MOBESSE OLMAMASI SEMA CİNAYETİ SORUŞTURMASINI ZORLAŞTIRIYOR

Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisi Sema Karakoca cinayetini aydınlatmak için Bursa Emniyet Müdürlüğü ile Bursa Jandarma Komutanlığı birlikte çalışıyor. Uludağ Üniversitesi kampüsü ve Görükle Mahallesi'nde mobesse kamerası olmaması güvenlik güçlerinin işini güçleştirirken, özel ekibin çok sayıda özel güvenlik kamerasını incelediği bildirildi.

MOBESSE OLMAMASI SEMA CİNAYETİ SORUŞTURMASINI ZORLAŞTIRIYOR

Bursa'da öldürüldükten sonra vücudu parçalara ayrılan üniversite öğrencisi Sema Karakoca'nın (19) katilinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

Olay Televizyonu'nda Nuri Kolaylı'nın sunduğu Gündem programında Sema Karakoca cinayeti masaya yatırılıd. Programa katılan Nilüfer İlçe Emniyet Müdürü Veysel Akkoca, genç kızın katilinin bulunması için jandarma ile polis ekiplerinin birlikte çalıştığını söyledi. Sema'nın, ailesi tarafından kayıp müracaatı yapıldıktan sonra gerekli çalışmaların yapılmadığı iddialarını asılsız bulduğunu belirten Emniyet Müdürü Akkoca, "17 Şubat 2011'de Sema'nın babası bize kayıp başvurunda bulundu. Bunun dışında da Sema'nın doğum günü partisine gitmemesi üzerine arkadaşları şüpheleniyor ve genç kızın ailesine haber veriyor. Sema'nın kaldığı yurdun görevlileri de öğrencinin yurda gelmediğini söyleyerek ailesine haber veriliyor. Sema'nın babasının Ankara'dan gelip bize kayıp müracaatının yaptığı gün çalışmalara başladık. Kayıp müracaatının yapıldığı günden beri Görükle yerleşim yeri polisin idaresinde olduğu için dosyaları biz inceliyorduk. Genç kızın kaybolmasının ardından Sema'nın arkadaşları ile iletişime geçtik ve genç kızın gidebileceği bütün yerlerde çalışma başlattık. Arkadaşlarının beyanına göre Sema'nın doğum gününden önce başka yerlerde başka kutlamalar da yapıldı. Biz zaten Sema'nın kayıp olduğu günden itibaren çalışmalara başladık. Ancak genç kızın cesedi Badırga Köyü'nde bulunduktan sonra bizdeki dosyaları İl Jandarma Komutanlığı'na verdik. Çünkü bu alan jandarma ekiplerinin kontrolünde" dedi.

"ELİMİZDEKİ DELİLLERE GÖRE KONUŞUYORUZ"

Sema'nın en son bir işyerinin güvenlik kamerasında görüldüğünün ifade eden Akkoca, genç kızın bu esnada telefonla konuştuğunu ve yurda doğru gittiğini söyledi. Akkoca, "Kamerada görüldüğü gibi Sema, yurda doğru gidiyor ancak yurda gitmiyor. Cep telefonu ile konuşarak işyerinin önünden geçiyor. Babanın ifadesine göre kızı ile telefonda kendisi konuşuyor" diye konuştu.

Sema'nın bacaklarının itina ile kesildiğinden dolayı katilin bir kasap ya da tıp öğrencisi olabileceği iddialarını da değerlendiren Akkoca, "Buradan yola çıkarak belirli meslek gruplarını zan altında bırakmak doğru bir yaklaşım değil. Ceset, kriminal uzmanları tarafından incelendi. Polis olarak biz, bu olayı işleyen kişinin kasap ya da tıp öğrencisi olduğunu söyleyemeyiz. Biz elimizde bulunan delillere göre konuşuruz" diye konuştu.

"POLİS OLAYDAN ELİNİ ÇEKMEDİ"

Olayın jandarma bölgesinde olduğu için polisin bu işten elini çektiği şeklindeki söylemlerin doğru olmadığını ifade eden Akkoca, "Sema kaybolduktan sonra bu işin araştırması Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde yürütülüyordu. Ancak, cesedin jandarma bölgesinde bulunmasının ardından elimizdeki bütün belgeleri Bursa İl Jandarma Komutanlığı'na verdik. Biz, jandarmaya destek vererek çalışmaları sürdürüyoruz. Polis bu işten elini çekmedi. Bütün bilgileri jandarma ile paylaşıyoruz" diye konuştu.

TATLISES OLAYI ÖRNEK VERİLDİ

Geçtiğimiz günlerde silahlı saldırıya uğrayan ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses'e saldıranların bulunma yönteminin Sema Karakoca cinayetinde niçin uygulanmadığı sorusuna Akkoca, "Herkesin bizi eleştirmesi doğal. Ancak Tatlıses olayında olayı gerçekleştirenler, güvenlik kameraları ve kiralanan aracın GPS bilgileri vardı. Sanatçı zaten daha önceden tehdit edilmiş, tehdit edenler belli ve daha önce husumetli olduğu insanlar belliydi. Sema'nın konusu ile Tatlıses konusunda aynı kefeye koymak doğru değil" dedi.

