Manuel Fernandes bizim liderimiz

LigTV'de yayınlanan Quiz programına katılan Olcay Şahan, önemli açıklamalar yaptı.

Manuel Fernandes bizim liderimiz

 En unutamadığın golün?
3.ayın 3'ünde 2013'teki derbide son dakikada attığım 3-2'lik maçtaki golüm. Ne hissettiğimi şimdi sorsan, bilmiyorum ki. Sonuçta o topa ayağımın ucuyla dokunduktan sonra ben hiçbir şey görmedim.

Topun nasıl kaleye girdiğini, hiçbir şey hatırlamıyorum. Fernandes geldi bana sarıldı, İbrahim ağabey kolunun altına aldı, beni bırakmıyor. Ben Necip'e koşmak istiyorum maçtan önce sözüm vardı çünkü. Ama bırakmadılar beni. En sonunda var gücümle koşarak hocama doğru gittim. En son herkese sarıldım.

En güzel asistin?
O da Galatasaray'a karşı. Holosko'ya attırdığım gol.

En unutamadığın maç?
3. ayın 3'ü 2013. İnönü'deki derbi. Fenerbahçe maçı buradan Ümraniye'den yola çıktığımızda hocamız bizi 15 dakika önceden yola çıkardı çünkü taraftarlarımız bizi bekliyormuş. Dolmabahçe'de bizim Çarşı grubunun orada yaşadığımız o hisler tüylerimizi diken diken etti. Maç öncesi o atmosferden çok etkilendik. Tabii ki maçta da ilk 20 dakikada sevincimizi taraftarlarımıza gösteremedik ama ondan sonra bütün maç boyunca taraftarlarımızın maç öncesinde bize sağladıkları motivasyon maç sonuna kadar sürdü. Maçın sonunda da taraftarlarımızı mutlu ettiğimiz için bu maçı unutamıyorum.

En sevindiğin maç?
Tabii ki Fenerbahçe maçı. Derbi kazandıktan sonraki o sevinç 10 sene sonrada hala içimde olacak.

En çok üzüldüğün maç?
En çok üzüldüğüm maç Trabzonspor maçı. Ondan sonra iki gün uyuyamadım. Çünkü son saniyede bütün emeklerimiz boşa gitmiş gibi oldu. Orada çok üzüldüm çünü taraftarlarımızı o maçtan sonra çok mutlu etmek isterdim Fenerbahçe maçında olduğu gibi. Ama Trabzonspor maçında olmadı.

En iyi oynadığın maç?
Gençlerbirliği maçı çünkü o maçta çok eksik oyuncularımız vardı bizim. Fernandes, Oğuzhan yoktu. O maçta takıma çok büyük yardım ettiğimi düşünüyorum.

En kötü oynadığın maç?
En kötü maçım derbi maçıydı. Galatasaray'a karşı Telekom'da oynadığımız derbide çok kötüydüm. O maçta biraz rahatsızdım, iyi değildim ama yine de oynamak istedim. O maçta hoca beni 20 dakika sonra çıkarsaydı hocamın elinden öpmem lazımdı. Çünkü en doğru kararı vermiş olurdu.

En çok etkilendiğin stat?
Tabii ki İnönü. Bu soruyu kime sorsan hep İnönü derler galiba ve Borussia Dortmund'ta 80 bin kişinin önünde oynamakta çok güzel bir duygu.

İdolün?
Maradona. Maradona'nın bir videosu var, ayakkabasının bağı da açık . Herkes ısınıyor, koşuyor, o da topu sadece topu sektirerek ısınıyor. Dünya'nın en iyi futbolcusu olduğunu düşünüyorum.

En iyi teknik adam?
Tabii ki benim hocam. Samet Hocam. Çünkü Türkiye'de ilk sezonum ve Samet Hoca bana o kadar çok güveniyor, bana o kadar çok şans verdi. Benim gözümde en iyi hoca Samet Hoca.

