Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

"Mısır'da demokrasinin tarafındayız"

Başbakan Erdoğan, "Biz Mısır'da, sadece Mısır'ın huzuru, Mısır'ın istikrarı, özellikle de demokrasinin tarafındayız. Mısır halkının tamamı bizim kardeşimizdir" dedi.

''Mısır'da demokrasinin tarafındayız''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bağcılar Meydanı'nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, Esenler Otogar-Bağcılar-Mahmutbey-Olimpiyatköy-Başakşehir Metro Hattı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Mısır'daki gelişmeleri değerlendirirken, "Biz Mısır'da, sadece Mısır'ın huzuru, Mısır'ın istikrarı, özellikle de demokrasinin tarafındayız. Mısır halkının tamamı bizim kardeşimizdir. Biz, Mısır'ın tamamını bir görüyor, beraber görüyor, Mısır halkının tamamını kardeşlerimiz olarak kucaklıyoruz" dedi.

Kur'an-ı Kerim'in Mekke'de nazil olduğunu, Kahire'de okunduğunu ve İstanbul'da yazıldığını belirten Erdoğan, ''Bu 3 şehir, ortak medeniyetimizin 3 yıldız şehridir, 3 kardeş şehridir'' dedi.

Yaklaşık 70 yıl otokratik rejimle yönetilen Mısır'da, bir yıl önce seçim yapıldığını, bu seçimin neticesinde yüzde 52 oyla Mursi'nin Cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bir yıl... bir yıl içinde 'Mursi, sen bu işi başaramadın...' içeriden ve dışarıdan her türlü tezgahlar kuruluyor. En ufak bir destek gelmiyor dışarıdan, Katar ve Türkiye'nin dışında. Sadece bu iki ülke... Meydanlara toplanmak demokratik bir haktır ama meydandaki kalabalığa, coşkuya, sloganlara aldanıp, hiç kimse meydanları bütün bir ülkenin fotoğrafı olarak sunamaz. Buradan soruyorum; Tahrir'i görenler acaba Adaviye Meydanı'nı neden görmüyorlar? Oradakiler Mısır halkı değil mi? Mısır halkı sadece Tahrir'de mi? Adeviye Meydanı'nda da Mısır halkı var. 'Tahrir Mısır'ın fotoğrafıdır' diyenler, Adeviye Meydanı karşısında neden susuyorlar ?''

Erdoğan, demokraside en anlamlı, en net, en kesin meydanın, sandık meydanı olduğunu vurgulayarak, ''Demokrasi, arkasına meydanı alanın dayatmalar yapabileceği bir rejim değildir. Demokrasi, arkasına egemen güçleri, hele hele silahlı güçleri, yargıyı alanların, halka dayatmalar yapabileceği bir rejim hiç değildir'' dedi.

"Darbe kime yönelik olursa olsun zararlıdır"

Mısır'da bir darbe yapıldığını, bu konuda kimsenin kimseyi aldatmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Darbe, kime yönelik olursa olsun, kimi hedef alırsa alsın, kimi koltuğundan indirirse indirsin, kötüdür, zararlıdır, demokrasinin ve geleceğin katilidir. İktidardakini sevmiyor olabilirsiniz. İktidarı kusurlu görüyor olabilirsiniz. İktidarı başarısız görüyor olabilirsiniz. Demokrasilerde süre vardır süre. Demokrasilerde sandık vardır. Hesap, o süre içinde, sandıkta görülür. Bunun dışındaki her yol gayri meşrudur, haksızdır, hukuksuzdur."

"Dünya samimiyet testinde"

Mısır'daki olaylar karşısında, tüm dünyanın çok açık bir samimiyet testi içinde olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bizlerle özel görüşmelerinde hep darbelere karşı olduğunu söyleyen Batı, niye susuyorsun? Konuşsana. Şimdi niye konuşmuyorsun? Mısır halkının iradesine saygı duyulmasını niçin istemiyorsun? Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar gözlerimizin önündeki bu haksızlık, bu zulüm, bu adaletsizlik karşısında ilkeli ve samimi bir duruş sergilemediler. Darbeye açık açık darbe diyemeyen, darbenin destekçisidir. Bazıları bize şunu diyebilir, Türkiye'deki ana muhalefet gibi, garip garip açıklamalar yapıyor. Bir taraftan 'darbenin yanında değiliz' öbür taraftan 'Mısır'daki yeni yönetim hayırlı olsun'. Biz zaten ana muhalefetin Türkiye'de cemaziyelevvelini biliriz. Türkiye'deki ana muhalefet tarihi boyunca hep darbelerle beslenerek büyümüştür. Sandıklardan gelmemiştir bu CHP. Hep darbelerle gelmiştir, bunlar hala o beklenti içinde. Darbeyi kınamayanlar kendi içlerinde birbirlerine girdiler " diye konuştu.

