onların üzerinden para kazanılması doğru bir şey değildir ve bunların cezalandırılması gerekiyor. Ne söylerseniz söyleyin. Ben bunu söylemeye devam edeceğim. Başka Aleyna'lar ölsün istemiyorum. Bu bir yıldırma politikası, biliyorum.

Keşke hanımefendi hayatta olsaydı. O kadar üzüldüm ki... Keşke hanımefendi bizi arayıp 'Yüzleşebilirim o kızlarla' deseydi. Ben hanımefendiyi bilmem. Konuyu devlete bıraktım, gerekli soruşturma açıldı.

"BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ"

3.5 aydır neredeyse tüm medya kuruluşlarında oğlu hakkında bu haberler yapıldı. Tüm bunlar yaşanırken psikolojisi gayet sağlam kalan bir hanımefendi, soruşturma başlatılınca mı intihar eder? Neden intihar etsin? Bunun için hiçbir gerekçe yok. O yüzden ben bu konunun da araştırılacağından eminim. Aleyna intihar mı etti öldürüldü mü diye konuşurken, ikinci hanımefendi de aynı şekilde hayata gözlerini yumdu. Bu işin peşini bırakmayacağız.

"KEŞKE BU TAVRI OĞLUNA DA GÖSTERSEYDİN"

Senin eşin, bir söze kendini vuruyor. Senin söylemine göre... Ama başka kadınlar dayak atılıp canlı yayına çıkarlarsa yaşamına devam etmek zorundalar mı? Keşke bu tavrı Aleyna şiddet görürken oğluna da gösterseydin. Allah rahmet eylesin sana; ama keşke o tavrı o zaman da gösterseydin. Ben senin de karşında değilim. Herkes gerçeği biliyor, herkes gerçeği dakika dakika burada izledi." dedi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!