Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

''Kardeş gibiydiler'' gerçek oldu

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, işkence ve taciz iddiaları ile gündeme gelen İzmir'deki Şakran Çocuk Cezaevi'nde incelemede bulundu. Kürkçü'nün incelemesinden sonra dile getirdiği iddiaları; başrollerinde Kevin Bacon, Robert de Niro, Dustin Hoffman ve Brad Pitt gibi yıldız aktörlerin oynadığı ve sinema tarihinde önemli bir yeri olan Barry Levinson'ın "Kardeş Gibiydiler" filmini akla getirdi.

''Kardeş gibiydiler'' gerçek oldu

 

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, işkence ve taciz iddiaları ile gündeme gelen İzmir'deki Şakran Çocuk Cezaevi'nde incelemede bulundu. Kürkçü'nün incelemesinden sonra dile getirdiği iddiaları; başrollerinde Kevin Bacon, Robert de Niro, Dustin Hoffman ve Brad Pitt gibi yıldız aktörlerin oynadığı ve sinema tarihinde önemli bir yeri olan Barry Levinson'ın "Kardeş Gibiydiler" filmini akla getirdi. Türkiye'de yayınlanan Suskunlar dizisi de bu filmden esinlenmişti.

İzmir Şakran cezaevindeki çocukların kendisine, "Dövülüyoruz, hücreye atılıyoruz, taciz ve tecavüz korkusu yaşatılıyor" şikayetlerini aktardıklarını söyleyen Kürkçü, cezaevinde çocuklara yeterince yemek verilmediğini, çocukların etkinliklere zorla katılmaya zorlandıklarını, hastaneye gecikmeli götürüldüklerini, yolda askerlerden dayak yediklerini ileri sürdü.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu Üyesi Kürkçü, Çakıl Derneği ve İzmir Çağdaş Hukukçular Derneği'nin raporlarında gündeme getirdiği iddiaları öğrenmek için bugün Şakran Cezaevi'nde inceleme yaptı. ÇHD'yi temsilen Avukat Serdar Gültekin ile birlikte dün üç saat cezaevinde çocuklarla baş başa görüşen Kürkçü, izlenimlerini ve çocukların iddialarını Milliyet'e anlattı:

"Koğuşlarda 30 civarında çocukla görüştüm. Hem Çakıl Derneği hem de ÇHD'nin bize sunulan raporlarının tamamen doğru olduğunu üzülerek görmüş oldum. Çocuklarla paylaştığım görüşmelerde, hepsinin ortaklaşa yakındıkları sorunlar raporda ifade edilenlerle aynıydı.

"Hücreye kapatılıyorlar"

Çıplak arama ve direnenlere yönelik darp var. Cezaevinde çocukların herhangi bir biçimde, idarenin keyfi emirlerine uymamaları halinde hücreye kapatılıyorlar. Süresi ve şartları bakımından yasada hiç bir hüküm olmamasına rağmen keyfi olarak uygulanıyor. Cezaevi savcısı, her ne kadar 'hücre değil, müşahade' olduğunu söylürsa da hücre ile müşahade odasının ne olduğunu anlamış değilim. İzole edilen tek kişilik, beş metrekarelik bir yer ve burada iğrenç hela kokuları içerisinde çocuklar bir günden 60 güne kadar tutulduklarını söylüyorlar. Bizim mevzuatımızda çocukların hücre cezasına çarptırılmaları söz konusu değil.

"Darp var"

Hücrede darp ediliyorlar. Hepsi orada bulundukları süre içinde çeşitli biçimde darp edildiklerini söylediler. Darp edilmelerinin en önemli nedeni, kendilerine onur kırıcı hitap edilmesi, 'lan' denilmesi. Buna itiraz ettiklerinde şiddetle kendilerine karşılık verilmiyor.

"Cinsel suçlar bölümü korkusu"

Çocuklar cezaevinde korkuluk halini getirilmiş bölüm var. Adına 'Cinsel suçlardan yatan suçlar bölümü' deniyor. Bu başlı başına damgalayıcı, ayrımcı bir tabir. Bunun iması belli. Burda yatan çocuklar erkek! İdarenin keyfi muamelesine uymayanları, cinsel koğuşuna konulacakları ve başlarına gelmeye razı olacakları söyleniyor. Çocuklardan hiç birisi, kendisine böyle bir muamele yapılmadığını, ancak böyle bir şeyin kendilerine söylendiğini aktardılar.

"Çocuklara 'Teröristsiniz' deniyor"

Çocukların yüzde 90'ı Kürt ve Roman. Bunlar kendi ana dillerinde türkü ve şarkı söylediklerinde 'siz slogan atıyorsunuz' diyerek dövüyorlar. Gardiyanların çocuklara 'sizler teröristsiniz' dediğini aktardılar. Oysa bu çocukların hiç birisi politik suçtan cezaevinde değiller. Politik suçtan yatanlar cezaevinden son dönemde tahliye olmuş. Bu çocukların büyük bölümü gasp, hırsızlık, yağma gibi suçlardan yatıyolar. Ancak onlar kimliklerine, dillerine sahip çıktıklarında bir kez daha damgalanıyorlar ve adı 'terör' oluyor. Bu onları incitiyor. Bana dediler ki 'biz niye terör olalım, partimiz var. Partisi olan terör olur mu?

"Tecavüz yok, korkusu var"

Burada her şey birbirine karışmış duruma. Çocuklar cezaevindeki iki yöneticiyi doğrudan suçladı. Biri cezaevi müdürü, diğeri bir görevli. Bunların kimliklerini öğreneceğiz. Çocuklarla taciz ve tecavüz iddialarını da konuştum. Kendilerine bu anlamda bir yönelim olmadığını, başka cezaevlerinde çocuklara yapıldığını ve duyduklarını söylediler. Böyle bir korku kol geziyor. Cezaevi yönetim çocukları bunla tehdit ediyor.

"Askerlerden dayak yiyorlar"

Çocuklar karınlarının doymadığını, verilen yemeklerin yetmediğini, etkinliklere katılmaya zorlandıklarını, hastaneye gecikerek götürülüyorlar. Yolda askerlerden de dayak yiyorlar.

Sonuç olarak cezaevindeki her faaliyet, her eylem, her davranış geliyor şiddet duvarına çarpıyor. Bunun haklı nedeni yok.

"Eski zindancılık hüküm sürüyor"

Tüm bunları cezaevi savcısı ile paylaştım. Yanına görevli almadan cezaevinde çocuklarla konuşmasında hemfikir olduk. Bu cezaevinde her şey yanlış başlamış. Bir kenarının düzeltileceğine inanmıyorum. Bu cezaevinin baştan yeniden ele alınması gerekir. Fiziki altyapı ve donanımı nispeten iyi, ancak eski usul zindancılık hüküm sürüyor. Elimdeki bilgileri bir rapor haline getirip Ali Ağa Cumhuriyet Savcılığı ile Adalet Bakanlığı'na sunacağım."

Ünlü filmin senaryosu

1960'lı yıllarda Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy ismindeki 4 genç, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına sebep olurlar. New York da bulunan Wilkenson Center'da bir sene kadar hapis cezası yatan 4 yakın dost, cezaevindeki görevli gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Kötü şartlar altında kalan, dayak yiyen, gururları incinen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 yakın dost 13 sene geçtikten sonra, Wilkenson Center ve gardiyanlarından intikam alma şansını elde ederler.

Milliyet

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!