Yeni metro hattı

Başbakan Erdoğan, yeni metro hattı ile ilgili olarak da  "Yeni metro hattımızla birlikte, Esenler Otogarı'ndan metroya binen bir vatandaşımız 10 dakikada Bağcılar Kirazlı'da olacak. Başakşehir-Otogar arası 30 dakikada kat edilecek. Bağcılar ile Olimpiyat Köyü arası 16 dakikaya, Bağcılar-Başakşehir arasındaki yolculuk süresi ise 20 dakikaya inecek" dedi.

Yeni metro hattının saatte 111 bin yolcu taşıyacağına dikkati çeken Erdoğan, "Bu açılışını yaptığımız hat, yaklaşık 1,5 milyar dolara mal oldu. Ancak bu hat sayesinde, İstanbul'a, İstanbullular'a çok önemli tasarruflar sağlıyoruz. Bu güzergahta, kişi başına günlük 60 dakika zaman tasarrufu sağlanmış olacak" dedi.

"Zamanla yarışıyoruz"

Zamanla yarıştıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Boğazda inşallah 29 Ekim'de açılışını yapacağımız metro ile onun biraz daha aşağısında çift katlı tüp geçit yapıyoruz, yine denizin altında. O da 2015'te bitiyor. Böylece boğazın üzerinde, ikisi denizin altında olmak üzere, 3 tane de köprü olmak üzere, denizin altında olanlar; birincisi iki katlı tüp geçit otomobiller geçecek. İkincisinden hızlı tren geçecek. Üçüncüsü Atatürk Köprüsü, dördüncüsü Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, beşincisi de inşallah Yauz Sultan Selim Köprüsü. O da 2015'de inşallah bitecek. Kardeşlerim zamanla yarışmak durumundayız. Zamanla yarışıyoruz. Bu millete, bu yakışır bu.''

Bir büyük olarak, bir Başbakan olarak gençlere seslendiğini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tabi siz 20 yıl öncesinin Bağcılar'ını bilmezsiniz. Hani bazıları gençleri istismar yoluna gidiyor. 'Bu gençler bizim umudumuz'. AK Parti ne diyor, hayır mı diyor? Gençler bizim tabi umudumuz. Ama ey Kılıçdaroğlu, sen bu gençlere ne verdin de konuşuyorsun? Ne verdin? Biz eğitiminden sağlığına, ulaşımından bütün alt yapısına, adaletiyle, emniyetiyle şu anda hazırlanan Fatih Projesi'yle okullarda attığımız adımlarla gençliğimizi kuşattık. Onlara imkanlar hazırladık. İşte şu Bağcılar'da oturan kardeşlerime sesleniyorum. 1990'da, ah benim sevgili gençlerim, sevgili yavrularım. Siz daha yoktunuz. 20 yaşındaki gençler için konuşuyorum. Ama bu Bağcılar'da şu gördüğünüz caddeler de yoktu. Buralar bataklıktı. Buralarda çamurdan geçilmezdi. Ama şimdi bu modern Bağcılar var."

Başbakan Erdoğan, Marmaray'ın devreye girmesi ve Anadolu ve Avrupa Yakalarındaki metro sistemlerinin entegre hale gelmesi ile birlikte Üsküdar ile Başakşehir arasının 60 dakikaya ineceğini ifade ederek, ''Başakşehir'den Kartal, yani İstanbul'un Batı ucundan Doğu ucu, 89 dakikada kat edilebilecek. Bu büyük hizmetin, bu büyük yatırımın İstanbul'a, İstanbullular'a tekrar hayırlı olmasını diliyorum'' diye konuştu.