Bir de Almanya'da beni futbola ilk başlatan, daha doğrusu 2.lig'de bana çok güvenen bir hocam vardı Milan Zazic. Onla da Almanya Kupa finaline kadar yükselmiştik. Onu da çok takdir ediyorum. Çok iyi bir hoca.

En kötü teknik adam?
Pita Nouva. Almanya'da hocalığımı yaptı Duisburg'ta. Bana hiç şans vermedi. İkinci takımda çok gol atmıştım. İsmi olanları oynatmak istedi. Sadece kimin ismi varsa ilk 11'de onlara şans verdi. İdmanlarda kimin ne yaptığına hiç bakmadı. Sürekli aynısını yapıyordu. Karşıdaki takımları ciddiye almıyordu. Onlar kim diyordu. Karşı takımla hep alay ediyordu.

En iyi golcü?
Hakan Şükür. Çocukluğumda Almanlar hep bizimle alay ederlerdi. Türk takımları Şampiyonlar Ligi'nde başarısız oldukları için. Okulda hep Türklerle alay ederlerdi. Bir tane milli maç var, hiç unutmam. Sol bekte Abdullah Ercan ağabey vardı, bir top attı. Hakan ağabey de kafayla Olivier Kahn'a bir gol atmıştı, iki hafta boyunca çok mutlu bir şekilde okula gitmiştim. Okuldaki arkadaşlarımın hiçbirisi konuşamadı.

En iyi kaleci?
En iyi kaleci benim oynadığım bir kaleci. Tom Starke. Şu anda Bayern Münih'in ikinci kalecisi. Bizim bir maçımız vardı 2.Lig'de. St Pauli'ye karşı oynuyorduk. İlk yarı maç 6-0 olması lazımdı karşı takımın lehine. 3-4 kere 2'ye 1 yakaladılar ama çok başarılıydı. 1-0 ile soyunma odasına gittik. Sonra o maçı da berabere bitirdik. O maçta aldığımız puanı ona borçluyduk. Ama bizim takımı da unutmayalım. Cenk'te benim gözümde çok iyi bir kaleci.

En kötü kaleci?
Çocukluğumda televizyondan Bundesliga maçlarını seyrediyordum. Cottbus'ta bir kaleci vardı. Bir gol yemesi vardı, öyle bir golü hayatta kimse yemez. Görüntüyü izlersek ne demek istdiğimi anlarsınız.

En sevdiğin hakem?
Fırat Aydınus ve Cüneyt Çakır. Benim gözümde Türkiye'de çok iyi hakemler var. Zaten iyi hakemler olduğu Şampiyonlar Ligi maçlarını yönetmelerinden belli. Bu iki hakem de Dünya'da ilk 5'e giren hocalardır.

En sevmediğin hakem?
8-9 sene daha futbol oynayacağım için hakemler hakkında kötü bir şey söylemiyim. Bu konu hakkında yorum yapmıyım.

En yetenekli futbolcu?
Türkiye içinde Selçuk İnan, Emre Belözoğlu, Arda Turan ama gelecek vaadeden genç futbolcu sayarsak iki isim var. İkisi de bizim takımda ve çok genç. Necip Uysal ve Oğuzhan Özyakup gelecekleri çok parlak olan futbolcular.

Türkler dışında ise Fernandes. O bizim liderimiz. Fernandes'in gidip çok daha büyük kulüplerde oynayabileceğini biliyorum.

En yeteneksiz?
Mehmet Akyüz. Çünkü yetenekleri var. Hızlı, adam eksiltiyor. Çok iyi yetenekleri var aslında ama kafasıyla ayakları bir olmadığı için yeteneksiz olarak geçiyor benim gözümde. Kusura bakmasın buradan ona selamlarımı söylüyorum. Ama benim gözümde yeteneksiz.

En çalışkan futbolcu?
Bizim takımdan Veli, Sivok ve Roberto Hilbert. Bizim takımdan bu Quiz'i kim yaptıysa aynı isimleri söyler zaten.

