Kılıçdaroğlu TBMM grubunda konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret iddiasıyla ODTÜ'lü gençlerin tutuklanmasına gerekçe yapılan karikatürü sosyal medya hesabından yayınlayacağını açıkladı ve tüm milletvekillerine de çağrıda bulundu: "Bütün arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. Koyacağım Twitter hesabıma bakalım ne yapacaksın?"

Kılıçdaroğlu TBMM grubunda konuştu

Partisinin Meclis grup toplantısında Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

-- Hakimin hukukun üstünlüğüne göre karar vermesi lazım. Sayın Enis Berberoğlu'nun içeride kaldığı her dakika bir hukuksuzluk örneğidir. Yargıya sesleniyorum, beklemeden gereğini yapın. Eren Erdem eski milletvekilimiz... Milletvekiliyken hakkında soruşturma açılmıştı. 29 Haziran'da gözaltına alındı ve tutuklandı. Davası hangi gerekçe ile öne alındı.

-- Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 39 kez yurtdışıan gidip geldi. Kaçsa o zaman kaçardı. Kaçabilir gerekçesiyle tutukluyorlar. Eren Erdem'in yazdığı kitapların tamamı FETÖ terör örgütünün Türkiye için ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaktır. Bu Türkiye'de yargının hangi noktaya geldiğini gösteriyor.

-- Sanıyorlar ki baskı kurdukça Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Sizin feriştahınız gelse geri adım atmayacağım. Her ortamda ve her yerde hakkı hukuku ve adaleti savunacağım. Dava benim şahsi davam değil, tüyü bitmemiş yetimin davasıdır. Adalet istiyoruz. Cübbeni çıkaracaksın geleceksin buraya sana nasıl ders verilir ben sana göstereceğim.

-- 'AYM kimdir? diyen hakimi Yargıtay'a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi çıkıp Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak? Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye bize yutturmaya çalışıyorlar.

-- Tren kazası için bir heyet gönderdik. Bir rapor hazırladılar, yarın bu raporu kazanın olduğu yerde paylaşacağız. Ulaştırma Bakanı bir açıklama yaptı aşırı yağış nedeniyle olduğunu söyledi. Menfez ile ray arasındaki açıklık aşırı yağış nedeniyle değil toprağın yeteri kadar baskılanmamasından kaynaklanıyor. Önümüzdeki süreçte konuyu TBMM'ye getireceğiz.

-- ODTÜ'lüler 13 yıl önce yayınlanan bir karikatürü taşıyor. Karikatürist yargılanmış beraat etmiş. 13 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakın. Demokraside ne kadar geriye gittiğimize bakın. Ben bugün bütün arkadaşlarımdan istirham ediyorum. Twitter hesabımdan bugün bu karikatür yayınlanacak. Bütün milletvekili arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. Koyacağım Twitter hesabıma bakalım ne yapacaksın?

-- 15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yılını andık. Bir mesaj yayımladık. '15 Temmuz halkın destanıdır' dedik. Bazı çevreler eleştirdi, daha düne kadar kontrollü darbe diyordu dediler. Bilal'e anlatır gibi anlatayım. İki 15 Temmuz var; bir halkın 15 Temmuz'u iki sarayın 15 Temmuz'u. Halk, parlamento direnme hakkını kullandı. Başta CHP'li milletvekilleri olmak üzere bomba altında sabaha kadar görevlerini yaptılar. Gazi Meclis'in şanına uygun olarak mücadele ettiler bu halkın 15 Temmuzudur. Bu direnme hakkını kullanan halkın 15 Temmuzudur. Sarayın 15 Temmuzu halkın direnerek elde ettiğini kendi çıkarları için kullanmıştır. Bir sivil darbe yapmıştır. İki konuyu çok iyi halka anlatmamız lazım. Hiç kimse unutmasın, halkın 15 Temmuzu sarayın 15 Temmuzu...

-- Turgut Özal döneminde Başbakanlık döneminde Gırgır dergisinde kendisini eleştiren karikatürleri duvarlara asmıştı. Gelen konuklar karikatürleri görünce 'Bu ülkede fikir özgürlükleri var' diyor. Sen eleştiriye tahammül edeceksin. Twitter hesabına koydum, buyur ne yapacaksın?

-- İki 15 Temmuz var. Biri halkın, biri sarayın 15 Temmuz'u. Halk, parlamento direnme hakkını kullanıyor. Bu parlamentoda bomba ve kurşun altında milletvekilleri görevlerini yaptılar. Bu 15 Temmuz halkın 15 Temmuz'udur. Bu 15 Temmuz direnme hakkını kullanan halkın hakkıdır. Bizim destan dediğimiz budur. Bir de sarayın 15 Temmuz'u var. Halkın direnme hakkı sonucu elde ettiği hakkı kullanan bir saray var. 5 gün sonra OHAL ilan ederek başlamıştır. Bir sivil darbe yaparak gerçekleştirmiştir. Hiç kimse unutmasın iki ayrı 15 Temmuz var.

-- Niye kontrollü darbe dedik? Darbenin olunacağı biliniyordu. Erdoğan dahil aksini söyleyen yok. İki darbe önlenmedi. Önlenebilirdi. Sonuçlarından yararlanıldı. Adil Öksüz adının televizyonlarda ve pek çok yerde dile getirdim. Kim bu Adil Öksüz? 15 Temmuz akşamı Adil Öksüz gözaltına alınmış. FETÖ'nün imamı olduğu 2008'den beri biliniyor. Defalarca ABD'ye gidip geliyor. Bir üniversite hocası. Eğer MİT, 'Adil Öksüz'ü bilmiyordum, o gece öğrendim' diyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Ama onlar Adil Öksüz'ün kim olduğunu benden daha iyi biliyorlar. Herkes ters kelepçeli, Adil Öksüz neredeyse baştacı ediliyor. Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca, Adil Öksüz'le görüşüyor. Bunlar karanlık noktalar. İki cep telefonu ve GPS cihazı verilir, Adil Öksüz serbest bırakılır. O GPS cihazın kiminse Adil Öksüz bulunur.

'NEDEN AKAR VE FİDAN'IN GELMESİNİ ENGELLEDİN?'

-- Bütün bu gerçeklerin ortaya çıkmasını istedik. TBMM'de araştırma komisyonu kurulsun dedik. 250 kişinin kanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakasındadır. Ben o şehitlerin ve gazilerin hakkını savunuyorum. Parlamentoda komisyon kuruldu. Darbe komisyonuna gelmesi gereken 2 önemli kişi var. MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı gelip bilgi verecek. Erdoğan 'Sakın gitmeyin' diye talimat veriyor. O kontrollü darbenin ayrıntılarını ortaya çıkarmak için mücadele ettik, engelleyen de Erdoğan'dır. Neden Hulusi Akar ve Hakan Fidan'ın bilgi vermesini engelledin?

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!