Kılıçdaroğlu, Bursa'da Sanayici ve İş İnsanları ile Toplantı'da konuştu

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Bursa'da Sanayici ve İş İnsanları ile Toplantı'da konuştu.

Kılıçdaroğlu, Bursa'da Sanayici ve İş İnsanları ile Toplantı'da konuştu

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'nde (NOSAB) iş adamlarıyla bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlerin sonunda Ortadoğu sorununa el atacaklarını söyledi. Sanayi bölgelerine mesleki okullar kuracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, mezun olanın işinin hazır olacağını söyledi. 

Bursa'ya bir dizi ziyarette bulunmak için gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NOSAB'ta bulunan bir fabrikadaki işçilerle bir araya geldi.

Daha sonra NOSAB'ta faaliyette bulunan firmaların sahipleriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin üretmediği sürece başarılı olamayacağını söyledi.

Beton ekonomisinden üretim ekonomisine dönülmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Var olan kaynakları betona yatırırsak fabrikaları kim kuracak. Katma değer üretimi kim üretecek. Bütün tasarruflar inşaata gitti. Bugün geldik tıkandık. İşsizliğin önü bir yerde kesilmiyor. Demek ki Türkiye'nin bir değişime ve dönüşüme ihtiyacı var. Katma değeri yüksek ürün üretmeye ihtiyacı var. Üniversitelerin bilgi üretmesi lazım. Üniversiteler, bilgi üretmiyorsa o ülkenin sanayicisi katma değeri yüksek ürün üretemez. Dünya o kadar çok ilerliyor ki, bu hızlı değişime ayak uyduran bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Biz bu konuda çaba harcamak zorundayız. Sanayicimiz üretiyor ve çok çalışkan. Rekabete karşı mücadele ediyor. Dışarıya mal satıp döviz getirmek istiyor. Önündeki en büyük engel siyaset kurumudur. Ekonomin en büyük engeli siyaset kurumudur" dedi. 

Sanayi yapılsaydı, üretim yapılsaydı bu tablo ile karşılaşılmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Geleceği demek ki iyi planlayamıyoruz. Bunun sorumlusu siyaset kurumu ve onu oraya taşıyanlardır. Bunu sorgulamamız lazım. Ekonomide ara eleman sıkıntısı var diyorlar. Ben ne zamandır bu sözü duyarım. Ancak bugüne kadar gereği yapılmadı. Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri yapacağız. 6 yıl olacak. İlk 3 yıl burada okuyacaklar 3 yılın sonu hangi alanda okuyorsa orada alanı ile ilgili fabrikada staj yapacak. Sigortasını Milli Eğitim Bakanlığı yatıracak. Usta, patron, görecek. Mezun olduğunda işi hazır olacak. Üniversite okumak istiyorsa da ara eleman sorununu bu ülkenin çözmesi lazım. Tarımın teknoloji liselerini kurmak zorundayız. Neden teknoloji. İnsan avcılıktan sonra tarımla tanıştı. O kadar hızlı dünya değişiyor ki. İnsanoğlu tekerleği 3 milyar yılda buluyor. Bugün her sanayide icat var. Şimdi dijital çağdayız. Türkiye bunu yakalamak zorunda, ıskalarsak yakalamak çok zor. Şöyle bir sorun var. Demokrasi olmadığı için düşünce özgürlüğü olmadığı için bilim insanları ve gençler geleceği batıda arıyorlar. Bu gri madde ihracı demektir. Biz yetiştiriyoruz, biz eğitiyoruz ama geleceği yurt dışında arıyorlar. Bilim insanlarına her türlü imkanı vererek bu insanları Türkiye'de tutmamız lazım. Özerk olmayan üniversitelerde başarıyı yakalayamazsınız.

Anadolu bölgesini tekrar ayağa kaldırmamız gerekiyor. Anadolu kalkınma kuşakları ve merkez Türkiye projesini hayata geçirmek istiyoruz. Bu projenin temel amacı bilgi üretmektir. Anadolu bölgesinin ortasında özel bir yasa ile 81 ilin dışında yeni bir bölge tanımlanacak. O bölgede vergi olmayacak. Katma değeri yüksek ürün ve bilgi ileri teknoloji alanı olacak. Bizim düşündüğümüzü hayata geçirdiğimizde 5 yılın sonunda kişi başına gelir 15 bin dolara çıkacak.

Sosyal güvenlik bir lütuf değildir, bu ülkede yaşayan herkesin hakkıdır. Türkiye, İran, Irak ve Suriye'yi bir araya getireceğiz. Ortadoğu'da barış ve huzur atmosferi kuracağız.23 sene Maliye Bakanlığı'nda çalıştım. Bütçe nasıl yapılır, vergiler nasıl toplanır benim uzmanlık alanım. Kaynak nasıl bulunur? Hiç mütevazi olmayacağım; Türkiye'de bunun nasıl yapılacağını bilen 10 kişiden biriyimdir. Ben milletvekili aylığı alıyorum o bana yetiyor, ne kaybedeceğim? Ama siz iş insanları olarak kaybederseniz; Türkiye kaybeder" diye konuştu. 