En tembel futbolcu?
En tembel futbolcu da bizim takımda. Bütün soruların cevabı bizim takımdan çıkıyor. Kendisini çok sevsem de Batuhan Karadeniz en tembel futbolcu. Söylemek zorundayım.

En iyi şarkı söyleyen futbolcu?
Burada en iyisi Uğur Boral. Duşa girer şarkı söyler. Hep kulağıma takılır onun söylediği şarkılar. Gün içinde söylediği şarkılar hep dilime dolanır, eve gelince bile hala o şarkıları söylerim. Onun söylediği şarkıları hep telefonuma indiririm.

En kötü şarkı söyleyen futbolcu?
Sesim çok kaba olduğu için ben oluyorum. Bazen Almanya'dan birileriyle telefonda konuşurken şarkı söylüyorum, karşı taraftaki de aman sen şarkı söyleme sadece konuş diyor. O kişi de kendisini çok iyi biliyor. Sadece evleneceğim zaman, saz çalıp şarkı söyleyeceğim. Sesim ne kadar kötü olursa olsun evlendiğim kişiye şarkı söyleyeceğim. O dakikalara dayanması lazım.

En fazla yemek yiyen futbolcu?
Veli ve Necip. Veli doymak bilmez. 3-4 tabak yemek yiyor. Biz her zaman onu bekliyoruz. İbrahim ağabey hadi bizi gönder, Veli yemeye devam etsin diyoruz. Necip de çok yer. Bu aralar fazla yemiyor ama genelde o da çok yer.

En bonkör futbolcu?
Veli çok bonkör. Nereye gitsek çok öder. Aslında çok yediği için çok ödeyen hep o oluyor. Veli ve Tanju ile tatile gittim. Tanju'nun da orada çok bonkör olduğunu gördüm. Her şeyi ödemek istedi. Kavga ettik. Harbi harbi kavga ettik ödeme konusunda. Bir de Almanya'da bir futbolcu var İlisevic. Arabasını sürttüm, tekerleğini mahvettim yine de bir kuruş bile almadı. Para teklif ettim diye bana kızdı. Bir de geçen hafta İbrahim ağabeyin bonkörlüğünü gördüm.

En cimri futbolcu?
Bir kişiye sallamak lazım. O da Roberto Hilbert. Onun bonkörlüğünü hiç görmedim bugüne kadar. Bir teklifini görmedim. Belki bunu duyduktan sonra bir teklif eder bir şeyler ısmarlamak için.

Necip için tutumlu diyebiliriz. Parasını çok harcamaz. İleriyi düşünen bir futbolcu ama bu güzel bir şey. İlerisi için parasını saklar.

En çok konuşan futbolcu?
Ben çok konuşuyorum. Kendimi söyleyebilirim bu konuda. Roberto bana sürekli biraz sus diyor ama ben fazla konuştuğumu düşünmüyorum.

En az konuşan?
Bizim takımdan Fernandes. Çok az konuşur ama öz konuşur. Bazen takımdan birilerine yardım etmeye çalışır. Ama bizim takımdaki gençler İngilizce bilmediği için Fernandes için susmak daha iyi.

En doğrucu futbolcu?
Miroslav Klose. Almanya'da çok maçları vardı örnek olarak. Hakemi yanıltmıştı ama daha sonrasında hakemin yanına giderek yanlış karar verdiğini söyledi. Bir penaltı pozisyonu vardı. Kenara gelip hocasına penaltı olmadığını söyledi. O yüzden onu takdir ediyorum.

En çok abartan?
Batuhan Karadeniz. Her şeyi abartarak söylüyor. Bir maçını hatırlıyorum. Penaltı kullanıyor. Kaleciye atacağı köşeyi gösteriyor. Onun anlattıklarının yarısını keseceksin.