"İstanbul'un geleceğinde söz sahibi olan yağmacılar değildir"

İstanbul'un geleceğiyle ilgili, projeleriyle ilgili söz sahibi olanın, yağmacılar, vandallar, barbarlar olmadığını belirten Erdoğan, "Camları, pencereleri esnafın dükkanlarını yağmalayanlar değildir. Gecenin dokuzundan sonra tencere, tava sokağa dökülenler de değildir. Aslından bu, kamu düzenini bozmaktır. Aslında bu halkı rahatsız etmektir, bu da suçtur. Eğer iktidar olmak istiyorsan onun yeri sandıktır. Söz sahibi olan İstanbulluların kendisidir, milletin kendisidir. Hiç kimse kendisini milletin üzerinde görmesin. Hiç kimse, illegaliteye, kanunsuzluğa, anarşiye, vandallığa başvurup, İstanbul'a, İstanbullulara, millete dayatmalarda bulunmaya kalkmasın" dedi.

"Önce uyarır sonra sıkar"

Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşte Gezi Parkı için ne dediler. Ağaç dediler, çevre dediler, park dediler. Peki Allah aşkına camilerimizden ne istediniz? 3 gün Dolmabahçe Bezmi-Alem camisi işgal altındaydı. Yolda yanında 6 aylık bebeğiyle, 9 yaşında kızıyla gezen başı örtülü annelerden ne istediniz. Ondan sonra da utanmadan sıkılmadan 'böyle birşey yok' diye yalan söylüyorsun. Esnaftan, emeğiyle alın teriyle geçinmek isteyen insanlardan ne istediniz. Sivil vatandaşlarımızın araçlarını yakıp yıkmaktan ne anladınız? Bu nasıl bir çevre duyarlılığıdır. Çevreyi yaktılar, yıktılar, kirlettiler, mahfettiler. Polise o kilit taşlarını attılar. Bu polis kimin polisi? Bu polis bizim polisimiz. Efendim, polis biber gazı sıkmış. Evet, siz hukuka ters bir iş yaparsanız polisin 2 yolu vardır, hatta 3 yolu vardır. Önce uyarır, sonra suyu sıkar, sonra da  biber gazı sıkar. Ama polis bunu yaparken eylemcilerin içinden silahla benim polisime ateş edenleri nereye koyacaksın. Ve benim şehit edilen polisi mi nereye koyacaksın? Onu sahiplenmiyor bu eylemciler. Ve ne yazık ki ana muhalefet de sahiplenmiyor. Çünkü, o da onlarla iş birlikçi. Bize, bu aziz millete, bu vandallığı, bu barbarlığı, çevre ve ağaç meselesi diye yutturmaya çalışıyorlar."

Kendilerinin de milletin de kimin hangi hesabın peşinde olduğunu çok iyi gördüğünü,  ağacın, çevrenin, parkın arkasına saklanıp, kimin hangi hesabı görmeye çalıştığını çok iyi gördüklerini belirten Erdoğan, "Bu millet bütün hesapları bozar ve bozdu. İstanbul, Kazlıçeşme'de 1 milyon 200 bin tek yürek olarak bu kirli tezgahı alt üst etti. Ankara Sincan'da 300 bin kişiyle, Kayseri'de 200 bin kişiyle, Samsun'da 100 bin kişiyle, Erzurum'da da 100 bin kişiyle alt üst etti" diye konuştu.

Erdoğan,  şunları kaydetti:

"Türkiye, eline sopa alıp, taş alıp, molotof alıp sokağa çıkanın dayatmalar yaptığı bir ülke değil, demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir. Eğer insani değerlere saygıları varsa insanca demokratik yollardan hak ararlar. Aksi takdirde kendilerine de bu ülkeye de bu güzel insanlara da yazık ederler. Burada vandalların, barbarların, teröristlerin değil, sadece ve sadece milletin egemenliği vardır. Kimin ne meselesi varsa, sandıkta bunun hesabını görür. İşte 7 ay sonra İstanbul'un önüne sandık gelecek. Hesabı olan buyursun, hesabını sandıkta görsün. Tabii ben şimdi Bağcılar'da tüm kardeşlerime sesleniyorum. Demek ki ki daha çok çalışacağız ve inşallah sandıklarda çok daha farklı ses çıkacak. Sandık dışında yol arayanlara artık bu millet geçit vermez, geçit vermeyecek."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!