Korkunç olayda şok detaylar! Iraklı iş adamını kaçırıp, öldürmüşlerdi...

İstanbul Büyükçekmece'de 3 Temmuz 2016'da Türkiye'de iş yapmak isteyen Irak'lı iş insanını Ahmed Mawlood Mohammed'i kaçırdıktan sonra öldürüp ardından da ailesinden fidye istedikleri iddiasıyla yargılanan 3 Iraklı, canını zor kurtaran ikinci rehine tarafından teşhis edildikleri halde tüm suçlamaları reddettiler.

Korkunç olayda şok detaylar! Iraklı iş adamını kaçırıp, öldürmüşlerdi...

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameye göre Ahmed Mawlood Mohammed Türkiye'de döviz bürosu açmak için arkadaşı Ahmed Mohammed Saleh'ten yardım istedi. Saleh, araştırmaları sonucu Türkiye'de yaşayan Iraklı Farok Abdullah Hmod Al Dulaımı ile telefonla iletişime geçti. Dulaımı, kendilerine yardımcı olacağını söyleyip kendilerini Türkiye'ye davet etti. 26 Haziran 2016'da Türkiye'ye gelen iki iş insanını karşılayan Farok Abdullah, iş görüşmesi yaptırma bahanesiyle Büyükçekmece Tepekent'te bir villaya götürdü. Tarık Mouti pompalı tüfekle Mahmood Khalaf ise tabancayla villada onları bekliyordu. Villada kimliği belirlenemeyen şüpheliler de vardı.  Maktul ve müşteki içeri girer girmez silahları doğrultarak yere yatmalarını istediler.

"BUNLAR IŞİD'Çİ BİZİ TUZAĞA DÜŞÜRDÜLER"

Ahmed Mawlood Mohammed "Bunlar IŞİD'çi bizi tuzağa düşürmüşler" diye bağırdı ve direndi. Bunun üzerine pompalı tüfekle bir el ateş edildi. İki işinsanı da ayrı odalara götürüldü ve gözleri bağlanarak elleri kelepçelendi. Ardından Ahmed Mawlood Mohammed'in Irak'ta yaşayan ailesiyle irtibat kurarak 10 milyon dolar fidye istediler. Adli Tıp raporuna göre Ahmed Mawlood Mohammed'i kasığından pompalı tüfekle vurulup öldürüldükten sonra da fidye talepleri devam etti.

CESEDİNİ PARÇALARA AYIRDILAR KAFASI BULUNAMADI

Cesetten kurtulmak isteyen fidyeciler Ahmed Mawlood Mohammed'i başını, kollarını ve bacaklarını  keserek göğüs bölgesini bavula koyup diğer organlarını poşete sardı. Akabinde parçalarını kiraladıkları villaya yakın olan Muratçeşme Mah. Süleymaniye Cad. üzerinde bulunan yol kenarındaki bir tarlaya attılar. Ancak cesedin kafası bulanamadı. Vahşi cinayetin ardından çarşaf giydirip gözlük takıp başka bir adrese götürmek istedikleri Ahmed Mohammed Saleh, otomobil kırmızı ışıkta durunca kaçmayı başardı. 

TELEFON SİNYALLERİ OLAY YERİNDEN GELDİ

Bir süre sonra yakalanan şüpheliler Ahmed Mohammed Saleh tarafından teşhis edildi.

Şüpheliler soruşturma aşamasında suçu inkar etse de GSM şirketlerinden alınan raporlarda kullandıkları telefonun olay günü villaya yakın baz istasyonundan uzun süre sinyal aldığı kaydedildi.

Savcılık tüm bu nedenler dolayısıyla sanıklar Farok Abdullah Hmod Al, Mahmood Khalaf Sulaiman Sulaiman ve Tarık Mouti için "Canavarca hisle eziyet çektirerek, tasarlayarak kasten öldürme" , "Nitelikli yağma" ve "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıldan 44 yıla kadar hapis cezası istedi

Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Farok Abdullah Hmod Al, Mahmood Khalaf Sulaiman Sulaiman ve Tarık Mouti ile taraf avukatları katıldı.  

 Sanık Tarık Mouti vahşice öldürülen Ahmet Mawlood Mohammed'i tanımadığını belirterek, "Kendisini hiç görmedim. Öldürülmesi ve ileri sürülen yağma suçları ile  hiçbir alakam yoktur. Bu olayı polis beni gelip aldığı gün öğrendim. Polis gelene kadar benim bu işlerden herhangi bir bilgim yoktu" dedi.

O BÖLGEDE ÇALIŞTIĞIM İÇİN TELEFONUM SİNYAL VEREBİLİR

Mahmood Khalaf Sulaiman da olaylarla hiçbir ilgisi olmadığını belirterek,  "Maktulü hiç görmedim, tanımıyorum. Mahmood Ubeydi'yi tanırım ancak kendisini 'Said Ubeydi' olarak biliyorum. Ahmed Mohammed Saleh'i de tanımıyorum. Bu kişilerin Türkiye'ye ne maksatla geldiği, ne için geldiği ve kimle görüştükleri konusunda bilgim yoktur. Ben söz konusu villaya hiç gitmedim.  O bölgede çalıştığım için telefonum o bölgede sinyal verebilir. Yüce mahkemeden beni suçlu olarak görülmeyip tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu. Sanık Farok Abdullah Hmod Al da cinayetle bir ilgisi olmadığını söyleyerek "Ben Sakarya'da şirket sahibiyim. İki aileye bakıyorum. Çocuğum var. Benim yüzümden çocuklarım okuyamıyor. Mağdur durumdayım tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. 

Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ertelendi.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!