En şık giyinen futbolcu?
Manuel Fernandes. Çok güzel bir tarzı var. Bir de İbrahim Toraman. Onun da farklı bir tarzı var. İkisinin tarzları farklı. Manuel daha spor giyiniyor. İbrahim ağabey daha klasik giyiniyor. İkisinin de tarzı çok güzel.

En kötü giyinen?
Yine Mehmet Akyüz'e doğru gidiyoruz. Güzel eşyaları var ama nasıl giyinmesi gerektiğini bilmiyor. O yüzden en kötü giyinen o.

En gaddar futbolcu?
Veli, Gattuso'ya benziyor bu konuda. Resimlerini yan yana koyarsan benzetirsin zaten. İkisi de aynı tarzda. Saha içinde gülmek yok sadece rakibe girişmek var. İdmanlarda her zaman kavga ediyoruz. Samet Hoca'ya idman maçından önce gidip takımı yapmak istediğimi söylüyorum. Haftada 7 idman yapıyorsak 5 gün takımları ben yapıyorum. İlk aldığım kişiler de Veli ve İbrahim ağabey. Veli'de af yok çünkü. Hiç acımıyor. Oda arkadaşım olduğu için daha fazla vuruyor bana o yüzden Veli'yi ilk olarak alıyorum takıma.

En yumuşak futbolcu?
Oğuzhan Özyakup. Çok yumuşak. Vücudu oynayarak gidiyor. Çok büyük bir yetenek, ayağından top almak çok zor ama sahada yumuşak kalıyor.

Lakabın?
Olcay Aybaba diyebiliriz. Takımda herkes hadi babana git, babandan izin al diyor. Birileri hocadan bir şey istiyorsa babandan izin al diye bana söylerler. Hocam da öğrendi artık. O da bana oğlu gibi davranıyor.

En sevdiğin yemek?
Annemin yemekleri çok güzel. Fast food yemekler de çok güzel. Dışarıda yemeyi severim. Evde yemek yemeyi pek sevmem ama annem zorlayınca evde yemek zorunda kalıyorum.

Annemin çok güzel lahmacunları var. Onları çok seviyorum.

En sevdiğin film?
Hızlı ve Öfkeli filmini bir de Sokak Dansı filmini çok seviyorum.

En sevdiğin şarkıcı?
Çocukluğumdan beri İbrahim Tatlıses'in şarkıları ile büyüdüm. Çünkü onun şarkıları hiç eskimeyen şarkılar. Daha önce söylediğim şarkı da senelerin şarkısı. 10 sene sonra da onun şarkıları söylenecek. Bunu biliyorum. Akdeniz Akşamlarını çok seviyorum.

En sevdiğin şehir?
İstanbul çok güzel. En beğendiğim şehirlerden biri. Bir de benim doğup büyüdüğüm şehir Düsseldorf.

Kazandığın ilk parayla ne aldın?
Buraya gelmeden önce babama sordum, ne aldım diye. Mönchendladbach'ta 2. Takımda oynarken 6 bin Euro filan almıştım. Araba almıştım. Benim paramı annem ve babam değerlendirir. Paramın çoğunu anne ve babama veririm genelde.

Futbolcu olmasydın hangi mesleği yapardın?
Benden hiçbir şey olmazdı. İyi bir öğrenci değildim. Babam da beni hep futbola yönlendirmişti. Okulda notlarıma bakardı. Almanya'da en iyi not 1, en kötü not ise 6. Benim notlarım hep 4 ve 5'ti. Sadece spor 1di. Babam beni spora yönlendirmişti. Sonra okulu erken bırakıp tek hedef olarak futbolu seçtim kendime.

En sevdiğin çizgi film?
Tsubasa. Hala izliyorum, daha geçen hafta gece 2'de uykum kaçtı. Televizyonu açtım, 1 saat Tsubasa izledim. O kadar çok seviyorum. Eskiden topa onun gibi vurmak için 10 saniye bekliyordum, onun gibi topa vurmak istiyordum ama yapamıyordum.

 

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!