"Kaset kumpası" davasında ikinci celse

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile bazı MHP'li yöneticilere yönelik "kaset kumpası"na ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 171 sanık hakkında açılan davanın ikinci celsesi görüldü.

''Kaset kumpası'' davasında ikinci celse

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve sanık yakınları katıldı. Davanın öğleden sonraki kısmında, mahkeme heyeti, Baykal'ın avukatı Muzaffer Yılmaz'ın müvekkili hakkındaki dosyanın ayrılma talebini reddetti. Savunma yapan tutuklu sanık Ahmet Ümit Seçkin, suçlamaları reddederek, ne dinleme, ne de izlemeye ilişkin bir suçunun olmadığını öne sürdü. Terör örgütü üyeliği suçlamasıyla Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde de yargılandığını belirten Seçkin, haklarında aynı ya da benzer delil olan bazı sanıkların tutuksuz yargılanırken kendisinin tutuklu yargılandığını öne sürdü. ByLock kullanıcısı olduğu iddialarını da kabul etmeyen Seçkin, tahliye talebinde bulundu.

Tutuklu sanık Ahmet Yılmaz Ekiz, iddianamede, eski MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici ile alakalı olarak 21.09.2010 tarihinde Ankara'nın Keçiören ilçesinde bulunan bir evde yapılan teknik çalışmaya katıldığının belirtildiğini söyledi. Mehmet Ekici'yi tanımadığını öne süren Ekiz, "İsmi verilmeyen X kadını da tanımıyorum. Söylenilen adresin nerede olduğunu bilmiyorum. Ben bu adrese hiçbir şekilde gitmedim. HTS baz analizlerine göre benim 21.09.2010 tarihinde Senataryum Hastanesinde sinyal verdiğim tespit edilmiş. Benim hakkımdaki suçlamalar asılsızdır ve sadece değerlendirmelerden ibarettir. Sadece HTS baz bilgileri ile yapılan kısıt değerlendirmeler ile ismim bu suçlamaya dahil edilmektedir. Bu suçlamayı kabul etmiyorum" iddialarında bulundu.

Ekiz, Nesrin Baytok'un Çankaya ilçesi Çukurambar Mahallesi'ndeki evine görüntü cihazı yerleştirerek görüntü alınmasını sağladığı iddialarına ilişkin, "Bu suçlamayı kabul etmiyorum. HTS baz analizlerinde 30 Nisan 2010'da Çukurambar'daki adres ve çevresinde cep telefonumun sinyal verdiği iddia ediliyor. Üzerinden 8 yıl geçmiş tarihle alakalı neden HTS baz sinyali verdiğimi bilmiyorum. Zaman zaman Şube Müdür Yardımcımın şoförlüğünü de yaptım. Gerek evinden alınıp bırakılması, gerekse de işle ilgili yerlere giderken aracını kullandım. Ben müştekinin adresini bilmiyorum. Çukurambar Mahallesi aynı zamanda Şube Müdür Yardımcımın eviyle aynı yerde. HTS baz sinyalini bundan dolayı vermiş olabilirim. Sadece iddia edilen tarihlerde değil bir çok kez Çukurambar'dan sinyal vermişimdir" ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün kriptolu mesajlaşma programı olan ByLock'u indirmediğini ve kullanmadığını iddia eden Ekiz, adının yanlışlıkla ByLock verilerine karıştığını düşündüğünü söyledi. Dava, yarın sanık savunmalarıyla devam edecek.

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!