"Türkiye olarak kendi bölgemizde, Ortadoğu'da, Kafkaslar'da, Balkanlar'da neden en güçlü pozisyonda olunmadığının sorgulanması gerekir" diyen Kılıçdaroğlu, "Nedir engel? Herkes ile kavga ederseniz hem Türkiye'ye hem Türkiye'ye de üretim yapan sanayiciye en büyük zararı vermiş olursunuz. Suriye'de ne işimiz var? Niye kavga ediyoruz? Irak'la niye kavga ediyoruz? İran'la, Avrupa Birliği ile niye kavga ediyoruz? 25 Haziran'da Allah kısmet eder Muharrem İnce cumhurbaşkanı, Kılıçdaroğlu da parlamentoda çoğunluğu olan bir partinin genel başkanı olursa, önce Ortadoğu işine el atacağız. Ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatı kuracağız. Kurucuları Türkiye, İran, İrak ve Suriye olacak. 4 ülkenin liderini bir araya getireceğiz. Neden bir araya gelmiyoruz? Hangi gerekçe ile kavga ediyoruz? Egemen güçlerin oyun oynadığı bir yerde bu 4 ülke kendi özgür iradelerini kullanıp bir araya gelemiyor muyuz? Bir araya gelelim diyeceğiz. Ortadoğu'da bir barış atmosferi kuralım diyeceğiz. Hiç kimse bir diğer ülkenin iç işlerine karışmayacak. Türkiye bölgenin imarı gerekiyorsa imarını yapacak. 4 yıl içinde Türkiye dolara boğulur. Emin olun fazla değil 4 yıl içinde Türkiye bölgesinin lideri olur. Tartışmasız lideri olur ve sürekli büyüyerek götürür. O baş belası terör de bitecektir. Sadece Ortadoğu mu? Hayır. Ortadoğu barışının da Filistin, İsrail barışını da bu 4 ülke çözecektir. Başka ülkeler arzu ederse bu teşkilatın üyesi olabilecektir. Karadeniz ekonomik işbirliği var. Neden Ortadoğu'da yok? Karadeniz işbirliğinde büyük bir başarımız yok. Ama Ortadoğu'da başarılı olacağız. Ya Türkiye'yi büyüteceğiz ya da hep beraber geriye gideceğiz. Bizi üzen var olan siyasetin Türkiye'nin 50 yılını planlayamamasıdır" şeklinde konuştu. 

Milletvekili adayları hukukçu İbrahim Kaboğlu'na büyük haksızlık yapıldığını da söyleyen Kılıçdaroğlu, "Benim sorumluluğum size ufku göstermek ve size yolu göstermek ama sizin de tek tek sorumlulukları var. Bu ülke sadece benim ülkem değil. Kaybettiğimizde sadece ben kaybetmeyeceğim. Ben milletvekilliği aylığı alıyorum, zaten bu bana yetiyor, ama siz kaybederseniz hepimiz kaybederiz. AB fasıl açmadan bizim tamamını yaptığımızda Türkiye'nin itibarını düşünün. Şu anda bile görevine son verilip, mahkemeye başvurulması yasaklanan bir tabloyla karşı karşıyayız. Üniversiteden atılıyor hoca ama mahkemeye başvurmaya hakkı yok. Adalete erişiminin engellendiği bir tablo ile karşı karşıyayız. İbrahim Kaboğlu, şu anda İstanbul'dan 1. sıradan adayımız. Kaboğlu, dünyanın bilinen en önemli anayasa hukukçularından biridir. Hem Türkiye'de hem de Paris'te anayasa hukuku dersi verirdi. Türkiye'de üniversiteden attılar, yurt dışına gitmesin diye pasaportuna el koydular, Dünya Anayasa  Kongresi yapıldı ve o kongrenin tüm delegeleri İbrahim Kaboğlu için özel bildiri yayımladılar. Bu benim ağrıma gitti. Kaboğlu eline silah almadı, kimseyi dövmedi. Yaptığı tek iş ders vermek. Ama tahammül edemiyorsunuz. Siyaset aynı zamanda tahammül işidir" dedi. Kılıçdaroğlu, "Konya'dan küçük bir Hollanda 180 milyar doların üzerinden tarım ürünü ihraç ediyorsa, devasa bir ülke Türkiye ise 17 milyar dolarlık tarım ürünü ihracat yapıyorsa, o zaman oturup düşünmemiz lazım. Tek bir eksiğimiz var, o da namuslu siyaset. Türkiye güçlü bir ülke, sorunlarını aşma kapasitesine sahip bir ülke. Asla karamsar değilim. Hiç kimsenin de karamsar olmasını istemem" diye konuştu.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!