ÜNİVERSİTE VE GÖRÜKLE'DE MOBESE YOK

Üniversite'ye MOBESE kameralarının neden kurulmadığına ilişkin soruyu da cevaplandıran Akkoca, Bursa'ya kent güvenlik sisteminin kurulduğu zamanlarda Uludağ Üniversitesi'nin jandarmanın kontrolünde olduğunu hatırlatarak, "Üniversite özerk bir kuruluş. Buraya kurulacak kamera sistemi üniversitenin bünyesinde. Görüntü kayıtları da üniversitenin güvenlik merkezinde olur. Ancak şu anda Görükle'de mobese sistemi yok" diye konuştu.

GÖRÜKLE HALKININ İÇKİLİ MEKANLARLA İLGİLİ SIKINTISI VAR

2009-2010 yılları arasında Görükle'de içkili mekanların sayısında artış olduğunu belirten Akkoca, bu yerlere ruhsat verme işleminin Nilüfer Belediyesi tarafından yapıldığını ifade ederek, "Belediyeler bu gibi yerlere ruhsat vermek için bizden sadece görüş alıyorlar. Biz bu yerlerin denetimlerini sağlıyoruz. Ancak buralara içkili mekanlar açılmasının yanı sıra, spor kompleksleri, tiyatro, sinema gibi öğrencileri farklı alanlara yöneltecek kültürel faaliyet yerleri açılmalı. Özel sektörün Görükle'de sosyal yaşam alanları açması gerekir. Öğrencilerimiz Görükle'ye farklı alanlar açılmasını istiyorlar ama bunu ifade edemiyorlar. Bunun dışında öğrencilerin en çok rahatsız olduğu konu, Görükle'deki cafe ve içkili mekanlara lüks arabaları ile gelen şahıslar. Biz buraya gelen şüpheli şahısların da kimlik kontrollerini yapıyoruz. Ekiplerimiz de gece gündüz devriye gezerek buradaki güvenliği aksatmadan sağlıyorlar" dedi.

"ÖĞRENCİLER AKŞAMLARI YÜRÜMEYE KORKUYORLAR"

Sema'nın katillerinin bulunması konusunda hiçbir kurumun sorumsuz davranmadığını belirten Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Naci Cangül, bu olaydan sonra üniversite yetkilisi olarak öğrencilere karşı sorumluluklarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğinin altını çizdi. Üniversitenin aydınlatması konusunda öğrencilerin şikayetleri olduğunu vurgulayan Cangül, "Kampüste ışıklandırmanın yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz. Ben bazı yerlerin karanlık olduğunu kendi gözlerimle gördüm. Öğrenciler akşamları yürümeye korkuyorlar. Kamera sisteminin olmaması büyük bir eksiklik. Ama bunlar yeniden gözden geçirilebilir" dedi.

Sema Karakoca cinayetinin ardından bir çok öğrencinin psikolojisinin bozulduğunu söyleyen Cangül, öğrencilerin bu psikolojiden etkilenerek çeşitli yürüyüşler organize ettiklerini ifade etti. Üniversitede trafik kazaları dışında Karakoca cinayeti gibi olaylara şimdiye kadar rastlanmadığını belirten Cangül, "Uludağ Üniversitesi güvenlik bakımından Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden biri. Üniversitenin yapısı Türkiye'nin her yerinden gelen insanlardan oluşuyor. Buraya gelen insanlar seçilmiş insanlar. Çok değişik yapıda insanlar var" diye konuştu.

"AKŞAM DERSLERİNE GİTMİYORUZ"

Uludağ Üniversitesi'nde okuyan ve Görükle yerleşim yerinde kalan bazı öğrenciler ise Karakoca cinayetinin ardından tedirgin olduklarını, 2. öğrenim gören öğrencilerin bazı derslere girmeyerek evlerine geldiğini açıkladılar. Üniversitenin ışıklandırma sisteminin yetersiz olduğundan şikayet eden öğrenciler, Görükle'ye lüks araçlarla yabancı insanların geldiğini ve bunların farklı amaçla gelip üniversitede okuyan kızlarla arkadaşlık kurduklarını söyledi. Öğrenciler, polisin bu gibi kişileri Görükle ve üniversiteye almaması gerektiğini belirtti.

"ÖĞRENCİLER KENDİ SORUNLARINA DUYARSIZ KALDI"

Semanın ölümünü içkili yerlere bağlamanın sadece olayı hafiflettiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, üniversitede 44 bin civarında öğrenci olduğunu ifade ederek, "2009 yılından itibaren alkollü mekanlara ruhsat verme işlemi belediyelere geçti. Biz alkollü yerlere ruhsat vermek yerine bazılarının ruhsatını iptal ettik. Yani orada içkili mekanların artmasının önüne geçtik. Ancak "Görükle'de cinayet ve ölüm olayları oluyor" diye alkollü mekanları kaldırmak ta çok yanlış olur. Çünkü oraya gelenlerin yaşları en az 18. Gençlerin takılabileceği ve bu yerlerde zamanlarının en güzel yıllarını geçireceği mekanlar buralar. Ancak biz daha önce üniversitede çeşitli toplantılar yaptık. Görükle ve üniversiteye sosyal ve kültürel anlamda başka ne gibi değişik yerler kurulabilir bunu tartışmaya çalıştık. Ancak öğrenciler bu toplantılara katılma gereği bile duymadı. Öğrenciler kendi sorunlarına bile duyarsız kalıyor" diye konuştu.

 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!